11. Hukuk Dairesi 2011/1826 E. , 2011/5438 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/05/2009 gün ve 2007/333-2009/135 sayılı kararı onayan Daire’nin 09.12.2010 gün ve 2010/9398 - 2010/12912 sayılı kararı aleyhinde davalı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve
**11. Hukuk Dairesi 2011/1826 E. , 2011/5438 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/05/2009 gün ve 2007/333-2009/135 sayılı kararı onayan Daire’nin 09.12.2010 gün ve 2010/9398 - 2010/12912 sayılı kararı aleyhinde davalı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin toplam % 46 oranında nama yazılı hisse sahibi ortakları olduğunu, davalı şirketin 04.08.2001 tarihli olağan genel kurul kararı ile esas sermayesini 200.000.000.000 TL'den 500.000.000.000 TL’ye çıkardığını, davalı şirketin yönetim kurulunun usulsüz yollarla diğer ortaklara rüçhan haklarını kullandırıp, müvekkillerini azınlık durumuna düşürmeye çalıştığını, müvekkillerinin açtığı dava ile bu yönde alınan yönetim kurulu kararlarının iptal edildiğini, davalı şirketin bahse konu artırımın hem 1/4 hem de 3/4'lük kısımları ödenmeden 18.10.2003 tarihli genel kurul toplantısında esas sermayesinin 1.200.000.000.000 TL’ye çıkarılmasına karar verildiğini ileri sürerek, TTK’nun 391 ve 392/1. maddeleri uyarınca 18.10.2003 tarihli genel kurulda alınan sermaye artırımı kararının hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Nevşehir Ticaret Sicil Memurluğu vekili, dava dilekçesinde belirtilen mahkeme kararı ile sermaye artırımına ilişkin 04.08.2001 tarihli genel kurul kararının değil, rüçhan hakkının kullanımına ilişkin 2002/6 ve 7 sayılı yönetim kurulu kararlarının iptal edildiğini, bu sermaye artırımının tamamının ödendiğini savunmuş; davalı şirket vekili, benzer savunmaların yanında, her iki sermaye artırımının da dava dışı Vakıflar Bankası A.Ş.'nin müvekkilinden olan 500.000 USD kredi borcunun tahsili amacıyla icra takibine girişilip müvekkilinin faaliyeti için zorunlu bulunan okul binasını sattırma tehlikesini önlemek amacıyla yapıldığını, davacıların halen dahi sermaye borçlarını ödemedikleri gibi bu dava ile müvekkilinin ekonomik yapısının bir kez daha sarsılmasına yol açtıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı şirketin 04.08.2001 tarihli sermaye artırımına davacıların iştirak ettikleri halde sermaye bedellerini süresinde ödemedikleri, bunun üzerine sermaye paylarının diğer ortaklara satılmasına dair 2002/6 ve 7 sayılı yönetim kurulu kararlarının alındığı, daha sonra mahkemece bu kararların iptal edildiği, bu durumda anılan payların diğer ortaklarca ödenmiş olsa da ödemelerin aslında yeni pay alma hakkı olmayan ortaklarca yapıldığından usulüne uygun kabul edilemeyeceği ve TTK'nun 391. maddesi uyarınca esas sermayenin tamamı ödenmediğinden sermaye artırımına dair 18.10.2003 tarihli genel kurul kararının da yok hükmünde olduğu, davalı şirketçe davacıların esas sermayenin artırım kararının batıl olduğunun tespitini istemelerinin iyiniyet kurallarına aykırı olduğu savunulmuşsa da davalı şirketin de TTK'nun 406-408. maddelerine uygun hareket etmeden sermaye artırımını başka ortakların gerçekleştirdiğini ileri sürerek yeniden sermaye artırımına gitmesinin iyiniyet kurallarına uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 18.10.2003 tarihli sermaye artırımına ilişkin davalı şirket genel kurul kararının TTK'nun 391, 392/2. maddeleri uyarınca mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine dair verilen kararın davalı .... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 09.12.2010 günlü ilamıyla onanmıştır. Davalı şirket vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı şirket vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 05.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.