11. Hukuk Dairesi 2011/7583 E. , 2012/14205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.05.2010 tarih ve 2008/550-2010/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü
**11. Hukuk Dairesi 2011/7583 E. , 2012/14205 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.05.2010 tarih ve 2008/550-2010/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkil şirket tarafından dava dışı ... adına X-L Konut Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, sigortalı meskenin 13/11/2007 tarihinde dahili su baskını sonucu zarar gördüğünü, dere yatağının taşması ve kanalizasyondan geri tepme ile hasarın meydana geldiğini, toplam 28.820,00 TL'nin sigortalıya ödendiğini, davalının kusuru sonucu zararın doğduğunu, bu miktarın tahsili amacıyla yapılan takibe itiraz edildiğni ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı İski Genel Müdürlüğü vekili, derelerin bakım ve ıslahından İSKİ'nin sorumlu olmadığını, İSKİ'nin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek için kurulduğunu, derelerin ıslahı ve imar planının uygulanması konusunda doğrudan bir görev ve sorumluluğunun olmadığını, derelerin ıslahı görevinin 4373 sayılı yasa ile ...'ne verildiğini, imara kapalı olması gerektiği yerde imar izni veya inşaat yapılmasına izin veren ilgili belediyenin sorumlu olduğunu, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7/r maddesine göre de derelerin ıslahı görevinin Büyükşehir Belediyesine ait olduğunu, husumetin kendilerine düşmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, 2560 sayılı derelerin ıslahı ve imar planının uygulanmasında davalı İSKİ'nin bir görevi bulunmadığı gibi bu görevin ilgili belediyelere verildiği, ayrıca derelerin ıslahı görevinin 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlara Karşı Koruma Kanunu ile ...'ne verildiği, 5216 sayılı Kanun'un 7/r maddesi gereği İstanbul ili içinde yapılan dere ıslahı çalışmalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yerine getirildiği, dolayısıyla dere ıslahı çalışmalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığı ve Büyükşehir Belediyesinin görevi dahilinde olduğu, davalı İSKİ Genel Müdürlüğüne karşı dava açılması mümkün olmadığı gerekçesiyle pasif husumet yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, konut sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7-r maddesine göre, “Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak”, büyükşehir belediyelerinin görevleri arasında sayılmıştır. Ancak aynı kanunun 7/2. fıkrasında, “Büyükşehir belediyeleri birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen yetkilerini, imar plânlarına uygun olarak kullanmak ve ilgili belediyeye bildirmek zorundadır. Büyükşehir belediyeleri bu görevlerden uygun gördüklerini belediye meclisi kararı ile ilçe ve ilk kademe belediyelerine devredebilir, birlikte yapabilirler” hükmünün bulunduğu anlaşılmıştır. DSİ tarafından mahkemeye gönderilen 11.09.2009 tarihli yazıda, İstanbul ili içinde dere ıslahı çalışmalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığı, Tavukçu Deresi ıslahının da bu kurum tarafından yürütüldüğü bildirilmiştir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen yazıya göre ise, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ve 19.10.2004 tarihli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili oluru ile dere ıslahları yetki ve görevinin İSKİ Genel Müdürlüğü'ne devredildiği anlaşılmıştır. Nitekim İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından yazılan 16.01.2010 tarihli yazıda, Tavukçu Deresi ıslah projesinde İSKİ Genel Müdürlüğü'nün yetkili ve görevli olduğunun bildirildiği, İSKİ Genel Müdürlüğü ile Kalyon İnşaat San. ve Tic. A.Ş. arasında düzenlenen 14.09.2006 tarihli sözleşme ile de Tavukçu Deresinin ıslahı işinin ihale ile bu şirkete verildiği belirlenmiştir. Davacı vekili, hasarın derenin taşması sonucu oluşmadığını, derenin taşması ile kanalizasyonun geri tepmesi ve klozetin taşması sonucu bodrum kata su basması ve taşan suların temiz su tesisatını da patlatarak su basması sonucu oluştuğunu ileri sürdüğü halde, mahkemece su ve kanalizasyon taşması sonucu meydana gelen zararlardan İSKİ Genel Müdürlüğü'nün sorumlu olabileceği tartışılarak, davacı vekilinin bu iddialarının değerlendirilmesi, yine yukarıda belirtilen yazılar ve sözleşme suretleri de gözönünde bulundurularak, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü'nün meydana gelen zarardan sorumlu olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, dosyadaki bu yazılar ve davacı vekilinin iddiaları dikkate alınmaksızın davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.