İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/03/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tarafça davalı şirketin müvekkili şirkete 256.999,51 TL tutarında borcu olduğunu, müvekkili şirketin lehtarı, davalı borçlunun ise çek keşidecisi olduğu Şekerbank'ın ... çek numaralı ve 100.000-TL bedelli çekin cari hesabına işlendiğini, huzurdaki dava konusu takipten ayrı olarak Büyükçekmece 1.İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında çeke istinaden icra takibi başlatıldığını, senetsiz cari hesaba konu kalan tut…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/65 KARAR NO : 2026/580 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/05/2024 NUMARASI : 2023/1024 Esas - 2024/568 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/03/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tarafça davalı şirketin müvekkili şirkete 256.999,51 TL tutarında borcu olduğunu, müvekkili şirketin lehtarı, davalı borçlunun ise çek keşidecisi olduğu Şekerbank'ın ... çek numaralı ve 100.000-TL bedelli çekin cari hesabına işlendiğini, huzurdaki dava konusu takipten ayrı olarak Büyükçekmece 1.İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında çeke istinaden icra takibi başlatıldığını, senetsiz cari hesaba konu kalan tutar olan 156.999,51-TL tutarındaki alacak için huzurdaki Büyükçekmece 1. İcra Dairesinin ... esas sayılı takibin başlatıldığını,davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş,mahkemece taraflar arasında cari hesaptan kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, davalı tarafın ihtarlı kesin süreye rağmen ticari defterleri ibrazdan kaçındığı, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre davalıdan 255.686,03 TL alacaklı göründüğünün denetime elverişli bilirkişi raporuyla tespit edildiği, tarafların BA/BS formlarının birbirini teyit ettiği, davacı tarafından 156.999,51 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın icra takibinden önce temerrüte düşürülmediği anlaşılmakla davanın asıl alacak bakımından kabulü ile itirazın iptaline, işlemiş faiz talebinin reddine, TTK m. 1530'daki şartlar oluşmadığından talep edilen faiz türünün reddine, cari hesaba ilişkin likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalı tarafça istinaf edilmemiştir. Davacı vekili tarafından cari hesap ilişkisinden doğan alacağın, hesap kat edilmekle birlikte muaccel hale geldiği, mahkemenin alacağın varlığını ve ticari defterlerin geçerliliğini kabul etmesine rağmen, faiz yönünden temerrüt şartlarının oluşmadığına karar verilmesinin çelişkili olduğu, muaccel hale gelen borcun ödenmemesinin, borçluyu temerrüte düşürdüğü, hukuki ilişkinin ticari nitelikte olması ve alacağın muaccel hale gelmiş bulunması karşısında, TTK nın 1530. maddesi uyarınca borçlunun ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düştüğünü,işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmadığından işlemiş faiz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek işlemiş faiz bakımından kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi yoktur. Ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmiştir. İcra takibinde cari(açık) hesap bakiyesi talep edilmiştir.Açık hesap ilişkisi; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde, taraflar tek taraflı veya karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaştıklarından, bu ilişkiye TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanmaz. Somut olayda cari hesap sözleşmesi bulunmadığından davacı vekilinin cari hesabın katı ile davalının temerrüte düştüğüne ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. 6098 Sayılı TBK nın 117. madde hükmünce muaccel bir alacağın borçlusu alacaklının yöntemine uygun ihtarıyla temerrüte düşer. Vadenin kesin olarak kararlaştırıldığı veya saklı tutulan bir hakka dayanarak iki taraftan birinin usulen ihbarda bulunarak kesin vadeyi tespit ettiği hallerde sadece bu günün geçmesiyle borçlu temerrüte düşmüş olur. Buna göre bir alacağa temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacağın istenebilir olması yeterli olmayıp alacaklının miktar da belirterek ödeme talebini içeren ihtarıyla borçlunun temerrüte düşürülmesi ya da sözleşmede kesin vadenin kararlaştırılmış ya da saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan birisinin usulen bir ihbarıyla kesin vadenin tayin edilebilir olması zorunludur. Davacı vekilince TTKnın 1530 md uyarınca temerrütün gerçekleşeceği ileri sürülerek işlemiş faize ilişkin istinaf talebinde bulunulmuş ise de; ilgili maddenin mal tedarik sözleşmeleri kapsamında uygulanacağı,satım sözleşmelerinde uygulama kabiliyeti olmadığından işlemiş faize ilişkin istinaf sebebi yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 845-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 113-TL harcın istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/03/2026