Hukuk Genel Kurulu 2005/14-172 E. , 2005/195 K. "" Mahkemesi : Kırşehir As.1.Huk.Mah. Günü : 18/11/2003 Sayısı : 533-557 Taraflar arasındaki “*vakıf şerhi konulması*“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kırşehir Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 21/11/2001 gün ve 380-621 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14.Hukuk Dairesi’nin 11/10/2002 gün ve 2002/6586-6710 sayılı ilamiyle; (...*Davacı, dava konu…
**Hukuk Genel Kurulu 2005/14-172 E. , 2005/195 K.** **"İçtihat Metni"** **Mahkemesi** : Kırşehir As.1.Huk.Mah. **Günü** : 18/11/2003 **Sayısı** : 533-557 Taraflar arasındaki “*vakıf şerhi konulması*“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kırşehir Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 21/11/2001 gün ve 380-621 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14.Hukuk Dairesi’nin 11/10/2002 gün ve 2002/6586-6710 sayılı ilamiyle; (...*Davacı, dava konusu taşınmazın geldi kayıtlarında yer alan "Şeyh Süleyman Veli Vakfı" şerhinin kayıtlara işlenmesini istemiştir.* *Davalı davanın reddini savunmuştur.* *Mahkemece, hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.* *Hükmü davacı idare vekili temyize getirmiştir.* *Dava, tapu kaydına vakıf şerhi işlenmesi isteğine ilişkindir.* *Dava konusu taşınmazın bulunduğu yere 1940’lı yıllarda Kadastro gelmiştir. Davacı idare vekili, nizalı taşınmazın geldi kayıtlarında nev’i “Şeyh Süleyman Veli* *Vakfı'ndan” olduğu yazılı bulunduğu halde taviz bedelleri için vakıf şerhi işlenmeden tapu tesis edildiğini, sonradan Vakıflar idaresinin başvurusu üzerine vakıf şerhinin tapuya işlendiğini, tapu maliklerinin açtığı dava üzerine Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı ile tapuya konan bu vakıf şerhinin mahkeme kararı olmaksızın, tek taraflı idari bir işlem ile konulamayacağından bahisle iptaline karar verildiğini belirterek, şimdi ise sözkonusu vakıf şerhinin tapu kaydına yeniden yazılmasını istemektedir.* *İddia ve savunmanın içeriğinden taraflar arasındaki uyuşmazlığın davaya konu şerhin ilişkin bulunduğu haktan özellikle taviz bedelinden kaynaklandığı açıktır. Kuşkusuz böyle bir uyuşmazlığın sağlıklı olarak çözümlenebilmesi, mukataalı ve icareteynli vakıf mallarının mutasarrıfları adına nasıl tasfiye edileceğinin, taviz bedelinin hukuksal niteliğinin ne olduğunun, ayrıca bundan kimin sorumlu tutulması gerektiğinin bilinmesine bağlıdır.* *Vakıflar Kanunun yürürlüğe girmesi ile taviz bedellerinin ödenmesi ve Vakıfların tasfiyesi ile ilgili durumlar düşünülmüş olup, buna göre 10 yıllık süre içinde tasfiye bedellerinin ödenmesi ile vakıfların kullanan mutasarrıflara dönüşünün sağlanması amaçlanmıştır. Ve son olarak Vakıflar Kanununun 2888 Sayılı Kanunla değişik 29. maddesi ile ödenmeyen icareteyn ve mukataalar ivaza dönüşmüştür ve vakfın hakkı bu ivaz karşılığında taşınmazın tamamı üzerinde ipotekle temin edilmiş sayılmıştır.*