T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:12/08/2025 DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:20/10/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACI…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:12/08/2025 DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:20/10/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ile karşı taraf şirket arasında kuru temizleme işinden kaynaklı ticari borç ilişkisi mevcut olduğunu, müvekkili şirketin karşı taraftan toplamda 5.180.667,21-TL alacağı bulunduğunu, ancak teminat hususu göz önünde bulundurulduğunda şimdilik ihtiyati haciz talep miktarlarının 2.150.000,00-TL olduğunu, karşı taraf şirketin ticari defterlerine işlenen ihtiyati haciz taleplerine konu e-faturaların bedellerinin müvekkili şirkete ödenmediğini belirterek karşı taraf borçlunun bu aşamada 2.150.000,00-TL'lik borcu karşılayacak miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, ihtiyati hacze dayanak yapılan faturalara ve irsaliye belgelerine karşı taraf müvekkili şirket adına itiraz ettiklerini, bu belgeleri ve belgelerin üzerindeki imzaları kabul etmediklerini, talep edenin, tek taraflı olarak haksız şekilde faturalar düzenlediğini, müvekkili şirkete faturaların içeriğinde belirtilen hizmetin verilmediğini, söz konusu hizmetin verildiğini davacı tarafın ispat etmekle yükümlü olduğunu, taraflar arasında faturada belirtilen hizmetin, faturada belirtilen bedel üzerinden gerçekleştirildiğine dair herhangi bir sözleşme veya anlaşma olmadığını belirterek ihtiyati haciz kararına itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılması ile müvekkili şirket lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... talep eden e-faturaya ve e-irsaliyelere istinaden ihtiyati haciz talep etmiş, mahkememizin 12/08/2025 tarih ... D.iş sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Karşı taraf vekili ise ihtiyati hacze itiraz etmiştir. İhtiyati haciz kararı icra takip işlemi olmayıp, yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce uygulanan ihtiyati tedbir benzeri ancak daha etkili bir tedbir işlemi olup, verilen ihtiyati haciz kararı ile kesin bir alacak tutarı hüküm altına alınmış olamaz. Yaklaşık ispat koşullarının varlığı aranır. Talep eden eden tarafından sunulan e-fatura ile teslim fişleri ve ekli tüm belgelerle mahkememizce ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunun kabulü yönünde karar verilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 257/1. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para alacağı için ihtiyati haciz istenebilir. Kendisi dinlenmeden ihtiyati haciz kararı verilen borçlu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 265. maddesi gereğince itiraz edebilir. İhtiyati hacze itiraz sebepleri şekli nitelikte olup tahdidi olarak belirtilmiştir. Bunlar mahkemenin yetkisine, mahkemenin görevine, teminata ve ihtiyati haciz sebeplerine itirazdır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 257/1. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para alacağı için ihtiyati haciz istenebilir. Kendisi dinlenmeden ihtiyati haciz kararı verilen borçlu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 265. maddesi gereğince itiraz edebilir. İtiraz edenin itirazlarının anılan maddede belirtilen itirazlardan olmaması, imzaya itirazın açılabilecek bir menfi tespit davasında değerlendirilebilecek olması, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 257/1. maddesi koşullarının oluşması nedenleri ile ihtiyati hacze itirazın reddi ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında fatura da belirtilen hizmetin faturada belirtilen bedel üzerinden gerçekleştiğine dair herhangi bir sözleşme veya anlaşma bulunmadığını, faturaların alacağın varlığına ve muaccelliyetine dair yaklaşık ispat oluşturmayacağını, taraflar arasında herhangi bir hesap mutabakatı bulunmadığını, ihtiyati hacze dayanak yapılan faturalar ve irsaliye belgelerindeki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, sunulan belgelerin taraflar arasında imzalanmış geçerli bir sözleşmeye dayanmaması sebebiyle fatura olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle faturalara itiraz edilmemiş olmasının hukuken bir değeri bulunmadığını, faturalardaki hizmetin faturadaki ücret karşılığı yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararında hükmedilen teminat miktarının düşük olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinaf konu karar, ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati hacze itiraz edenin istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...