İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; davacının taşımacılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı borçlu şirketin davacıdan birçok kez uluslararas…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1277 KARAR NO : 2025/1421 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 22/07/2025 NUMARASI : 2025/454 Esas (Derdest) DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; davacının taşımacılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı borçlu şirketin davacıdan birçok kez uluslararası taşıma hizmeti aldığını ve bunun karşılığında davacı şirket tarafından davalı borçlu şirkete ticari faturalar keşide edildiğini ve davalı borçluya gönderildiğini, bu faturalara karşı davalı-borçlu şirketin herhangi bir itirazı olmadığını, dolayısı ile bu faturaların kesinleştiğini, taşıma evrakları incelendiğinde taşımaların gerçekleştiğinin ve davalı tarafa teslimi yapıldığının görüleceğini, davalı borçlu şirketin bu faturalara konu ödemeleri yapmadığını, firma aleyhine icra takibi başlatıldığını, aynı gün davalı tarafça haksız yere borca itiraz edildiğini, davalı tarafın borca itirazı üzerine arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, yapılan görüşmelerde anlaşmaya varılamadığını, akabinde davalı firma tarafından 20/08/2023 tarihli çek ile 100.000-TL (o günün karşılığı efektif satış kuruna göre 3372,75-Euro) ödeme yapıldığını, bu ödeme dolayısıyla itirazın iptali talep edilen asıl alacak yönünden güncel bakiye ve dava konusu tutarın 14.647,25-Euro olduğunu, tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılacak inceleme neticesinde bu hususun ortaya çıkacağını, davalıya kesilen faturaların davalı tarafça kayıtlara alındığını ve vergi dairesine bildirildiğini, İlgili vergi dairesinden BA-BS formaları istendiği taktirde faturanın kayıtlı olduğunun görüleceğini, mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile de ortaya konulacağını, davalı borçlu şirketin 14.647,25-Euro borcu bulunduğunu, davalı tarafın itirazının haksız ve itirazın 14.647,25-Euro asıl alacak bakımından iptali gerektiğini, davacının 2022 yılında beri alacağını alamadığını, davalı tarafın alacağın ödenmesini geciktirme çabası içinde olduğunu, davalı şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları bakımından ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Kanun koyucu, ihtiyati haciz hakkında karar verecek olan Hakime geniş bir taktir alanı bırakmış ise de, Hakim her somut olayda, ihtiyati haczin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre, ihtiyati haciz kararı verdiğinin kararında belirtilmelidir, ihtiyati haciz şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ispat edilememişse, veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmelidir. İİK 257 ve devamı maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ihtiyati hacze karar verilmelidir. Bu itibarla; dava dilekçesi ile tüm ekleri ve tarafların celp edilen BA/BS formları birlikte değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz talebinin, alacağın yargılamayı gerektirmesi ve yaklaşık ispat şartının sağlanmamış olması nedeniyle, İcra ve İflas Kanunu’nun 257. maddesi ve devamı maddelerinde öngörülen şartların da oluşmadığı kanaatine varılmış olup, ihtiyati haciz talebinin bu aşamada reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacının takip ve ve dava konusu BU BA formunu beyanı ile kabul ettiğini ve vergi dairesine bildirdiğini, hal böyle olunca alacağın varlığının ve muaccel olduğunun davalının beyanına dayalı olarak resmi yazılı belgelerle sabit olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre; TTK 21. maddesinde “ Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunduğunu, aynı davacı bakımından açılan bir başka davanın aynı şekilde BA/BS formlarının celbinden sonra ihtiyati haciz talep edildiğini, talebin yerel mahkemece reddedildiğini, yapılan istinaf başvurusu sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2024/1304 E. 2024/1210 K. Sayılı ilamı ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne itiraz edilen icra takibi üzerinden ihtiyati haczin infazının gerektiği yönünde karar verildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini, davalı firmanın taşınır, taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız veya teminat karşılığında dava değeri olan 14.647,25-Euro karşılığı dava tarihi kuru üzerinden 646.649,73-TL tutarında ihtiyati haciz konulmasını talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Talep, taşıma sözleşmesi nedeniyle açık hesap alacağının tahsili istemine ilişkin itirazın iptali davasında, ihtiyati haciz verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması, müeccel para alacağı yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların bulunması gerekir. İİK'nın 258/1.maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir.Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Yaklaşık ispat ölçüsünde haklılığının bulunması halinde muaccel bir para alacağı yönünden ihtiyati haciz, kararı verilebilecektir. Somut olayda ihtiyati haciz talep eden davacı taşıma sözleşmesinden kaynaklı navlun bedelleri için düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap ilişkisinde bakiye bedelin ödemediğini iddia etmektedir.Vergi dairesinden dosya kapsamında kazandırılan davacı şirket BS ve davalı şirket BA formlarından; davacının alacağına dayanak yaptığı 10 adet Euro cinsinden düzenlenmiş faturaların fatura tarihindeki kur üzerinden Türk lirası karşılığı olan 327.051,72 TL olarak bildirim yapıldığı, faturalarda ayrıca KDV bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yine davacı faturalarının Temel e-fatura senaryosuna göre hazırlandığı, bu senaryoda davalının bu faturaları kabul etmek zorunda olduğu, itirazının bulunması halinde TTK 18 maddesinde düzenlenen usuller iTTK 21 maddesindeki 8 günlük süre içinde itiraz etmesi gerektiği, davalı tarafça davaya cevap verilmediği ve bu yönde bir savunma ve delilin dosyaya ibraz edilmediği, bu hale göre İİK'nın 257. maddesindeki ihtiyati haciz koşullarının koşullarının oluştuğunun kabulü gerekir.Bu durumda mahkemece ihtiyati haczin koşulları oluştuğundan talebinin kabul edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Bununla birlikte dosyada yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından, ihtiyatı haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)b-2 uyarınca ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin istinaf konusu ara kararının kaldırılmasına ve İİK.259/1. maddesi uyarınca teminat mukabilinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/454 Esas, 22/07/2025 tarihli ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; 2- İhtiyati haciz talebinin KABULÜ ile; İ.İ.K.'nun 257.maddesi uyarınca (14.647,25 Euro karşılığı) alacağın % 15 'ine tekabül eden 96.997,50 TL teminat (nakit veya kesin-süresiz banka teminat mektubu) karşılığında karşı tarafın/borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İHTİYATEN HACZİNE, 3-İİK'nın 259. maddesi uyarınca teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın infazı için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, alacaklı vekiline verilmesine, 4-Teminata ilişkin ara kararın yerine getirilmesi ve kanuni süresi içerisinde kararın uygulanmasının talep edilmesi halinde kararın davaya konu icra dosyası üzerinden İcra Müdürlüğünce infaz edilmesine, 5-İİK'nın 261. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz kararının uygulanması, verildiği tarihten itibaren on gün içinde talep edilmediği takdirde, ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının İHTARINA, 6-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak;a-İhtiyati haciz isteyen davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana İADESİNE,b-İhtiyati haciz isteyen davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte, yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/10/2025