11. Hukuk Dairesi 2023/1674 E. , 2024/4833 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2089 Esas, 2022/1859 Karar HÜKÜM : Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/358 E., 2022/619 K. Taraflar arasındaki ticaret sicil müdürlüğünün kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, ihtiyati tedbir isteminin reddine…
**11. Hukuk Dairesi 2023/1674 E. , 2024/4833 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2089 Esas, 2022/1859 Karar HÜKÜM : Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/358 E., 2022/619 K. Taraflar arasındaki ticaret sicil müdürlüğünün kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak sureti ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 31.03.2022 tarihli genel kurul kararı ile 21.04.2022 günlü yönetim kurulu kararının tescil ve ilan isteminin İstanbul Ticaret Sicilinin 13.5.2022 tarihli kararı ile reddedildiğini, red yazısında konuyla ilgili olarak, Ticaret Bakanlığının 15.05.2019 tarih ve E-*********** sayılı yazısı ekinde gönderilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün yazısı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (6102 sayılı Kanun) tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar verme yetkisinin belediye meclisinde olduğunun, genel kurul kararında belediye meclisi kararı ibraz edilmediğinden tescil talebinin reddine karar verildiğinin bildirildiğini, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun (5393 sayılı Kanun) 18 inci maddesinde meclisin görev ve yetkilerinin sayıldığını ve sayılan görevler arasında, belediyenin ortağı olduğu şirketlerde belediye tüzel kişiliğinin temsilcisini seçme yetkisi bulunmadığını, dava konusu kararın anılan Kanun'a açık aykırı olduğunu ileri sürerek, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün red kararının iptaline, ilgili kararların tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili yasal süresinde verdiği cevap dilekçesinde; davanın usulden reddinin gerektiğini, iade edilen başvuruya geçici tescil şartlarının bulunmadığına ilişkin bilgilendirme mahiyetinde cevap verildiğini, işbu cevabın bir red kararı olmadığını, ayrıca huzurdaki davanın görevli mahkemede açılmadığını, dava konusu olay bakımından idari yargının görevli olduğunu, müvekkili müdürlüğün, mevzuat gereği hareket etmesi ve bu kapsamda da idarenin düzenleyici işlemlerine uyma zorunluluğunun bulunduğunu, idarenin herhangi bir talimatını veyahut da düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmayan müvekkilinin, adeta bir mahkeme gibi hareket etmesinin ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin beklenemeyeceğini, belediyelerin genel yetkili karar organının da belediye meclisi olduğunu, geçici tescil talebine ilişkin tedbir kararı verilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının tescil talebinin reddine dair verilen kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile dava konusu kararın iptali ile istenen hususların tescil ve ilanına, 6102 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince geçici tescile karar verme yetki ve görevinin ticaret sicil müdürlüğüne ait olduğu gerekçesi ile ihtiyati tedbir istemlerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin daha önceki tescil talebini de reddeden davalının mahkemenin ara kararını dahi yerine getirmediğini ileri sürerek, tescil kararı yerinde olmakla birlikte tedbir talebinin reddine dair kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek bu yönü ile kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı vekili cevap dilekçesinde; T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 24.04.2019 tarihli görüş yazısında, belediye şirketlerinin kurdukları şirketlerin genel kuruluna katılacak kişilerin seçiminde de karar verme yetkisinin belediye meclisinde olduğu yönünde görüş belirtildiğini, bu doğrultuda davacı yanın tescil başvurusunun reddedildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 5393 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkileri düzenlenmiş olup, belediyenin bağlı kuruluşlarına, ortaklıklarına, şirketlerine temsilci atama yetkisinin belediye organlarından hangisi tarafından kullanılacağı konusunda açık bir hüküm bulunmadığı, maddenin (i) bendindeki düzenlemenin ise ortakların kurulmasına ve ayrılmasına ilişkin olduğunu, aynı Kanun'un 37 nci maddesinde ise belediye başkanının, belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisinin bulunduğunun belirtildiği, belirtilen maddenin (p) bendinde ise kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ile encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yaparak yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğunun düzenlendiği, belediye tüzel kişiliği adına vekalet vermenin de başkanın yetkisinde olduğu, belediye meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan başkanın bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağının kabulünün yasal düzenlemelere aykırı olacağını, aynı konuda benzer şekilde pek çok yargı kararının bulunduğu da dikkate alındığında, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, buna karşılık geçici tescilin hukuki koruma kararının koruyucu ve önleyici amacına uyduğu, geçici tescilin hüküm ile ortadan kalkacağı gözetildiğinde davacı vekilinin istinaf isteminin yerinde olduğu gerekçesi ile yeniden esas hakkında hüküm ile davacı vekilinin itirazının kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 13.05.2022 tarih ve 41295 sayılı ret kararının iptaline, davacı şirketin 31.03.2022 tarihli Genel Kurulu Kararı ve 21.04.2022 tarih ve 2022/3 no.lu yönetim kurulu kararının tesciline, tescilin Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, davacının geçici tescile ilişkin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ile kurum kararının hukuka uygun olduğunu, tedbir kararı ile mahkemenin adeta idarenin yerine geçerek işlem tesis etmesi sonucunun doğduğunu, idari işlem niteliğinde olan tescile yönelik karar verilemeyeceğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmamasından dolayı aleyhine yargılama giderleri ile vekâlet ücretine hükmedilmeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ticaret sicil müdürlüğünün ret kararına karşı yapılan itirazın kabulü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.