12. Hukuk Dairesi 2016/14993 E. , 2017/6963 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı o
**12. Hukuk Dairesi 2016/14993 E. , 2017/6963 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda; takip konusu bononun kandırılmak suretiyle alındığını ve borçlunun parmak izi kullanılmak suretiyle düzenlendiğini ve dolayısıyla kambiyo vasfı taşınmadığını ileri sürerek takibin iptalini istediği, mahkemece davanın kabulü ile takibin davacı yönünden iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776/1-g maddesinde yer alan yasal düzenlemeye göre, düzenleyenin imzası, bononun zorunlu unsuru olup, düzenleyenin imzasını içermeyen senet, bono vasfını haiz olmayacağından, lehtara kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapma yetkisi vermez. Öte yandan, İİK'nun 170/a-2. maddesi gereğince icra mahkemesi, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re'sen inceleyerek takibin iptaline karar verebilir. Başvuru bu hali ile takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı nedenine dayalı olup, İİK'nun 168/3. maddesi uyarınca ödeme emri tebliğinden itibaren beş günlük sürede icra mahkemesine yapılmalıdır. Bu süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup, mahkemece re'sen gözetilmelidir. Somut olayda, ödeme emrinin borçluya 03.02.2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ise icra mahkemesine yasal 5 günlük süreyi geçirdikten sonra 12.01.2016 tarihinde başvurduğu, dilekçede tebligat usulsüzlüğünün de ileri sürülmediği görülmektedir. O halde mahkemece, borçlunun, kambiyo hukuku bakımından şikayetinin süre aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.