T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 3.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 26/01/2023 DAVA: Maddi Tazminat (Trafik Kazası Cismani Zarardan Kaynaklanan) GEREKÇE TARİHİ: 12/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirild…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 3.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 26/01/2023 DAVA: Maddi Tazminat (Trafik Kazası Cismani Zarardan Kaynaklanan) GEREKÇE TARİHİ: 12/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....tarihinde dava dışı .. un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacının içinde bulunduğu ... plakalı araca çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, .... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, davacının bu kaza neticesinde boynunun kırıldığını, bu kazanın oluşumunda davacının yolcu olması sebebiyle kusursuz olduğunu, bu kaza ile ilgili Safranbolu 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin .... esas sayılı dosyasında .... hakkında yargılama yapıldığını, davacı ile davalı sigorta şirketi arasında ihtiyari arabuluculuk tutanağı adı altında imza edilen anlaşma belgesinin kabulünün mümkün olmadığını, geçersizliğine karar verilmesi gerektiğini, ihtiyari arabuluculuk dosyası adı altında gerçekleştirilen arabuluculuk tutanaklarının kamu düzenine ve mevzuata aykırı olarak hazırlandığını, anlaşma belgesi olarak düzenlenen belgenin ise geçersiz olduğunu, davacı müvekkilin dava hakkını yok etmek için davalı sigorta şirketi tarafından kötü niyetle hareket edildiğinin açıkça ortada olduğundan bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 500 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı tarafça cevap süresinin uzatılması talebine ilişkin dilekçe sunulmuş, mahkemece talep kabul edilerek cevap süresi uzatılmış ancak davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “…kaza sonrasında davalı talebi üzerine tarafların ihtiyari arabuluculuğa başvurduğu ve 04/06/2021 tarihinde anlaşıp, anlaşma belgesini imzaladıkları, anlaşma belgesini davacı adına bizzat davacının işbu davada da vekili olan Av. ...ın imzaladığı, belge içeriğinde trafik kazasından kaynaklı tazminat karşılığı davacıya 17.000,00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı taraf dava dilekçesinde müvekkilinin tazminat haklarının, hak arama özgürlüğünün engellenmeye çalışıldığını ve davalı şirket tarafından TBK md. 420 anlamında ibra alınmaya çalışıldığını, bu nedenle işbu belgenin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca düzenlenen Arabuluculuk Anlaşma Belgesi olarak kabul edilemeyeceğini iddia etmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere tarafların vekilleri huzuruyla ihtiyari arabuluculuk görüşmelerinin gerçekleştirildiği ve anlaşma belgesinin imzalandığı, davacının irade fesadına ve arabuculunun tarafsız olmadığına yönelik iddialarıyla ilgili ispata yönelik herhangi bir delilin sunulmadığı, arabulucu önünde yapılan anlaşmada ibraya ilişkin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, aksi kabulde arabulucu önünde tarafların anlaşmasının imkansız hale geleceği, 6325 sayılı Kanun'un 18/5. maddesinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağı öngörülmüş olup buna göre ibraya ilişkin düzenlemelerden hareketle arabuluculuk anlaşma tutanağının geçerliliğinin değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından…” gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, vekalet ücretinin davalı lehine hatalı hükmedildiğini, ileri sürülen belgenin anlaşma belgesi olması nedeniyle geçersiz olup hiçbir hüküm ve sonuç doğuramayacağını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, dava trafik kazasından kaynaklı geçici ve daimi iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın arabulucuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılan hallerde üzerinde anlaşılan hususlar hakkında dava açılıp açılamayacağına ilişkin olduğu, Arabuluculuk Kanunu’nun 18/5 maddesinde, "Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz." düzenlemesi olduğu (dava açma yasağı), anlaşma belgesinin ilâm niteliğinde belge sayılacağı, dava açma yasağının, dava şartlarından olan hukuki yarar bulunması (HMK m. 114/1, h) şartının özel bir görünümü, özel bir dava şartı olduğundan, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşılan konularda dava açılması durumunda, dava şartı yokluğundan davanın usûlden reddi gerektiği, dava açma yasağının istisnalarının bulunduğu, anlaşma belgesine karşı ileri sürülebilecek irade fesadı halleri olduğu, bu durumda anlaşmaya varılan hususlarla ilgili olarak bu sözleşmenin iptalinin TBK (m. 30 vd., m. 39) hükümleri çerçevesinde talep edilerek dava açılabileceği, anlaşma belgesinin ehliyetsizlik, emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, ahlaka, kişilik haklarına ve şekle aykırılık gibi sebeplerle mutlak butlanla sakatlanmasının da düşünülebileceği, butlanın tespitinin mahkemeden istenebileceği, anlaşma belgesinin sahte olması, anlaşmanın geçersizliği, anlaşma hükümlerinin yorumlanmasına ihtiyaç bulunması, icra edilebilir bir anlaşma bulunmaması gibi durumlarda dava açılması ve bu hususların mahkemece incelenip karara bağlanmasının mümkün olduğu, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmeleri sonunda düzenlenen 04/06/2021 tarihli arabuluculuk tutanağı içeriğinde dava konusu edilen taleplerin tamamı hakkında görüşme yapılarak anlaşmaya varıldığı, tutanaklarının sahteliği ispatlanıncaya kadar geçerli ilam niteliğindeki belgelerden olduğu, davacı vekilince "vb. gibi tüm tazminat talepleri" ifadesinin anlaşma tutanağını geçersiz kılacağı ileri sürülmüş ise de anlaşmaya varılan hususların tek tek neler olduğu ve ne şekilde nereye ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu haliyle tutanakta herhangi bir şekle aykırılık olmadığı, her ne kadar arabulucunun tarafsız olmadığı ve davalı sigorta şirketinin vekili olduğu ileri sürülmüş ise de iddianın ispatı için hiçbir delil ibraz edilmediği anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöne ilişkin itirazları da yerinde değildir. Öte yandan davacı tarafça dava değeri 1.000,00 TL olarak gösterilmiş ve bu miktar üzerinden dava harçları belirlenmiştir. Bilindiği üzere dava değeri, harçlandırılan değer olup, vekalet ücretinin de harcı tamamlanan bu değer üzerinden hesaplanması gerekir. O halde mahkemece, her ne kadar davanın reddine yönelik kararı yerinde bulunmuş ise de harçlandırılmış dava değeri olan 1.000,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı bulunmuştur. Ancak anılan hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE; a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubuyla bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/10/2023 tarih ve ... Esas - ...Karar sayılı, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, c-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, d-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 269,85 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davacıya İADESİNE, b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 275,75 TL posta masrafı ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.013,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/12/2025 ...