11. Hukuk Dairesi 2013/12863 E. , 2013/21296 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.07.2012 tarih ve 2011/203-2012/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layi
**11. Hukuk Dairesi 2013/12863 E. , 2013/21296 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.07.2012 tarih ve 2011/203-2012/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait olan "Genel Cerrahi 1-2" adlı eserin aynısının davalı tarafından "Genel Cerrahi Ders Notu I-II" adı altında yayınlandığını, davalı tarafça basılan kitapların tarihlerinin müvekkili kitaplarından sonraki tarihler olduğunu, davalı eyleminin FSEK 71. maddesine aykırılık oluşturduğu gibi haksız rekabet yarattığını ileri sürerek FSEK 68. maddesi gereğince şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, söz konusu kitapların telif haklarının 20.10.2009 tarihli telif sözleşmesi ile Dr. İsmail Ege Subaşı tarafından devredildiğini, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı tarfından sonraki tarihte yayına sokulan kitabın davacı eserinden %50 oranında intihal ile oluşturulduğu, iktibas kurallarına uyulmadığı, davaya konu kitabın 3.000 adet basıldığı, elde edilecek gelirin 75.000 TL olduğu, böyle bir kitap için ödenecek telif bedelinin %10 olup miktarın 7.500 TL olacağı, intihal oranında indirim yapılarak bulunan 3.750,00 TL tazminatın 3 katı olan 11.250,00 TL tazminatın talep edilebileceği, ancak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 10.000 TL talep edildiği gerekçesiyle 10.000 TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 747,35 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.11.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Mahkemece eser üzerinde mali hak sahibi davacının eser üzerindeki 5846 sayılı Kanun'dan doğan haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle talep gibi aynı Kanun'un 68. maddesi uyarınca üç kat telif tazminatına hükmedilmiş ise de; Kanun'un 68. maddesinin 1. fıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanun'a uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlası”nın hak sahiplerince istenebileceği belirtilmiş olup, aynı Kanun'un 66/3. fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünü, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilebilecek “en çok üç kat fazla” tazminatın miktarını, tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirleme yetkisinin mahkeme hâkimine ait olduğu, BK’nın 43/1. maddesinin de bu yetkiyi desteklediği ve her somut olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği, mahkemenin bu hususları tartışmadan belirlenen rayiç bedelin üç katına hükmetmesinin isabetsiz olduğu ve hükmün bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne bu nedenlerle katılmıyoruz.