T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1266 KARAR NO: 2026/217 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/02/2022 NUMARASI: 2021/124 Esas - 2022/180 Karar DAVANIN KONUSU: Genel kurul kararının batıl olduğunun tespiti Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair veri…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1266 KARAR NO: 2026/217 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/02/2022 NUMARASI: 2021/124 Esas - 2022/180 Karar DAVANIN KONUSU: Genel kurul kararının batıl olduğunun tespiti Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; genel kurulda yapılan değişiklik sonucu şirkette şirketin toplam 66.667 TL'ye tekabül eden 66.667 adet hissesinden 16.667 TL'ye tekabül eden 16.667 adet A grubu hisseye sahip ....com tüzel kişisine genel kurul toplantılarında oyda imtiyaz tanındığı ve bunun Türk Ticaret Kanunu'na, esas sözleşmeye ve anonim şirketin genel yapısına uygun düşmediğini, TTK madde 479 düzenlemesine uyulmadığını, oyda imtiyazın ancak belirli bir paya tanınabileceğini; esas sözleşme değişikliğinde her ne kadar ortaklar oy hakkında imtiyaz tanınması konusunda uzlaşmış iseler de şirketin esas sözleşmesindeki kanunun oyda imtiyaza ilişkin emredici hükümlerine aykırı düzenlemelerin tüm ortakların oy birliği ile alınmış olsa dahi kesin hükümsüz olduğu iddia edilerek.... Noterliğinin 28/09/2016 tarih ve...sayı ile onaylı, Ticaret Sicil Müdürlüğünce 03/10/2016 tarihinde tescil edilip 07/10/2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilen Genel Kurul Kararının Genel Kurul başlıklı maddesinin kanuna ve anonim şirketin genel yapısına uygun düşmeyen; "...Şu kadar ki, aşağıda belirtilen konuların görüşüleceği genel kurul toplantıları ....com’u temsilen genel kurula katılacak temsilci olmaksızın yapılamaz ve bu konularda ....com temsilcisinin olumlu oyu olmaksızın karar alınamaz. i.Ana sözleşme değişiklikleri; ii.Tahvil ve diğer her türlü menkul kıymetlerin çıkarılması; iii.Birleşme, nevi değiştirme, bölünme; iv. Kar dağıtımı, v. yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve ibrası; vi.Tasfiye; vii.Yukarıdaki 8. maddede belirtilen ve A Grubu hissedarı temsilen atanan yönetim kurulu üyesinin olumlu oyunu gerektiren yönetim kurulu kararına tabi işlerden herhangi birinin genel kurulda görüşülmesi halinde, bu konuda alınacak her türlü karar." hükmünün butlan ile malul olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, tebligat yapıldığı hâlde davaya cevap verilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava konusu toplantıya ilişkin tutanağa, hazirun listesine, temin edilen dosya kapsamına uygun ve Mahkememizce de yeterli görülen rapora, dürüstlük kuralıyla ilgili rapordaki isabetli görülen değerlendirmelere, konuya ilişkin TTK. madde 447, TTK. madde 478, TTK. madde 479 ve TTK. madde 340 ile TMK. madde 2 düzenlemelerine, raporda belirtildiği gibi şirketin mevcut sermayesinin 50.000 TL ve 05/09/2016 tarihli SMMM raporuna göre şirketin öz varlığının 61.879,82 TL olmasına rağmen sermaye arttırımına katılan dava dışı şirketin 3.343.333 TL prim ödemeyi üstlenmiş olması, şirketin değerinin 54,5 katı kadar prim ödeyen dava dışı 3. kişiye esas sözleşmeyle tanınan hakların prim ile bağlantılı olduğunun değerlendirilmesi gereğine nazaran dava hakkının dürüstlük kuralına uymadığı kanaatine varıldığından..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; TTK'nın 350. maddesi gereğince genel kurul kararının iptaline veya butlanına ilişkin mahkeme kararı kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade edeceğini, genel kurulda hukuka aykırı şekilde kendisine imtiyaz tanınan pay sahibi ....com tüzel kişisinin kendisine tanınan imtiyazı artık kullanamayacak olduğundan bu değişikliğin esaslı bir değişiklik olacağını, benzer şekilde diğer pay sahiplerinin hak ve menfaatlerininde doğrudan etkileneceğini, pay sahiplerinin davaya dâhil edilmeksizin ve hatta haberdar edilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, kararın uygulanmasının durdurulmasını talep ettiklerini, ....com'un çağrılı genel kurul toplantılarına katılmayıp katıldığı toplantılarda da ret oyu vermesi nedeniyle şirket genel kurulunun işlevsiz hâle geldiğini, ortağa tanınan bu imtiyaz nedeniyle şirkette sermaye artırımı dahi yapılamadığını, yargılanmanın sonuçlanmasının beklenmesinin şirket kârının artmasını engelleyeceğini ve ortakların zarar görmeye devam edeceklerini, bu nedenle TTK'nın 449. maddesi gereğince yönetim kurulu görüşü alındıktan sonra kararın uygulanmasının yargılamanın sonuna kadar geriye bırakılmasına dair karar verilmesi gerektiğini, gerekçesiz şekilde yürütmenin durdurulması talebinin reddedilmesinin bozma nedeni olduğunu, mahkeme gerekçesinde ortakların hepsinin esas sözleşmesini onayladıkların dan bahisle genel kurul kararının butlanının ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunun ileri sürüldüğünü, bunun hukuka aykırı olduğunu, genel kurul kararının kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğunu, şirketin esas sözleşmesinde bir takım değişiklikler yapıldığını, esas sözleşmenin 9. maddesinin değişitirildiğini, değiştirilen madde ile A grubu hisseye ait ....com tüzel kişisine genel kurul toplantısında oyda imtiyaz tanındığını, ancak tanınan oyda imtiyazın TTK hükümlerine ve AŞ'nin genel yapısına uygun olmadığını, belirtilen konularda toplantı yapılabilmesi için ....com temsilcisinin toplantıya katılması ve bu konularda olumlu oy kullanması gerektiğini, bunların ise ana sözleşme değişiklikleri, tahvil ve diğer her türlü menkul kıymetlerin çıkarılması, birleşme, nevi değiştirme, bölünme, kâr dağıtımı, yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve ibrası, tasfiye olduğunu bu şekildeki alınan karar ile bir gruba değil şirket ortaklarına ....com tüzel kişisine oyda imtiyaz tanınmaya çalışıldığını, esas sözleşme ile belirli pay gruplarına tanınan veto hakkının anonim şirketin temel ilkeleri ile bağdaşmadığını, şirket esas sözleşmesinin ....com'a bir kısım genel kurul kararlarının veto hakkını tanıyan düzenlemesinin butlanına karar verilmesi gerektiğini, tüm ortakların genel kurul kararında imzalarının olması nedeniyle davanın dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği için reddedildiğini, söz konusu görüşe katılmamakla birlikte Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019 tarihli kararında, normun adalet duygusunu incittiği durumda bile hâkimin kanunu uygulamaktan kaçınamayacağını zira kanunda emredici ifadelerinin yer aldığını, TTK emredici hükmüne aykırılık teşkil eden genel kurul kararının butlanına karar verilmesi gerektiğini, pay sahiplerinin genel kurulda oy kullanmasının butlanın tespitini ileri sürmelerine engel teşkil etmediğini, genel kurul kararının kamu düzenine aykırı olduğunu, 9. maddesinin pay sahiplerinin mevcut pay sahipliğinden doğan haklarını etkiletiği gibi gelecekte pay sahiplerinin haklarını etkileyeceğini, düzenleme nedeniyle şirketin muhtemel ortakları şirkete katılımından mahrum kalabileceğini, basiretli tacir gibi hareket eden hiçbir tacirin esas sözleşmeyi kabul etmeyeceğini ve şirkete ortak olmayacağını, şirketin mali güçlük içinde olması durumunda 2016 yılındaki esas sözleşme değişikliği ile ....com'un kanuna aykırı imtiyazlar ile donatılmış olacağını, şirkette %25 pay sahibi olan ....com'un 07.10.2016 tarihinde şirkete ortak olduğunu, ortak olduğu tarihte ülke ekonomisinde ciddi daralmanın gerçekleştiğini, şirketin ekonomik açıdan çok zor durumda olduğu bir zaman olduğunu, şirketin içinde bulunduğu ekonomik buhranından bile ....com şirketinin istifade saiki ile hareket ettiğini, şirketi bulunduğu zor ekonomik durumdan kurtarmak isteyen diğer pay sahiplerinin o dönemin şartları için başka alternatifleri olmadığından dolayı ....com pay sahipliğini kanuna aykırı imtiyazlar tanımak pahasına kabul etmek zorunda kaldıklarını, tarafların edimleri arasında açık oransızlık olduğunu, somut olayda gabin hükümlerinin uygulanması için gerekli olan objektif, sübjektif şartların oluştuğunu, objektif unsur bakımından, edimler arasındaki oransızlık olduğunu, sübjektif unsur bakımından şirketin müzayaka hâlinde olduğunun aşikar olduğunu, sonuç olarak genel kurul kararının butlanına ilişkin taleplerinin reddedilmesi hâlinde gabin hükümlerinin uygulanmasını talep ettiklerini, genel kurul kararı ile değiştirilen şirket esas sözleşmesinin 9 numaralı genel kurul maddesinin kanuna uygun düşmeyen hükmünün butlanına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, kararın kaldırılmasını, yürütmenin durdurulması taleplerinin kabulüne ve neticede davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 447. maddesi gereğince, anonim şirket genel kurul kararının butlan ile malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacının davalı şirketin B grubu hissedarlarından olduğu, 12.500 adet payı bulunduğu tartışmasızdır. Uyuşmazlık, 08.09.2016 tarihli genel kurul toplantısında alınan dava konusu kararın batıl olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı şirketin 03.08.1995 tarihinde tescil edildiği, yönetim kurulu üyesinin davacı ..., yönetim kurulu başkanının ..., yönetim kurulu başkan yardımcısının ... yönetim kurulu üyesi .......... AŞ, şirket yetkilisinin münferiden ... olduğu, ...'in ise sınırlı yetkili olduğu, şirketin limited şirket iken unvanının ve vasfının değiştirilerek 03.10.2016 tarihinde anonim şirket olarak yeni unvan ile tescil edildiği, 08.09.2016 tarihinde davalı şirketin dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısının gerçekleştirildiği, toplantının tam katılım olması nedeniyle TTK'nın 416. maddesi gereğince çağrısız olarak gerçekleştirilmiş olduğu, şirket hisselerinin toplam itibari değerinin 66.667,00 TL olduğu, 66.667 hisseye tekabül eden 54.167 adedin asaleten, 12.500 adedinin toplantıda vekaleten temsil edildiği, toplantının 4. maddesinde; şirket sermayesinin 50.000,00 TL'den 66.667,00 TLye çıkarılmasına, bu sermaye artışının alınan yeni ortak ....com ....... AŞ tarafından diğer ortakların rüçhan hakkı kısıtlanarak bir defada ödenmesine ve şirket esas sözleşmesinin tadil edilmesine oy birliği ile karar verildiği; şirket esas sözleşmesinin sermaye ve pay senetlerinin nevi ile ilgili 6. maddesinin yeni metninin, şirketin esas sermayesinin 66.667,00 TL, sermayenin beherinin nominal değerinin 1 TL olan 66.667 adet nama yazılı hisseye ayrıldığı, bu hisselerin A Grubu ve B Grubu olmak üzere iki gruba ayrıldığı, hisselerin 16.667,00 TL'ye tekabül eden adedinin A Grubu ve 50.000,00 TL'ye tekabül eden adedinin B Grubu hisseler olduğu, bu sermaye ile ................ AŞ'nin A Grubu ve pay adedinin 16.667 olduğu, ........, ..., ... ve ...'in her birinin 12.500 pay adedi ile B Grubu hissedarlarından olduğunun cetvel hâlinde belirtildiği; önceki sermayeyi teşkil eden 50.000,00 TL'nin tamamen ödendiği, 16.667 TL olarak artırılan nakdi sermayenin tamamının ödendiği, A Grubu hissedar .......... AŞ tarafından taahhüt edilen A Grubu hisselerin emisyon primli olarak ihraç edildiği, ........ AŞ'nin A Grubu hisse için toplam 3.343.333,00 TL emisyon primi ödeyeceği, bu emisyon priminin tamamının sermaye artırımının tescilinden önce nakden ödendiği, hisse senetlerinin hükümler hâlinde bastırabileceği, sermayenin tamamı ödenmedikçe hâmiline yazılı hisse senedinin çıkarılamayacağı; şirketin yönetim kurulunun beş kişiden oluşacağı, üyelerden birinin A Grubu hissedar tarafından gösterilecek adaylardan diğer dördünün B Grubu hissedarların çoğunluğu tarafından gösterilecek adaylar arasından seçileceği, en fazla üç yıllık bir süre için seçileceklerine yer verildiği ve yönetim kurulu üyeliklerinin belirlendiği, yönetim kurulu üyeleri arasında davacınında yer aldığı, pay devrinin 8. maddede düzenlendiği; 9. maddede genel kurul başlığı ile genel kurulun olağan ve olağanüstü olarak toplanacağı, genel kurulda pay sahiplerinin kendilerini diğer pay sahipleri veya tayin edecekleri vekil vasıtasıyla temsil ettirebilecekleri, toplantı ve karar nisaplarında TTK'nın ilgili hükümlerinin esas alınacağı, ancak ana sözleşme değişiklikleri, tahvil ve diğer her türlü menkul kıymetlerin çıkarılması, birleşme, nevi değiştirme, bölünme, kârın dağıtımı, yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve ibrası, tasfiye hususlarında söz konusu konularının görüşüleceği genel kurul toplantılarının A Grubu hissedarı temsilen genel kurula katılacak temsilci olmaksızın yapılamayacağı ve bu konularda karar alınamayacağı, 8. maddede belirtilen ve A Grubu hissedarı temsilen atanan yönetim kurulu üyesinin olumlu oyunu gerektiren yönetim kurulu kararına tabi işlerden herhangi birinin genel kurulda görüşülmesi hâlinde bu konuda alınacak her türlü kararın A Grubu hissedarı temsilen olumlu oyu olmaksızın alınamayacağının belirtildiği ve iç yönergenin okunarak oy birliği ile kabul edildiğine yer verildiği; toplantıda davacının kendisini vekaleten temsil ettirdiği ve olumlu oy kullandığı, davacı tarafça 26.02.2021 tarihli dava dilekçesi ile söz konusu genel kurulda alınan kararın kanuna ve AŞ'nin yapısına uygun olmadığı iddiası ile butlan ile malul olduğunun tespitini talep ettiği, talep dilekçesinde; şirket esas sözleşmesinin 9 numaralı genel kurul kararının butlan ile malul olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davacı, dava dilekçesinde, TTK7nın 449. maddesi gereğince kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına dair ihtiyati tedbir talebinde bulunmamıştır. Ayrıca dava dilekçesinin içeriğinde istinaf dilekçesinde ileri sürmüş olduğu A Grubu hissedarı olan dava dışı şirket pay sahibi .........'a yapılan hisse devri ile ilgili işlemlerin gabin niteliğinde olduğuna ilişkin herhangi bir iddiası da görülmemiştir. Mahkemece, tarafların delillerini ibraz etmesi ve ilgili delillerin celbi ve davalı şirketin ticaret sicil kayıt örnekleri dosya içerisine celp edildikten sonra bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 06.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda; butlanı talep edilen genel kurul kararının esas sözleşme hükmünün değiştirilmesi amacıyla kaleme alındığının anlaşıldığı, butlan talebi bakımından ilk incelenmesi gereken hususun, bu talebin dürüstlük kuralına uygun kullanılmış olup olmadığı olduğu, TMK'nın 2.maddesinde ifadesini bulan dürüstlük kuralı emredici bir düzenleme olup, hâkim tarafından resen dikkate alınması gerektiği, bu sebeple davalı tarafından bu yönde bir savunma bulunmasa dahi değerlendirildiği, her hak gibi genel kurul kararının butlanının ileri sürülmesi de dürüstlük kuralı çerçevesinde mümkün olduğu, bu kurala aykırı olarak dava ve itiraz yoluyla genel kurul kararının butlanına istinat edilemez olduğu, kararların butlanının ileri sürülmesinin hangi hallerde hakkın kötüye kullanılması olarak niteleneceğini veya hangi hallerde hakkın kötüye kullanılmasının söz konusu olamayacağının önceden belli ilkelere bağlamaya imkan olmadığı, hâkimin, butlanın ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı veya hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup olmadığını her olayda resen ve “ahval ve şartların heyeti umumiyesini göz önünde tutarak serbestçe takdir edeceği11. HD., 28.11.2017, 2016/6325 E. , 2017/6651 K), butlanı talep edilen genel kurul kararı, esas sözleşme değişikliği gerçekleştirmek amacıyla alındığının anlaşıldığı, A Grubu payların bu genel kurul kararı ile oluşturulduğu, A grubu payların yeni pay alma hakkı kısıtlanmak suretiyle katılan şirket olduğunun görüldüğü, alınan kararın oybirliği ile alınmış, davacının da sahiplerinin şirketin arttırılan sermayesine katılan mevcut pay sahipleri söz konusu karara olumlu oy vermiş olduğu, bu konuda dikkate alınması gereken bir diğer hususun, şirketin mevcut sermayesinin 50.000 TL ve 05.09.2016 tarihli SMMM raporuna göre şirketin özvarlığı 61.879,82 TL olmasına rağmen sermaye artırımına katılan dava dışı şirketin 3.343.333 TL prim ödemeyi üstlenmiş olduğu, esasen şirketin değerinin 54,5 katı kadar (3.343.33,00 TL / 61.879,82 TL - 54,51) prim ödeyen dava dışı üçüncü kişiye esas sözleşme ile tanınan hakların, prim ile bağlantısı olduğunun düşünüldüğü, belirtilen husus da söz konusu butlan talebinin dürüstlük kuralına uygun kullanılıp kullanılmadığına yönelik olarak mahkeme tarafından dikkate alınması gereken hususlar olduğu, belirtilen düzenlemenin genel kurul kararı ile değiştirilen şirrket esas sözleşmesinin 9. maddesi ile A grubu oylara diğer oylara göre farklı bir hak tanındığının anlaşıldığı, bu hakkın genel kurul kararlarının oluşumuna etki etmeyi konu almakta olduğu, genel kurulların, pay sahiplerinin katılımı ile gerçekleşen toplantılarda, çoğunluk ilkesinin uygulanması ile kararların oluştuğu anonim şirket organları olduğu, bu organın yetkilerinin TTK md. 408'de ortaya konulduğu ve kanunda diğer hükümlerde belirtilen başka bazı yetkiler ile birlikte, anonim şirketin karar organı olarak düzenlendiği, genel kurullarda pay sahiplerinin oy hakkının, sahip olunan payların itibari değeri dikkate alınarak belirlendiği (TTK md. 434, f. 1). İncelenen değişiklik metninde ise “Ortakların, olağan ve genel kurul toplantılarında her bir pay için bir oyu vardır” yer almakta olduğu, kanuni düzenlemeden sapılarak esas sözleşme hükmü düzenlenmesini düzenleyen TTK Md. 340 hükmünün, bunun bazı sınırlara tabi olduğunu ortaya koyduğunu, emredici hükümlerin madde 340- (1) Esas sözleşme, bu Kanunun anonim şirketlere ilişkin hükümlerinden ancak Kanunda buna açıkça izin verilmişse sapabileceği, diğer kanunların öngörülmesine izin verdiği tamamlayıcı esas sözleşme hükümleri o kanuna özgülenmiş olarak hüküm doğuracağı, bu konuda kanuni düzenlemeden farkın ne şekilde oluşturulabileceği TTK md. 479, f. 1, hükmünde “Oyda imtiyaz, eşit itibari değerdeki paylara farklı sayıda oy hakkı verilerek tanınabilir” şeklinde düzenlenmiş bulunduğu, bu haliyle her paya eşit oy hakkı tanınması suretiyle kuraldan sapılmasının mümkün olmadığı, aksine her paya farklı sayıda oy hakkı verilmesi ile genel düzenlemeden sayılmasının mümkün olduğu kabul edileceği, diğer bir ifadeyle 1 TL nominal değerli pay ile 2 TL nominal değerli payın aynı oy hakkına sahip olacağı şeklinde bir esas sözleşme düzenlemesinin TTK md. 340 hükmüne aykırı olacağı, belirtilen sebeple değişiklikte geçen “Ortakların, olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarında her bir pay için bir oyu vardır” ifadesi butlan yaptırımına tabi bir ifade olduğu, ancak davacının talebinin, hükmün “Şu kadarı ki ifadesi...” ile başlayan ve devam eden bölümüne ilişkin olduğu, diğer bir ifadeyle davacının incelenen “Ortakların, olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarında her bir pay için bir oyu vardır” ifadesi bakımından talebi bulunmadığı, buna karşın Hakim önüne gelen olayda butlan yaptırımına tabi hususları resen değerlendirir ilkesi dikkate alınarak bu hususun da belirlenmesi gerektiğinin kabul edilebildiği, davacının talebi ile “Şu kadar ki ifadesi...” ile başlayan ve A grubu hisse sahiplerine iki farklı hak tanıyan düzenleme incelendiğinde birbiri ile bağlantılı iki hususun ortaya konulduğunun anlaşıldığı, A grubu pay sahipleri katılmadıkları takdirde sayılan gündem maddeleri görüşülemez, A Grubu pay sahipleri olumlu oy vermedikleri takdirde, sayılan gündem maddelerine ilişkin karar alınamaz nitelik olarak genel kurulun bazı gündem maddelerinin görüşmesini ve karar almasını engelleyen bu tür bir yetki, her ne kadar açıkça “veto” ifadesi kullanılmamış olsa da veto olarak kabul edileceği, belirli bir alanda alınan kararı reddetme veya engelleme hakkı olarak nitelendirilen ve karar oluşmasının önüne geçme imkanı tanıyan bu nitelikte bir hakkın, anonim şirket pay sahiplerine tanınmasına izin veren bir düzenleme bulunmadığı, söz konusu karar 2016 yılında alınmış olup, uygulanması gereken 6102 sayılı Kanun dönemine ilişkin olmak üzere Yüksek Yargı kararlarında veto hakkının anonim şirketlerin yapısına uygun olduğu veya olmadığı yönünde açık bir karara ulaşılamadığı, doktrinde ise bu konunun tartışmalı olduğunun belirtildiği, yukarıda anılan TTK md. 340 hükmüne bağlı olarak veto hakkına yönelik düzenleme getirilmesinin mümkün olmadığını ileri süren yazarlar bulunduğu gibi”, şahsa tanınmak suretiyle akdi hak oluşturmayacak şekilde, belirli grup oluşturan pay sahiplerine veto hakkı tanınmasının mümkün olduğunu kabul eden yazarların da bulunduğu, butlan talebinin dürüstlük kuralına uygun kullanılıp kullanılmadığının mahkeme tarafından değerlendirilmesinin gerektiği, değiştirilen 8. maddeye ilişkin olmak üzere “Ortakların, olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarında her bir pay için bir oyu vardır” ifadesinin emredici düzenlemeye sebebiyle batıl olduğu, değiştirilen 9. maddeye ilişkin olmak üzere “Şu kadar ki ifadesi...” ile başlayan ve maddenin sonuna kadar devam eden kısmının taraflar arasında borçlar hukuku temelli bir sözleşme olarak ayakta tutulabileceği belirtilmiştir. Mahkemece yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir. TTK'nın 447. maddesinde, butlan üst başlığı ile "(1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." düzenlemesi mevcuttur.Davacı, dava konusu genel kurul kararı ile değiştirilen esas sözleşmenin 9. maddesinin butlan ile malul olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Genel kurulun 9.maddesinde; "Şirket'in genel kurulu, olağan ve olağanüstü olarak toplanır. Olağan genel kurul toplantısı, şirketin hesap döneminin sonundan itibaren 3 (üç) ay içinde ve yılda bir kez yapılır. Genel kurul şirket işlerinin gerektirdiği her zaman toplanır. Ortakların, olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarında her bir pay için bir oyu vardır. Genel kurullarda pay sahipleri kendilerini diğer pay sahipleri veya hariçten tayin edecekleri vekil vasıtasıyla temsil ettirebilirler. Şirketin genel kurullarının toplantı ve karar nisaplarında Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınır. Şu kadar ki, aşağıda belirtilen konuların görüşüleceği genel kurul toplantıları A Grubu Hissedarı temsilen genel kurula katılacak temsilci olmaksızın yapılamaz ve bu konularda A Grubu Hissedar temsilcisinin olumlu oyu olmaksızın aşağıdaki kararlar alınamaz: (i) - Tahvil ve diğer her türlü menkul kıymetlerin çıkarılması; (ii) -Ana sözleşme değişikliği, (iii) -Birleşme, nevi değiştirme, bölünme; (iv) - Kar dağıtımı, (v) -Yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve ibrası, (vi)- Tasfiye, (vii) - Yukarıda 8. Maddede belirtilen ve A Grubu Hissedarı temsilen atanan yönetim kurulu üyesinin olumlu oyunu gerektiren yönetim kurulu kararına tabi işlerden herhangi birinin genel kurulda görüşülmesi halinde, bu konuda alınacak her türlü karar." düzenlemesine yer verilmiştir. 08.09.2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının gündeminin 4. maddesinde belirtildiği üzere, şirket sermayesinin 50.000,00 TL'den 66.667,00 TL'ye çıkarılmasına ve sermaye artışı ile alınan yeni ortak ........... AŞ tarafından diğer ortakların rüçhan hakkı kısıtlanarak bir defada ödenmesine ve şirket esas sözleşmesinin tadil edilmesine dair oy birliği ile kara alınmıştır. Genel kurul toplantısında davacı vekaleten katılmış ve kendisini temsil ettirmiştir. TTK'nın 408. maddesinde genel kurulun görev ve yetkileri düzenlenmiştir. Maddenin 1. fıkrasında, genel kurulun kanunda ve esas sözleşmede açıkça öngörülmüş bulunan hâllerde karar alacağı belirtilmiştir. Maddenin 2. fıkrasında, çeşitli hükümlerde öngörülmüş bulunan devredilemez görevler ve yetkiler saklı kalmak üzere genel kurula ait olan hangi görev ve yetkilerin devredilemeyeceği maddeler altında belirlenmiştir. Maddenin 2. Fıkrasının a bendinde, esas sözleşmesinin değiştirilmesi genel kurula ait devredilemez görev ve yetkiler arasında sayılmıştır. Somut davada, dava konusu genel kurul toplantısında şirket esas sözleşmesinin bir kısım maddelerinin değişikliği gerçekleştirilmiştir. Söz konusu değişiklikler oy birliği ile alınmıştır. TTK'nın 339.maddede; esas sözleşmesi üst bendi ile esas sözleşmenin içeriği düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 340. maddesinde emredici hükümler başlığı ile; " Esas sözleşme, bu Kanunun anonim şirketlere ilişkin hükümlerinden ancak Kanunda buna açıkça izin verilmişse sapabilir. Diğer kanunların, öngörülmesine izin verdiği tamamlayıcı esas sözleşme hükümleri o kanuna özgülenmiş olarak hüküm doğururlar." 478. maddede imtiyazlı paylar tanımlanmış, "(1) İlk esas sözleşme ile veya esas sözleşme değiştirilerek bazı paylara imtiyaz tanınabilir. (2) İmtiyaz; kâr payı, tasfiye payı, rüçhan ve oy hakkı gibi haklarda, paya tanınan üstün bir hak veya kanunda öngörülmemiş yeni bir pay sahipliği hakkıdır. (3) 360 ıncı madde hükmü saklıdır. (4) (Ek: 26/6/2012-6335/25 md.) Sermayesinin yarısından fazlası tek başına veya birlikte; Devlet, il özel idaresi, belediye ve diğer kamu tüzel kişileri, sendikalar, dernekler, vakıflar, kooperatifler ve bunların üst kuruluşlarına ait anonim şirketlerde ve bu şirketlerin aynı oranda sermaye payına sahip oldukları iştiraklerinde; bunların sahip oldukları paylara tesis edilebilecek imtiyazlar hariç olmak üzere, diğer paylara, belirli bir grup oluşturan pay sahiplerine, belirli pay gruplarına ve azlığa bu Kanunda düzenlenen herhangi bir imtiyaz tesis edilemez. Bu hüküm, payları borsada işlem gören anonim şirketlere, 5411 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan kredi kuruluşlarına ve finansal kuruluşlara uygulanmaz." düzenlemesi getirilmiştir. TTK'nın 479. maddesinde, oyda imtiyazlı paylar başlığı ile ; " (1) Oyda imtiyaz, eşit itibarî değerdeki paylara farklı sayıda oy hakkı verilerek tanınabilir.(2) Bir paya en çok onbeş oy hakkı tanınabilir. Bu sınırlama, kurumlaşmanın gerektirdiği veya haklı bir sebebin ispatlandığı durumlarda uygulanmaz. Bu iki hâlde, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin, kurumlaşma projesini veya haklı sebebi inceleyip, bunlara bağlı olarak, sınırlamadan istisna edilme kararını vermesi gerekir. Projede yapılacak her değişiklik mahkeme kararına bağlıdır. Kurumsallaşmanın gerçekleşmeyeceğinin anlaşıldığı veya haklı sebebin ortadan kalktığı hâllerde istisna etme kararı mahkeme tarafından geri alınabilir. (3) Oyda imtiyaz aşağıdaki kararlarda kullanılamaz: a) Esas sözleşme değişikliği. b) (Mülga: 26/6/2012-6335/43 md.) c) İbra ve sorumluluk davası açılması" düzenlemesi mevcuttur. Dava konusu genel kurulun 9. maddesinde esas sözleşme değişikliği ile şirketin belirtilen konularda karar alabilmesi için genel kurul toplantılarına A Grubu hissedarı temsilen genel kurula katılacak temsilci olmaksızın yapılamayacağı ve bu konularda A Grubu hissedar temsilcilerinin olumlu oyu olmaksızın kararlar alınamayacağı düzenlenmiştir. Yapılan değişikliğin TTK'nın 340. maddesinde belirtildiği üzere, esas sözleşmenin kanunun anonim şirketlere ilişkin hükümlerinden ancak kanunda bu konuda açıkça izin verilmişse sapabileceği düzenlemesine aykırı olduğunun kabulü gerekir. Davacı şirket ortağının genel kurul toplantısına katılarak olumlu oy kullanmasından dolayı, eldeki davayı açmasının dürüstlük kuralına uygun düşmeyeceği gerekçeleriyle ret kararında isabet görülmemiştir. Şöyle ki yukarıda yer verilen TTK'nın 478. Maddesinde imtiyaz tanımlanmış ve ayrıca oyda imtiyazlı paylara ilişkin düzenlemenin yer aldığı 479. maddede oyda imtiyazın hangi kararlarda kullanılamayacağı emredici şekilde belirtilmiştir. Bunlar ise, esas sözleşme değişikliği ile ibra ve sorumluluk davası açılmasına ilişkindir. Dava konusu genel kurulun esas sözleşme değişikliğine dair 9. maddede genel kurul düzenlenmiş ve düzenleme de "Şu kadar ki" ifadesi ile başlayan kısımda, A Grubu hissedarı temsilen genel kurula katılacak temsilci olmaksızın genel kurulun yapılamayacağı ve belirlenen konularda A Grubu hissedar temsilcisinin olumlu oyu olmaksızın alınamayacak kararlar arasında, ana sözleşme değişikliği ile yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve ibrasınada yer verilmiştir. Bu durumda, söz konusu genel kurul kararının yukarıda yer verilen emredici kanun hükümlerine aykırılık teşkil ettiği açıktır. Ayrıca bu kararın, TTK'nın 447/1. maddesinde belirtildiği gibi pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlayan veya ortadan kaldıran ve aynı maddenin 3. Bendinde düzenlenen, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırılık teşkil eden karar olduğu ve batıl olduğu kanaatine varılmıştır.Salt davacının genel kurulda olumlu oy kullanmış olması, eldeki davanın açılmasına engel değildir. Kanunun açık ve emredici hükümlerine aykırı bu kararın butlan hâlini, dürüstlük kuralı tamir edemez. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile genel kurul kararının 9 nolu gündem maddesinin dava konusu edilen kısmının batıl olduğunun tespitine karar verilmesi gerekir iken dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile verilen karar isabetli görülmemiştir. Ancak yapılan hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün kaldırılarak düzeltilmesi uygun görülmüştür. Kararların icrası, telafisi zor sonuçlar doğurmayacağı kanaatiyle, dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılması talebinin redine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçelerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davalı şirketin.... Noterliğinin ....../09/2016 tarih ve...sayı ile onaylı, Ticaret Sicil Müdürlüğünce ..../10/2016 tarihinde tescil edilip ../10/2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen ....09.2016 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararı ile şirket esas sözleşmesinin 9. maddesine eklenen "... Şu kadar ki, aşağıda belirtilen konuların görüşüleceği genel kurul toplantıları A Grubu Hissedarı temsilen genel kurula katılacak temsilci olmaksızın yapılamaz ve bu konularda A Grubu Hissedar temsilcisinin olumlu oyu olmaksızın aşağıdaki kararlar alınamaz: (i) - Tahvil ve diğer her türlü menkul kıymetlerin çıkarılması; (ii) -Ana sözleşme değişikliği, (iii) -Birleşme, nevi değiştirme, bölünme; (iv) - Kar dağıtımı, (v) -Yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve ibrası, (vi)- Tasfiye, (vii) - Yukarıda 8. Maddede belirtilen ve A Grubu Hissedarı temsilen atanan yönetim kurulu üyesinin olumlu oyunu gerektiren yönetim kurulu kararına tabi işlerden herhangi birinin genel kurulda görüşülmesi halinde, bu konuda alınacak her türlü karar." bölümün butlanla malul (batıl) olduğunun tespitine, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 791,30 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL peşin harç gideri ile 1.135,00 TL diğer yargılama giderleri olmak üzere 1.194,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, iş bu karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 45.000,000 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-HMK'nun 333. maddesi gereğince, gider ve delil avansları bakiyelerinin, karar kesinleştikten sonra, yatıranlara iadesine, 7-İstinaf aşamasındaki yargılama giderleri yönünden; a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, b-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru sırasında harcanan 220,70 TL başvuru harcı gideri, 40,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 260,70 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.02.2026 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi. 12.02.2026