T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1624 Esas KARAR NO: 2026/762 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/109 Esas- 2022/1019 Karar TARİH: 15/12/2022 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 16/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1624 Esas KARAR NO: 2026/762 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/109 Esas- 2022/1019 Karar TARİH: 15/12/2022 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 16/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı .... Şti. arasında 12.12.2018 ve 05.06.2020 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, diğer davalılar ..., ... ve ...'nun ise söz konusu kredi sözleşmelerini müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kredi borçlusu .... Şti. ile müşterek borçlu-müteselsil kefiller ..., ... ve ... müvekkili bankaya herhangi bir ödeme yapmadığından, işbu kredi sözleşmelerinden kaynaklı dava konusu kredi taksitlerinin süresi içerisinde ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek, kredi müşterisi .... Şti. ve kefillere .... Noterliğinin ...09.2021 tarih ve ... yevmiye nolu muacceliyet ihtarnamesi ile 09.09.2021 tarihi itibariyle hesaplarının kat edilmiş olduğunun ihtaren bildirildiğini, ancak kredi borçlusu .... Şti. ile müşterek borçlu-müteselsil kefillerin ihtarnamede belirtilmiş olan süre içinde müvekkili bankaya herhangi bir ödeme yapmadıklarını, bunun üzerine davalılar hakkında İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/716 D.İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alınarak .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile yasal takip süreci başlatıldığını, davalıların işbu takibe haksız şekilde itiraz ettiklerini beyanla davalıların .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda müvekkillerinden Atilla Kolcu, ... ve ...'nun, sözleşmede müteselsil kefil olarak yer almalarına karşın davacı banka tarafından hukuka aykırı olarak birinci derecede sorumlu tutulduklarını, TBK.nın 586/1. maddesi gereğince alacaklının kefili takibinin, borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması şartına bağlandığını ancak davacının işbu şartlar borçlu açısından gerçekleşmeden kefillere karşı da ihtiyati haciz kararı aldığını, davaya dayanak icra takibinin işbu haksız ve mesnetsiz olarak kefillere karşı alınan ihtiyati haciz kararına istinaden gerçekleştirildiğini, davaya dayanak icra takibinde Atilla Kolcu, ... ve ...' ya karşı kefil olmalarına ve asıl borçlu ödeme güçlüğü içerisinde olmamasına karşın ihtiyati haciz kararı verildiğini, bu kapsamda asıl borçlu olmayan müvekkilleri hakkında asıl borçlunun ödeme güçlüğü içerisinde olduğu tespit edilmeden direkt olarak ihtiyati haciz yoluna başvurulmasının kanuna ve yerleşik içtihatlara açıkça aykırılık teşkil ettiğini, müvekkillerinin davaya dayanak Genel Kredi Sözleşmesinde müteselsil borçlu olmadığını, kefil sıfatıyla belirli bir miktardan sorumlu olmak koşulu ile imza attıklarını, bu kapsamda asıl borçlunun ödeme güçlüğü içerisinde olduğu tespit edilmeden alınan ihtiyati haciz kararına istinaden başlatılan takibe müvekkillerden Atilla Kolcu, ... ve ... yönünden itiraz edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, takibe dayanak olarak gösterilen borcun vadesi ve borcun ödenip ödenmediğine ilişkin bilgi ve belgelere dava dilekçesinde yer verilmediğini, bu kapsamda borcun dayanağının müvekkilleri tarafından tespit edilemediğini, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/716 D.İş sayılı kararı ile 613.278,15 TL değerindeki alacağın teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verildiğini, ancak davaya dayanak olarak gösterilen icra takibinin 710.398,47 TL asıl alacak üzerinden başlatıldığını, itiraza konu icra takibinde uygulanan temerrüt faiz oranın aşırı ifa güçlüğüne sebebiyet verdiğini, bu kapsamda uygulanan faize ilişkin olarak itirazın kabul edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın, İİK.nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davası olduğu, davacı banka ile davalı Arman Elbosan Aydınlatma ve Boya San. Tic. Ltd. Şti. arasında 12/12/2018 ve 05/06/2020 tarihli genel kredi sözleşmelerinin akdedildiği, davalılar Atilla Kolcu, ... ve ...'nun kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları, davacı bankaca genel kredi sözleşmelerine istinaden krediler kullandırıldığı, kullandırılan kredilerle ilgili geri ödeme yapılmaması üzerine .... Noterliğinin 10.09.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilerek hesabın kat edildiği, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığı ve icra takibine itiraz edilmesi üzerine bu davanın açıldığı, Genel Kredi sözleşmeleri, ihtarname, banka kayıtları, bilirkişi rapor ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre; takip tarihi itibariyle davacı bankanın, davalıların temerrüt tarihleri farklı olduğundan; davalı .... Şti. açısından 572.832,91 TL asıl alacak, 18.430,90 TL işlemiş faiz, 921,54 TL BSMV, 910 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 593.095,35 TL, davalı ... açısından, 572.832,91 TL asıl alacak, 18.089,59 TL işlemiş faiz, 904,48 TL BSMV, 910 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 592.736,98 TL, davalı ... açısından, 572.832,91 TL asıl alacak, 17.748,27 TL işlemiş faiz, 888,41 TL BSMV, 910 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 592.379,59 TL, davalı ........ açısından, 571.661,20 TL asıl alacak, 11.159,17 TL işlemiş faiz, 557,96 TL BSMV, 910 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 584.288,33 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından bu miktarlar için davalılar tarafından yapılan itirazın yerinde olmadığı, gayri nakdi alacaktan yalnızca davalı asıl borçlu şirketin sorumlu olduğu, genel kredi sözleşmelerinde kefiller yönünden gayri nakdi kredi için depo talebi ile ilgili açık hüküm bulunmadığı ve alacağın likit olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, gayri nakdi alacaktan yalnızca davalı şirketin sorumlu tutulmasına, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; davalıların icra takibine itirazlarının haksız olduğu, bilirkişi raporunda davacı bankanın yasal alacağının yanlış hesaplandığı, hesaplanan tutarların davacı bankanın yasal alacağından daha düşük hesaplandığı, davacı bankanın uyguladığı faiz oranında hukuka aykırılık bulunmadığı, genel kredi sözleşmesinde müşterinin temerrüde düşmesi halinde faiz oranının nasıl hesaplanacağının açıklandığı, davalıların uygulanan faiz oranının ifa güçlüğüne sebebiyet verdiğine dair itirazlarının haksız olduğu, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi alacağın tahsili ve gayri nakdi alacağın depo edilmesi için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; Mahkemece, banka kayıtları, genel kredi sözleşmeleri, ödeme tabloları vs deliller üzerinde bankacı bilirkişiye inceleme yaptırılmak suretiyle kök ve ek rapor alındığı, bilirkişi kök raporunda, davacı banka tarafından davalı asıl borçlu şirkete üç adet taksitli ticari kullandırıldığı ve çek karnesi verildiği tespit edildikten sonra, kullandırılan taksitli ticari kredilerin en son ödenen taksit tarihlerinden itibaren her bir davalı yönünden belirlenen temerrüt tarihine kadar akdi faiz işletilmek suretiyle temerrüt tarihi itibariyle asıl alacak miktarının 573.223,48 TL olarak hesaplandığı, hesaplanan asıl alacağa temerrüt tarihinden takip tarihine kadar, icra takibinde talep edildiği üzere %21,45 oranında temerrüt faiz oranı işletilerek işlemiş faiz miktarının tespit edildiği, davacı tarafça takipte 710.398,47 TL asıl alacak talep edilmiş olmasına rağmen bilirkişi raporunda asıl alacağın 573.223,48 TL olarak hesaplandığı, bilirkişinin raporunda, bu farkın neden kaynaklandığının tespit edilemediğini ve davacı tarafça inceleme sırasında bu hususta bir belge sunularak açıklama yapılmadığını beyan ettiği, davacı vekilinin gerek kök gerekse ek rapora karşı alacağın eksik hesaplandığı yönünde itirazda bulunduğu ancak bilirkişi raporunda tespit edilen hangi alacağın hatalı olduğu ve bu hatanın neden kaynaklandığına dair somut bir itiraz ileri sürmediği, bilirkişi raporunda uygulanan temerrüt faiz oranının davacı tarafın takipte talep ettiği faiz oranı olduğu, buna göre yapılan hesaplamada bir hata bulunmadığı, davacı vekilince istinaf dilekçesinde de hangi alacağın eksik hesaplandığına dair somut bir sebep ileri sürülmediği gibi takipte talep edilen asıl alacak miktarının doğru olduğuna dair bir beyan veya belgenin sunulmadığı, bu itibarla Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmış, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 16/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.