6. Ceza Dairesi 2008/14547 E. , 2013/908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükümlüler ..., ... ile sanıklar ... ... ve ... hakkında Pendik Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09/06/1999 gün ve 1999/1887 esas sayılı iddianamesinde yakınan ...'a yönelik hırsızlık eyleminden 765 sayılı TCK'nın 493/1-son, 522, (yaşı küçük sanıklar ... ...
**6. Ceza Dairesi 2008/14547 E. , 2013/908 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükümlüler ..., ... ile sanıklar ... ... ve ... hakkında Pendik Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09/06/1999 gün ve 1999/1887 esas sayılı iddianamesinde yakınan ...'a yönelik hırsızlık eyleminden 765 sayılı TCK'nın 493/1-son, 522, (yaşı küçük sanıklar ... ... ve ... için 55/3. maddesi), yakınan ...'e yönelik hırsızlık eylemi nedeniyle 765 sayılı TCK'nın 491/ilk-son, 522 (yaşı küçük sanıklar ... ... ve ... için 55/3 maddesi) maddeleriyle cezalandırılması istemiyle Pendik Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan dava sonucunda; sanık ... hakkında 765 sayılı TCK'nın 491/2-son, 522, 55/3, 40, 647 sayılı kanunun 4-6 maddeleri, 765 sayılı TCK'nın 491/ilk, 55/3, 647 sayılı Kanunun 6. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay hapis, 1.600.00 lira ağır para cezası, sanık ... ... hakkında 765 sayılı TCK'nın 491/2-son, 55/3, 81/2, 491/ilk-son, 55/3, 81/2, 71. maddeleri gereğince 2 yıl 8 ay 2 gün hapis, sanık ... hakkında 765 sayılı TCK'nın 491/2-son, 65/3, 522, 59, 647 sayılı Kanunun 4, 491/ilk-son, 59. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis 1.000.000 lira ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 6. maddesi gereğince ertelenmesine; sanık ... hakkında 765 sayılı TCK'nın 491/2-son, 65/3, 522, 491/ilk-son, 71. maddeleri gereğince 2 yıl 4 ay hapis ve aynı Yasanın 95/2. maddesi gereği için ilgili mahkemesine ihbarına 13/03/2003 gün 1999/1072-2003-141 esas sayılı kararı ile hükmedildiği; O yer Cumhuriyet Savcısının 30/04/2003 günlü gerekçeli temyiz dilekçesinde ''yakınan ...'a yönelik araç hırsızlığıyla ilgili sanık ... ve ...'nun bulundukları yer itibariyle diğer sanıkları gördüklerine ilişkin tespit kesin olarak saptanmadan 765 sayılı TCK'nın 65/3. maddesi yerine aynı yasanın 491/son fıkrasının uygulanması ve belirtilen temyiz talebine aykırı olarak 13/03/2003 günlü Cumhuriyet Savcılık makamının mütalasına kısmen uygun karar verildiği halde hükümde talebe uygun olarak karar verildiğinin belirtilmesi yasaya aykırı bulunduğundan'' hükmün temyizden incelenmesinin talep edildiği; Hükümlüler ... ve ...'ya usulüne uygun tebligat yapılmasına karşın temyiz etmedikleri; Hükmü yaşı küçük sanıklar ... ve ... ... savunmanlarının her iki yakınana yönelik eylem nedeniyle hükmedilen cezalara ilişkin olarak temyiz taleplerine istinaden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/03/2004 gün 2003/097566 sayılı tebliğnamesiyle adı geçen dört sanığın yakınan ...'a yönelik eylem nedeniyle mahkemenin uygulamasının yerinde olduğu görüşüyle hükmün onanması, sanıklar ... ile ... ... savunmanları ve O Yer Cumhuriyet Savcısının ...'e yönelik hırsızlık eyleminin ise '' sanık ...'in yakınana yumruk vurup onu yere düşürerek çantasını aldığı ve olay yerinden uzaklaştıklarına göre sanıkların eylemlerinin gasp suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin taktir yetkisi üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan GÖREVSİZLİK kararı yerine duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması'' gerekçe ve görüşü ile adı geçen dört sanık yönünden hükmün bozulmasının talep edildiği; Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2004/4884-2005/6153 esas-karar sayılı 03/06/2005 günlü kararıyla; sanıklar ..., ... ..., ... hakkında '' suç tarihinden sonra 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümleri gereğince yeniden değerlendirilmesinin zorunluluk bulunduğu'' gerekçesiyle diğer yönleri incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verildiği; Pendik 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından bozma kararına 30/12/2005 günlü oturumda sanıklar ..., ... ..., ... hakkında yakınan ...'e yönelik hırsızlık eylemlerinin yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdirinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle Görevsizlik kararı verildiği; Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucun da yaşı küçük sanıklar ... ... ve ...'ya ulaşılamadığından bu sanıklar yönünden dosyanın ayrılmasına, sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 149/1-c maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ancak alınan kararın sanık savunmanlarıyla, Cumhuriyet Savcısı tarafından sanıklar lehine temyiz edildiği aleyhe bir temyiz olmadığı anlaşıldığından CMK'nın 307/4 maddesine göre sanık ...'in kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç olarak bu suçtan iki yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanık ...'nun yağma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 149/1-c, 62 maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak alınan kararın sanık savunmanlarıyla Cumhuriyet Savcısı tarafından sanık lehine temyiz edildiği aleyhe bir temyiz olmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 307/4. maddesine göre sanık ...'nun kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç olarak bu suçtan 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına'' karar verilip sanıklar savunmanları tarafından yasal süreci içerisinde temyiz edildiği anlaşılmıştır. Yukarıda izah edilen hususlar dikkate alındığında Pendik Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2003 gün 1999/1072-2003/141 sayılı mahkumiyet hükmü; Yaşları küçük sanıklar ... ... ve ... lehine savunmanları; O yer Cumhuriyet Savcısının ise; yakınan ...'a karşı sanıklar ... ve ...'in “eyleme asli katılımları saptanmadan 765 sayılı TCK'nun 491/son fıkrası ile uygulama yapılması ve hükmü bu yönü ile mütaalasına aykırı olduğu halde “talebe uygun” karar verildiğinin'' belirtilmesi suretiyle, adı geçen sanıklar savunmanı ve Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz davası açılmıştır. Sanıklar ... ve ...'nun yakınan ...'e yönelik eylemleri ile ilgili aleyhe kabul edilebilecek bir temyiz davası açılmadığı gibi sanıklar ... ve ... tarafından da açılmış her hangi bir temyiz davası bulunmamaktadır. Sanıklar ... ve ...'nun suç arkadaşları sanıklar ... ... ve ... ile o yer Cumhuriyet Savcısının açtığı temyiz davaları nedeniyle dosyayı inceleyen Yargıtay yüksek 10. Ceza Dairesinin 03.06.2005 gün 2004/4884-2005/6153 sayılı bozma ilamında sanıklar ... ve ... aleyhine her hangi bir düşünceye yer verilmediği halde yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; ... ve ...'nun yakınan ...'e karşı işledikleri ve suç teşkil eden eylemleri nedeniyle Pendik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2003 gün 1999/1072-2003/141 sayılı mahkumiyet kararı lehe ve/veya aleyhe haklarında açılmış bir temyiz davası bulunmadığından mevcut hali ile kesinleşmiştir. Hal böyle olunca ... ve ...'nun hükümlü konumuna geldiği bu aşamadan sonra ... ve ...'nun hatalı bir uygulama ile bu kere yakınan ...'e karşı işlenen suç nedeniyle, sanıklar ... ... ve ...'nın haklarında süren genel yargılama sürecine dahil edilerek ikinci kez hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Hükümlüler için dosyanın uyarlama yargılamasının ve / veya yazılı emir yolu ile ele alınması olanaklıdır. Yazılı emir ile bozulmuş bir karar yoktur. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemeyeceği kuralı dikkate alındığında; Hükümlüler ... ve ... hakkında yakınan ...'e karşı eylemleri nedeniyle kurulan hüküm hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konuda edilmesi mümkün değildir. Bu nedenlerle; hükümlüler ... ve ... hakkında yakınan ...'e yönelik eylem ile ilgili yeniden kurulan ikinci hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 16.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.