11. Hukuk Dairesi 2011/6269 E. , 2012/13240 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Gerede Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/02/2011 tarih ve 2005/325-2011/19 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm b
**11. Hukuk Dairesi 2011/6269 E. , 2012/13240 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Gerede Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/02/2011 tarih ve 2005/325-2011/19 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait motor yağı emtiasının İstanbul’dan Ankara’ya davalı ...'ın malik, diğer davalının sürücüsü olduğu kamyon ile taşınması sırasında meydana gelen kazada hasarlandığını, kazanın oluşumunda davalı sürücünün 8/8 kusurlu olduğunu, kaza sonrası tespit olunan zararın 40.370,80.-TL olduğunu, hasarlı malların nakliyesi için kullanılan kamyonun işten alıkonulması nedeni ile uğradığı zararın 300TL ve tespit masrafının 549,20.-TL olduğunu ileri sürerek, toplam 41.220,-TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, olay yerinde 4 ayrı kaza olduğunu, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 21.06.2010 tarihli heyet raporu ve 02.12.2006 tarihli raporda davalı sürücü ...'in %50 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, zarara uğrayan emtia değerinin 40.370,80.-TL olduğu, zarar görmeyen emtianın kaza mahallinden Ankara’ya nakliyesinin 300.-TL olduğu, kusur oranına göre davalıların 20.485,40-.TL’den sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20.485,40.-TL maddi tazminat ile 545,70.-TL tespit masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacıya ait emtianın davalılarca taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. TTK’nun 781 nci maddesi uyarınca taşıyıcı eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içerisinde uğradığı ziya ve hasardan sorumludur. Ancak, hasar veya ziyanın kendi kusurundan doğmayan bir nedenden ileri geldiğini veya eşyadaki mevcut ayıp ve noksanlardan ve yahut eşyanın mahiyetinden veya ambalajın kötü yapılmasından, gönderilen veya gönderenin fiilinden yahut verdikleri emir ve talimatın tatbikinden meydana geldiğini ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilir. Taşıyıcının sorumluluktan kurutulabilmesi için genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli değildir. Esasen, ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kendisinin herhangi bir kusuru olmadığını kanıtlamak zorundadır. Bu nedenle, taşıyıcının sorumluluktan kurtulması daha zorlaştırılmış, BK'nun 96.maddesinde borçlu için düzenlenen ispat kuralından daha ileri noktaya taşınmıştır. Taşıyıcının zararın meydana gelmesinde kısmen kusurlu olması tazminatın, kusur oranına göre tahsilini gerektirmez. Taşıtana kusur izafesi mümkün olmadığı sürece, taşıyanın kısmen kusurlu olma durumundan yararlanması mümkün değildir. Bu durum karşısında, somut olayda zararın taşıyanın yardımcısı konumundaki ve eylemlerinden sorumlu olduğu diğer davalı sürücünün %50 oranında kusurlu olarak karıştığı kaza sonucu meydana geldiği, dava dışı araç sürücüsünün de %50 oranında kusurlu bulunduğu ve taşıtana bir kusur izafe edilmediği, haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olan davalı sürücü ile taşıyandan zararın müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği dikkate alınıp, belirlenen tazminatın kusur oranı esas alınmadan davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.