11. Hukuk Dairesi 2024/419 E. , 2024/8892 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2351 Esas, 2023/1808 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/311 E., 2022/568 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme …
**11. Hukuk Dairesi 2024/419 E. , 2024/8892 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2351 Esas, 2023/1808 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/311 E., 2022/568 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkette ...’ın %12,5, ...’ın %37,5; davalılar ...’ın %25 ve ...’ın %25 oranında pay sahibi olduğunu, şirketin yönetim kuruluna davalı ..., ... ve şirket dışından ...’in 08.11.2022 tarihine kadar seçildiğini, 08.09.2021 tarihli genel kurul kararıyla şirketi temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyeleri olan ... ve ...’ın ibra edilmemesi neticesinde yönetim kurulu üyeliği görevlerinden alındıklarını, şirketi temsil ve ilzam yetkilerinin sona erdiğini, bu hususun İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 29.09.2021 tarihinde tescil ve ilan da edildiğini, yönetim kurulu üyelikleri son bulan davalıların ticari defter ve belgelerle ... Katılım Bankası A.Ş. Küçükbakkalköy Şubesi ve ... A.Ş. Ümraniye Santral Şubesi tarafından şirkete tevdi ve teslim edilen çek koçanları teslimden imtina ettiklerini, anılan belgelerin şirket merkezinde de bulunmadığını, söz konusu defter ve belgeler ile çek koçanlarının davalılar tarafından yönetim kurulu üyeliklerinin sona ermesiyle birlikte şirketten çıkarıldığını konuya ilişkin olarak Ankara 63. Noterliğinin 13.09.2021 tarih 29783 ve Ankara 63. Noterliğinin 04.10.2021 tarih, 32368 sayılı yevmiye numaralı ihtarnameleri keşide edilerek ticari kayıt ve defterlerle çek koçanlarının iadesi istenmişse de iade edilmediğini, şirketin ticari faaliyetlerinin yürütülmesi nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi talebiyle İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/649 E., 2022/94 K. sayılı dosyası nezdinde dava da açıldığını ancak, zayi belgesi alma talebinin aynı maddede yer alan tahdidi nedenlerden olmaması nedeniyle reddedildiğini, yine davalıların uhdesinde bulunan çek yapraklarının zayi nedeniyle iptali istemiyle açılan İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/695 E., 2021/898 K. sayılı davanın da reddine karar verildiğini ileri sürerek, müvekkiline ait olan ve davalılar uhdesinde bulunan şirketin kuruluş tarihi olan 2014 yılından dava tarihine kadar olan müvekkili şirkete ait yevmiye defteri, envanter defteri, defteri kebir, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri, çek koçanlarını müvekkiline teslim edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı asiller ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; şirketin yönetime ilişkin defterleri, 2019 ve 2021 yılları yevmiye, defter-i kebir ve envanter defterleri ile 2020 yılı yevmiye ve defter-i kebirinin kendilerinde bulunduğunu, davacının da İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/625 E. sayılı dosyası vasıtasıyla bu durumu bildiğini ancak kötü niyetli olarak eldeki davayı açtığını, bununla birlikte uhdelerinde çek koçanı, ticari defter ve belge veya sair bir evrak bulunmadığını, ...'ın 30.09.2021 tarihinde yine şirket yöneticisi Hamiyet Mounir ile birlikte jandarma eşliğinde davacı şirkete geldiğini, dava dilekçesinde bahsedilen tüm çek defterleri, kredi kartları ve nakit paranın şirketin kasasında olduğunu, muhasebe odasında bulunan kasada 1.800,00 TL nakit para ve kredi kartlarının; yönetim ofisindeki kasada ise tüm çek defterleri ve tesisin tüm yedek anahtarlarının bulunduğunu, 30.09.2021 tarihinde kendilerinin şirkette olmadığını, tüm bu süreçlere şirkete muhasebe ve finans konusunda danışmanlık hizmeti veren Özgür Kaya'nın tanık olduğunu, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/625 E. sayılı dosyasında yönetim kurulu üyeliğinden alınmalarına dair genel kurul kararının iptalinin talep edildiğini ve davanın derdest olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davalılar ile dava dışı Gülay Benzer'in 08.11.2022 tarihine kadar davacı şirkette yönetim kurulu üyeliğine seçildikleri, 08.09.2021 tarihli genel kurulda alınan kararla davalıların yönetim kurulu üyeliği görevlerinden alındıkları, şirketi temsil ve ilzam yetkilerinin sona erdiği, davalılar tarafından 08.09.2021 tarihli genel kurul kararlarının iptaline ilişkin İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/625 E. sayılı dosyasında dava açıldığı, davanın halen derdest olduğu, davalılarca şirkete ait defter ve belgeleri yedinde tutmalarına derdest bu davayı dayanak olarak gösterdikleri, 6102 sayılı Kanun’un 375/1. maddesi uyarınca ticari defterlerin tutulmasının, anonim şirketlerde yönetim kurulunun vazgeçilmez görev ve yetkilerinden olduğu, ticari defter ve kayıtların tutulmasının aynı zamanda vergi mevzuatı gereği de zorunlu olup bu nedenlerle dava konusu şirkete ait defter ve belgelerin davacı şirket yerinde bulunması gerektiği, kaldı ki her ne kadar davalılarca davacı şirket genel kurul kararının iptali için dava açılmışsa da halen iptal edilmediği sürece bu genel kurulda alınan kararların geçerli olduğu, bu nedenlerle davalıların da kabulünde olduğu üzere ellerinde bulunan şirkete ait tüm defter kayıt ve belgelerin şirkete iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı şirketin 2014-2021 arasındaki yıllarına ait yevmiye defteri, envanter defteri, defteri kebir, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri, Halkbankası A.Ş. Ümraniye Santral Şubesi ve ... Katılım Bankası A.Ş. K.Bakkalköy şubesinden alınan çek koçanlarının davalıdan alınarak davacıya teslimine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıların davacı şirkettin önceki yönetim kurulu üyesi oldukları, 08.09.2021 tarihli genel kurul kararları ile yöneticilik sıfatlarının sona erdiği, davalılar tarafından iş bu genel kurul kararlarının iptali istemiyle İstanbul Anadolu 10 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/625 E. sayılı dosyasında dava açıldığı ve davanın derdest olduğu, davacı şirket ile ortakları tarafından Ankara 63. Noterliğinin 04.10.2021 tarih 32368 yev. nolu ve 13.09.2021 tarihli 29783 yev. nolu ihtarnameleri ile ticari defter ve belgeler ile çek koçanlarının iadesinin talep edildiği, buna göre yönetim kurulundan değişiklik yapıldığı ve önceki yöneticiler olan davalılarca dava konusu ticari defter ve belgeler ile çek koçanlarının iade edilmediğinin anlaşıldığı, davalılarca İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/625 E. sayılı dosyasında genel kurul kararlarının iptali davası dava dilekçesinin 6. sayfasında genel kurul karar defterinin kendilerinde olduğunun ifade edildiği, yine aynı dosya kapsamında yapılmasına karar verilen bilirkişi incelemesi kapsamında davalılardan ... tarafından 21.01.2022 tarihli imzalanmış tutanak ile tutanakta belirtilen bir kısım şirket ticari defter ve kayıtlarının fotokopilerinin sunulduğunun anlaşıldığı, bu tutanak içeriği ile tutanak tarihi dikkate alındığında davalılar vekilinin yeni yönetici ... tarafından 30.09.2021 tarihinde kolluk görevlileri ile davacı şirket tesisine geldiği, çek defterleri ve belgelerin burada bulunduğu, müvekkillerinde bulunmadığı yönünde bildirdikleri tanık Özgür Kaya dinlenmeksizin karar verilmesinin doğru olmadığı yönündeki istinafının yerinde görülmediği, davalılar vekilince davalıların yönetimden alınıp yeni yöneticilerinin seçilmesine ilişkin 08.09.2021 tarihli genel kurul kararları hakkında açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de; İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde de işaret edildiği üzere, halen iptal edilmediği sürece bu genel kurulda alınan kararlar geçerli olmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinafının da yerinde olmadığı, İlk Derce Mahkemesi gerekçesinde de yer verilen anonim şirketlerde yönetim kurulunun vazgeçilmez defter tutma görev ve yetkilerine ilişkin düzenlemeler dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı şirketin eski yönetim kurulu üyesi olan davalılar uhdesinde şirkete ait ticari defter ve kayıtlarla çek koçanlarının olup olmadığı ve iadesinin gerekip gerekmediği noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve şirketin defterleri ile çek koçanlarının şirketin eski yönetim kurulu üyesi oldukları anlaşılan davalıların elinde bulunduğunun karine teşkil etmesi ve şirkete teslimine ilişkin ispat yükünün davalılar üzerinde bulunmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, 11.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.