7. Hukuk Dairesi 2022/6315 E. , 2024/51 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1854 E., 2022/1512 K. KARAR : İstinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/99 E., 2021/450 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahke…
**7. Hukuk Dairesi 2022/6315 E. , 2024/51 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1854 E., 2022/1512 K. KARAR : İstinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/99 E., 2021/450 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili, fer'i müdahil ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili, dahili davalı ... vekili ve fer'i müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 1. İstanbul ili, ...ilçesi, ... Mahallesinde kain 247 ada 15 ve 16 sayılı parseller arasında kadastral boşluk niteliğindeki taşınmazın davalı ... tarafından 15.08.2013 tarih ve 302.03.1609 sayılı encümen kararı ile tevhid işlemi sonucu yeni bir parsel oluşturulmak suretiyle davalı ... adına tescil edildiğini, 2. Davalı ... tarafından kadastral boşluktan oluşturulan dava konusu parselin ihalesiz olarak Bayrampaşa Eğitim Derneğine satıldığını, 3. ...ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 247 ada 17 parsel maliki ... tarafından İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 2016/286 Esas dosyasında her iki işleminde iptali talebiyle idari dava açıldığını, 4. İstanbul 7. İdare Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonrasında dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, 5. ''Tescil harici kadastral boşluk'' niteliğinde olması nedeniyle Hazine adına tescil edilmesi gereken taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16 ncı, 17 nci, 18 inci maddeleri ile Taşınmaz Malların Sınırlandırılması, Tespit ve Kontrol İşleri Hakkında Yönetmelik 12 nci maddesine aykırı olarak davalı ... ... Belediyesi adına tescil edilmesi nedeniyle tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; a. Uyuşmazlığa konu yerin evveliyatının yol ve meydan olarak kullanıldığını, tescil harici kadastral boşluk olmadığını, b. İmar düzenlemesi ve Tapu Kanunu hükümleri uyarınca Belediye adına tescil edilmesinde kanuna aykırılık bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. 2. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; a. Dava konusunun derdest bir yargılamayla devam etmekte olup Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/ı bendi gereği dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, b. Davacının hem davası hem de taleplerinin mükerrer olduğunu, c. Fer'i müdahilin davaya katılmakta hukuki yararı olmadığından feri müdahillik talebinin reddi gerektiğini, d. Davacının talep ettiği gayrimenkulün yasal hak sahibi olmadığını, e. Davaya konu alanın evveliyatının kadastral boşluk olmayıp yol ve araba meydanı olduğundan 3402 sayılı Kadastro Kanun'u ve bu Kanun'un uygulanması için çıkartılan Taşınmaz Malların Sınırlandırma Tespit ve Kontrol işleri Hakkındaki Yönetmeliğinin amir hükümleri gereği hak sahipliği davalı ... Başkanlığına ait olduğundan davacının davasının reddini istemiştir. 3. Müdahale talebinde bulunan ... vekili dilekçesinde; a. Müvekkilinin İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 247 ada, 17 parselin maliki olduğunu, b. Müvekkilinin taşınmazının bitişiğinde bulunan 15 ve 16 parseller arasında kalan kadastral boşluğun ... Belediyesi adına tescil edilmesine ilişkin encümen kararı ile tevhid işlemi sonucu yeni bir parsel oluşturulması işlemi ve bu oluşan yeni parseldeki Belediyenin sahibi olduğu hissenin ihalesiz olarak Bayrampaşa Eğitim Derneğine satış işlemlerinin iptali istemi ile idare mahkemesine iptal davası açtığını, c. İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 30.12.2016 tarihli ve 2016/286 Esas, 2016/2306 Karar sayılı kararı ile bahsi geçen tüm işlemlerin iptaline karar verildiği ve bu kararın 31.08.2017 tarihinde kesinleştiğini, d. İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 30.12.2016 tarihli ve 2016/286 Esas, 2016/2306 Karar sayılı tüm işlemlerin iptaline ilişkin karar kesinleşmiş olmakla kesin hüküm oluştuğunu ve bu kesin hükmün Hukuk Muhakemelerine de bağlar nitelikte olduğu, e. Açıklanan nedenlerle müvekkilinin davacı idarenin yanında davaya fer'i müdahil olarak katılmasına karar verilmesini talep ederek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kadastral boşluk olmadığı, kapanmış yol vasfında olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili ile fer'i müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; a. Dava konusu ...ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 247 ada 15 ve 16 sayılı parseller arasındaki taşınmazın ... Kadastro Şefliğinin 17.02.2021 tarihli ve 151 sayılı yazısı ile tescil harici kadastral boşluk olarak bildirildiği hâlde davalı ... yasa ve hukuka aykırı şekilde Hazine adına tescil edilmesi gereken taşınmaz üzerinde encümen kararı ile hukuka aykırı işlemlerin tesis ediğini, b. İstanbul 7. İdare Mahkemesinde açılan dava ile hukuka aykırı işlemi kesin olarak iptal edildiğini c. Mahkemece bu kesin hüküm dikkate almadan karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 2. Fer'i müdahil ... vekili istinaf dilekçesinde; a. İstanbul 7. İdare Mahkemesinin kesinleşen gerekçeli kararındaki davaya konu taşınmazın komşu parsel ile tevhit edilmesi ve hisselendirilmesi ve bu alanın ihale dahi yapılmadan tamamının müvekkiline bilgi verilmeden hukuka aykırı bir şekilde değerinin altında derneğe satılması hususlarının da idare mahkemesince hukuka aykırı görülüp iptal edilmiş olması gerçeğini görmezden gelindiğini, b. Sadece davaya konu yerin Milli Emlak mı yoksa Belediyeye ait mi olması gerektiği hususuna odaklandığını, c. Kesinleşmiş idare mahkemesi kararına göre ortada hukuka aykırı bulunup iptal edilen iki işlem daha mevcut olduğunu, dava konusu yerin yan parsel ile hisselendirilmesi ve bu hissenin ihalesiz olarak davalı derneğe satıldığını, Mahkemece bu işlemlerin hepsi iptal edilmiş olduğu için davalı derneğe davalı Belediyece verilen tapunun iptalinin gerekmediğini, d. Mahkemenin dava konusu yerin mahiyeti hakkında bir şüphe var ise bunu yerinde yapacağı keşif ve kendi bilirkişi incelemesi sonucu ortaya koyması gerekirken henüz kesinleşmemiş ve konusu farklı olan bir davada verilen çelişkili bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasının istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 3194 sayılı Yasa'nın 18 inci maddesinde yapılan değişiklik uyarınca dava konusu uyuşmazlığın idareye başvuru yolu ile çözülmesi gerektiği gerekçesiyle; 1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a/3 üncü maddesi gereğince kabulüne, 2. İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2020/99 Esas, 2021/450 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 3. Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde işlem yapılmak ve yeniden karar verilmek üzere mahalli Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. V. TAVZİH TALEBİ Davalı ... vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesi ile hüküm fıkrasının çelişkili olduğunu ileri sürerek hükmün tavzihini talep etmiştir. VI. TAVZİH KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin 06.07.2022 kararı ile; davacı vekili ile fer'i müdahil vekillerinin istinaf itirazlarının kamu düzeni yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olmakla istinaf başvurularının kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verildiğinin belirtildiği, sehven hükmün başka bir dosyadan kopyala-yapıştır ile kaldığı, UYAP sistemin kayıt yapmadığı gerekçesi ile tavzih talebinin kabulü ile; 1. Davacı vekili ile fer'i müdahil vekillerinin istinaf itirazlarının kamu düzeni yönünden kabulüne, 2. İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2020/99 Esas, 2021/450 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 3. Davanın reddine karar verilmiştir. VII. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili, dahili davalı ... vekili, fer'i müdahil ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; a. Bölge Adliye Mahkemesinin tavzih kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, b. İdare mahkemesinin kesin hükmüne aykırı işlem yapıldığını, c. Dava konusu taşınmaz hakkında keşif yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararınını bozulmasını istemiştir. 2. Fer'i müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Tavzih kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, b. Eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmasını istemiştir. 3. Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının talebinin dayanağının Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen hukuki düzenleme ile ilgili olmadığını, b. Dava konusu taşınmazın kadastral boşluk olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, c. Davacının dava konusu taşınmazda yasal hak sahibi olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3194 sayılı İmar Kanun'u, 3402 sayılı Kadastro Kanun'u. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hükmün tavzihi" başlıklı 305 inci maddesinde; "(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." düzenlemesine yer verilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunun 02.12.2021 tarih ve 2018/(19)11-437 Esas, 2021/1566 Karar sayılı kararında şu hususlara yer verilmiştir; hâkim karar verdikten sonra kanun yollarına başvurulup bozulmadığı sürece kendiliğinden kararını değiştiremez. Bu kural, ilk derece mahkemeleri kadar üst derece mahkemeleri için de geçerlidir. Ancak bazı hâllerde hüküm açık olmayabilir, hükmün uygulanması aşamasında tereddütler ortaya çıkabilir ya da birbirine aykırı fıkralar içerebilir. İşte Kanun, açık olmayan, uygulama aşamasında tereddüt yaratan ya da çelişkili olan hükmün açıklanması, tereddüt ve çelişkilerin giderilmesi için "hükümlerin tavzihi" müessesini düzenlemiştir. 4. Kesin hüküm ilkesi, mahkemenin verdiği karara geri dönüp değiştirmesine engeldir. Fakat, bir hükmün anlamının açık olmaması ya da çelişkili hüküm sonuçları içermesi nedeniyle hükmün gerçek anlamının saptanmasında güçlük çekildiği takdirde, tarafların hükmü veren mahkemeye başvurarak hükmün açıklığa kavuşturulmasını isteyebilecekleri genellikle kabul edilmektedir. Böylece, mahkeme verdiği hükmün gerçek anlamını ortaya koymaktan başka bir şey yapmayacağından, bundan kesin hükmün zarar görmesi söz konusu olmayacaktır. Genel ilkelerden çıkarılması mümkün olan bu tavzih olanağını HMK açık bir biçimde düzenlemiştir. HMK'nın 305/1 inci maddesine göre, hüküm yeterince açık değilse ya da icrasında kuşku uyandırıyor veya birbirine aykırı hüküm sonuçları içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını ya da duraksama veya aykırılığın giderilmesini isteyebilir (Postacıoğlu, ... E./Altay, Sümer: Medenî Usûl Hukuku Dersleri, İstanbul 2020, s.784). 5. Hükmün tavzihi kararı veren mahkemeden talep edilir; bu kapsamda hüküm ilk derece mahkemesince verilmiş ise ilk derece mahkemesinden; bölge adliye mahkemesi ya da Yargıtay tarafından verilmiş ise bu mahkemelerden hükmün tavzihi (açıklanması) talep edilir. 6. Tavzih talebi haklı ise, mahkeme hükmündeki bu kapalılık, açık olmayan hâl, tereddüt ya da çelişkiyi ortadan kaldırır. Ancak, tavzihle hükümde belirtilen haklar ve borçlar sınırlandırılamayacağı gibi genişletilemez ve değiştirilemez (m. 305/2). Bu çerçevede hükmün tavzihine karar veren mahkeme, daha önce unuttuğu bir hususu hükme ekleyemez ya da hükmünü düzeltemez. Zira tavzihin amacı, hükümdeki hatanın düzeltilmesi ya da eksik kalan, unutulan talepler hakkında karar verilmesi değildir (Pekcanıtez Usûl, Medeni Usûl Hukuku, Cilt III, İstanbul 2017, s. 2005). 7. Hemen belirtmek gerekir ki, tavzih kararı nihâi bir karar olduğundan kanun yollarına başvurulması mümkündür. 8. Bilindiği üzere, mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Maddenin 1. fıkrasının c) bendinde; iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin gerekçeli kararda yazılması gerektiği belirtilmiştir. Bunun yanında, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak gerekçeli kararın hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlerle ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetiminin yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması, zorunludur. Bu biçim yargılama ve hükümde açıklık ve netlik prensibinin bir gereği olup aksi durumun yeni tereddüt ve ihtilaflar ortaya çıkartacağı kuşkusuzdur. Bir başka ifadeyle çelişkili mahkeme kararlarının kamu düzenini ve barışı tehlikeye düşüreceği yadsınamaz (Prof. Dr. ... Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu Şerhi 2001 baskı S.2952 vd.). 3. Değerlendirme 1. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 06.07.2022 tarihli kararı ile 15.06.2022 tarihli kararında hüküm fıkrası ile gerekçe arasındaki çelişkinin sehven hükmün başka bir dosyadan kopyala-yapıştır yapılması ve UYAP sisteminin kayıt yapmaması nedeniyle meydana geldiği kabul edilerek tavzih yoluna başvurulmuş ise de yukarıda açıklanan nedenlerle tavzih müessesesi Mahkeme tarafından hükmü düzeltmek amacıyla yapılamayacağı göz önüne alınarak tavzih kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 2. Dosyanın esası yönünden yapılan incelemede ise; Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde 3194 sayılı Yasa'nın 18 inci maddesine yeni bir fıkra eklendiği, eklenen bu hüküm uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekili ile fer'i müdahil vekillerinin istinaf itirazlarının kabulüne, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında dosyanın işlem yapılmak ve yeniden karar verilmek üzere mahalli mahkemesine gönderilmesine karar verilmek suretiyle gerekçe ile uyumlu olmayan hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VIII. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Yukarıda VII.C.3.1 inci bentte açıklanan nedenlerle 06.07.2022 tarihli tavzih kararının KALDIRILMASINA, 2. Yukarıda VII.C.3.2 nci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.