7. Hukuk Dairesi 2012/6256 E. , 2013/337 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine karşı ileri sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir. 1)İddia ve savunmaya, duruşma tuta…
**7. Hukuk Dairesi 2012/6256 E. , 2013/337 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine karşı ileri sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir. 1)İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin kararda gösterilen gerekçelere göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2)HUMK'nun 275. ve devamı (HMK’nun 266.) maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hâkimlik mesleğinin gereği olarak hâkimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz. Hâkim raporu serbestçe takdir eder. Ne var ki; hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. 6100 sayılı HMK'nun 297. maddesi hükmüne göre hüküm fıkrasında istek sonuçlarının her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve infaza elverişli bir şekilde hüküm kurulması zorunludur. Bu olgunun sonucu olarak itirazın iptali davalarında itirazı iptal edilen asıl alacak ve işlemiş faiz alacağı ile varsa diğer kalem alacaklarının hüküm yerinde gösterilmesi gerekir. 818 sayılı BK'nun 104 (6098 TBK m 121) maddesi hükmüne göre “geçmiş günlerin faizinin geç ödenmesi nedeni ile bu faize ayrıca faiz yürütülemez”. İcra inkar tazminatına asıl alacak üzerinden hükmedilmesi gerekir. Asıl alacak dışında kalan faiz vs alacaklar icra inkar tazminatının hesabında dikkate alınmaz. Somut olayda, dosya içerisinde bulunan belge ve bilgilerden borcun nedeni otomatik dönem tahakkuk ve endeks esaslı olmayan ek tahakkuk gösterilmiştir. Mahkemece borcun tahakkukuna ilişkin belgeler getirtilmeden karara esas alınan bilirkişi raporunda, davacıdan gelen belgelerdeki borç miktarı rapora işlenmiş, ancak denetime elverişli olacak şekilde borcun doğumu ve tahakkuku hususunda hesaplama yapılmamıştır.