T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2284 - 2025/2543 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2284 KARAR NO : 2025/2543 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/06/2023 NUMARASI : 2022/318 E. - 2023/230 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesin…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2284 - 2025/2543 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2284 KARAR NO : 2025/2543 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/06/2023 NUMARASI : 2022/318 E. - 2023/230 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/06/2023 Tarih ve 2022/318 Esas - 2023/230 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili adına tescilli "..." ibareli markaların bulunduğunu, davalı ...'nin 2020/155860 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından 35. sınıftaki bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi için müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkiline ait "..." ibareli markaların tanınmış marka haline geldiğini, her ne kadar SMK md. 6/1 kapsamında yapılan inceleme sonucunda, kararda belirtilen mal ve hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarılmasına karar verilmiş ise de başvurunun tamamen reddedilmesi gerektiğini, SMK md. 6/5 koşullarının da sağlandığını, davalı tarafından başvurusu yapılan markanın şekline bakıldığı zaman, müvekkilleri şirkete ait 2016/12267 tescil numaralı markanın şekli ile birbirine ne kadar benzediğinin görüleceğini, itiraz edilen markadaki "S" harflerinin birebir müvekkili şirkete ait markanın şeklinde kullanılan "S" harfleri ile aynı olduğunu, işitsel anlamda başvuru konusu marka ile müvekkillerine ait olan marka arasında hiçbir fark bulunmadığını, başvurunun açıkça kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-5424 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, kısmi ret kararı sonrası başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler ile davacı markaları kapsamında yer alan mal veya hizmetlerin, farklı tür mal ve hizmetler olduğunu, dolayısıyla bu mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında karıştırılma, ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağını, davacı markalarının tanınmışlığının da bu sonucu değiştirmeyeceğini, itiraz eden tarafın kötü niyete ilişkin iddialarını destekleyecek nitelikte somut delil sunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı gerçek kişi, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu 2020/155860 sayılı başvuru kapsamındaki 25. sınıftaki malların tamamı ve 35. sınıftaki “Büro hizmetleri; büro makinelerinin kiralanması hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için " metal portatif merdivenler. metal mobilya bağlantıları ve tekerlekleri, resim boyaları. İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, cam yünleri (izolasyon ve tekstil amaçlı olmayan).” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” ile davacının davasına mesnet markalarında yer alan malların benzer nitelikte olduğu, davaya konu 2020/155860 sayılı davalı markası ile davacı şirketin itirazına dayanak bir kısım markaları arasında 6769 sayılı SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu, davaya konu 2020/155860 sayılı davalı markası açısından, 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2022-M-5424 sayılı kararının 25. sınıftaki malların tamamı ve 35. sınıftaki “Büro hizmetleri; büro makinelerinin kiralanması hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için " metal portatif merdivenler. metal mobilya bağlantıları ve tekerlekleri, resim boyaları. İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, cam yünleri (izolasyon ve tekstil amaçlı olmayan).” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” bakımından iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemenin gerekçeli kararında, Anayasanın 141/2 ve 6100 sayılı HMK'nın 297. maddelerine uygun bir gerekçe bulunmadığını, marka başvurusuna itiraz aşamasında yaptıkları itirazların tamamı hakkında değerlendirme yapılmadığını, bu kapsamda SMK'nın 6/4 ve 6/9 maddelerine dayalı itirazlarının mahkemece incelenmediğini, müvekkiline ait "..." ibareli markaların tanınmış marka olduğunu, mahkemenin bu yönden ilgili kurumlardan bilgi ve belge talep etmediğini, davalı ... tarafından yapılan başvurunun, SMK'nın 6/5 maddesi uyarınca da reddi ile YİDK'nin bu noktada verdiği kararın iptali gerekirken, müvekkiline ait markanın tanınmış bir marka olmadığı, bu yönde delil sunulmadığı şeklindeki gerekçesinin hatalı bulunduğunu, davanın kabul ret oranına göre müvekkiline yükletilen yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili, davaya konu edilen marka başvurusu ile davacıya ait markalar arasında, mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne yönelik verilen mal veya hizmetler yönünden benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığını, taraf markalarında kullanılan renkler ve kelime unsurlarının iltibas tehlikesini bertaraf ettiğini, davacı tarafın iddialarına dayanak markaları ile davalı markasının tamamen farklı stillerde yazılan ve kendine özgü unsurlar barındıran markalar olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : 1-Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 25. sınıftaki malların tamamı ile 35. sınıftaki "Büro hizmetleri; büro makinelerinin kiralanması hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için " metal portatif merdivenler. metal mobilya bağlantıları ve tekerlekleri, resim boyaları. İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, cam yünleri (izolasyon ve tekstil amaçlı olmayan).” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira taraf markalarının asli unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, yukarıda belirtilen hizmetler dışında başvuru kapsamında kalan diğer hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmediği ve bu itibarla SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının farklı hizmetler yönünden oluşmadığı, her ne kadar davacı markalarının tanınmış olduğu ileri sürülmüş ise de her bir somut olayda dayanılan markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerektiği, eldeki davanın YİDK kararının iptaline ilişkin olduğu ve marka işlem dosyasına sunulan deliller ile davacı markasının tanınmışlığının ispat edilemediği, buna göre SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının somut olayda bulunmadığı, kararın niteliğine göre yargılama giderlerinin taraflar arasında yarı oranında paylaştırılmasında da bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Ancak davacı tarafça, marka başvurusuna itiraz ve dava dilekçesinde, diğer iddiaların yanında davacı markasının SMK'nın 6/4 maddesi anlamında tanınmış bulunduğu ve dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu da ileri sürülmüş olup, bu hususta ilk derece mahkemesince olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır. SMK'nın 6/4 maddesinde, "Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir." hükmüne yer verilmiştir. Davacı tarafça, marka başvuru aşamasında ve işbu davada, SMK'nın 6/4 maddesine de dayanmış ise de dosya kapsamında sunulan deliller, davacı markasının, Paris Sözleşmesinin 1'nci mükerrer 6'ncı maddesi bağlamında tanınmış marka olduğunu ispata yeterli bulunmadığından, SMK'nın 6/4 maddesine dayalı iddia yerinde görülmemiştir. SMK'nın 6/9. maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Yargıtay HGK'nun 16.07.2008 gün ve 2008/11-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. Kötü niyetin varlığı, her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmelidir. Yine Yargıtay HGK.'nun 21.09.2005 gün ve 2005/11-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca iyiniyetin asıl, kötüniyetin istisna olması sebebiyle davalının kötüniyetli olduğunun delil ve gerekçelerinin gösterilmesi gerektiğinden davacı, davalının kötü niyeti bulunduğunu kanıtlamalı ve mahkemece de bunun delil ve gerekçesi gösterilmelidir. Bu açıklamadan sonra somut olay değerlendirildiğinde, yukarıda açıklandığı üzere, dava konusu başvuru ile davacı adına tescilli markalar arasında başvuru kapsamında kalan bir kısım hizmetler yönünden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmakta ise de benzer marka başvurusunda bulunmak, tek başına kötü niyetin varlığını kabul için yeterli değildir. Dosya kapsamına, taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu dışında dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunun ispatına dair bir delil sunulmadığı da gözetildiğinde, Dairemizce dava konusu marka tescil başvurusunun kötü niyetli olmadığı kanaatine varılmış, davacının bu yöndeki iddiası yerinde görülmemiştir. HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesi hükmünün gerekçesine ilişkin olarak yerinde görülmekle kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 01/06/2023 gün ve 2022/318 Esas - 2023/230 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile YİDK'in 13.06.2022 tarih, 2022-M-5424 sayılı kararının, başvuru kapsamında yer alan 25. sınıf malların tamamı ile 35. sınıftaki "Büro hizmetleri; büro makinelerinin kiralanması hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için " metal portatif merdivenler. metal mobilya bağlantıları ve tekerlekleri, resim boyaları. İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, cam yünleri (izolasyon ve tekstil amaçlı olmayan).” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, 7-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 168,00-TL tebligat ve posta masrafı, istinaf aşamasında yapılan 187,00-TL tebligat ve posta masrafı, 12.756,24-TL ilanen tebligat masrafı ile istinaf kanun yoluna başvurma harcı olan 738,00-TL'den oluşan toplam 17.349,24-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 8.674,62-TL'ye, 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 8.836,02-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı yargılama giderinin davanın kabul ret oranına tekabül eden 369,00-TL'sinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin anılan davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 10-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 11-Davalı ...'ten alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davalı ...'ten alınarak Hazineye irat kaydına, 12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.