11. Hukuk Dairesi 2012/13806 E. , 2013/11501 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.05.2012 tarih ve 2011/233-2012/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğin
**11. Hukuk Dairesi 2012/13806 E. , 2013/11501 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.05.2012 tarih ve 2011/233-2012/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonradava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ... İli, ... İlçesi,.... Köyü'nde 1175 numaralı elma bahçesini 15.05.2009 tarihinde 25.05.2009-28.10.2009 tarihlerini kapsayan poliçe ile ... A.Ş'ye ... Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası yaptırdığını, 05.10.2009 tarihinde meydana gelen fırtına neticesinde elma bahçesinde %40 ve aynı bahçede 13.10.2009 tarihinde meydana gelen fırtına sebebiyle de %85 hasar meydana geldiğini, davalılara meydana gelen zararın tazmini için defalarca başvuruda bulunulmasına rağmen hiçbir ödeme yapılmadığını, ileri sürerek 10.000 TL'nin hasar tarihi olan 05.10.2009 tarihinden itibaren ticari faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 20/06/2011 tarihli ıslah dilekçesiyle istemini 21.416 TL artırmıştır. Davalı ... A.Ş. vekili, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili, teminat kapsamında olmayan bir hadise için tazminat talebinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının elma bahçesini ... Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası kapsamında sigorta ettirdiği, 5 ve 13 Ekim 2009 tarihlerinde meydana gelen meteorolojik olayların fırtına kapsamında olduğu, davacının süresi içinde davalı ...'e ihbarda bulunduğu, sigortacının tazminat hesabında havuz eksperi tarafından belirlenen gerçek verimi esas olarak poliçeyi zeyledebileceği, yapılan hesaplamaya göre ...'in ödemesi gereken hasar tutarının 14.414,40 TL olduğu, davacının ...'e 16/10/2009 tarihinde ihbarda bulunduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 14.414,40 TL'nin bu davalıya ihbar tarihi olan 16/10/2009 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, davalı (...) ... A.Ş. hakkında açılan davanın 08.07.2010 tarihinde takipsiz bırakıldığı ve süresinde yenilenmediği gerekçesiyle de bu davalı hakkında açılmış olan davanın HMK'nın 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, davacının elma bahçesinde meydana gelen zararın davalı ... şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, davacı dava dilekçesi ekinde delil olarak ... numaralı ve 26.960 TL bedelli poliçeyi ibraz etmiş, yargılama aşamasında da davalı ... Şirketi tarafından aynı sayılı fakat 36.960 TL bedelli poliçe ve zayilname ibraz edilmiştir. Davacının ibraz ettiği poliçede, muafiyet ve müşterek sigorta hükümleri yer almamakta olup davalı ... Şirketi'nin ibraz ettiği poliçede bu hükümler yer almaktadır. Mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda da, sigorta bedeli konusunda davalının ibraz ettiği zeyilnameye itibar edilmiş ve 36.960 TL bedelli poliçede yer alan muafiyet ve müşterek sigorta hükümleri uygulanmıştır. Öte yandan davacı da, zeyilname düzenlenmesinden kendisinin haberi olmadığını, kendisi tarafından ibraz edilen poliçede muafiyet ve müşterek sigorta hükümlerinin olmadığını beyan etmektedir. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de raporda bu farklılıkların nereden kaynaklandığı, hangi poliçeye ne sebeple itibar edildiği hususları açıklanmamıştır. Bu itibarla mahkemece davacının elma bahçesi için düzenlenen ilk poliçenin hangi poliçe olduğu, ilk poliçe düzenlenmesinden sonra zeyilname düzenlenmesinin sebebi, davacının elindeki poliçede muafiyet ve müşterek sigorta hükümlerinin olmaması nedenleri üzerinde durulup, hangi sigorta poliçesine ne sebeple itibar edildiği belirtilerek hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile karar verilmiş olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.