T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1668 KARAR NO : 2025/1408 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/744 KARAR NO : 2025/683 KARAR TARİHİ: 16/09/2025 DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dav…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1668 KARAR NO : 2025/1408 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/744 KARAR NO : 2025/683 KARAR TARİHİ: 16/09/2025 DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 29/12/2020 tarihinde "... Liderler Zirvesi 2021 Hizmet Sözleşmesi" akdedildiğini, 05/03/2021 tarihinde Online Platformda düzenlenecek olan "... Liderler Zirvesi" için davacıya 164.125.00 TL + KDV hizmet bedeli ödenmesinin, Zirve Etkinliğinin 27/04/2021 tarih saat 10.00’da yapılmaya başlanmasının taraflarca kararlaştırıldığını, davalının Beyoğlu 47. Noterliğinin 26/05/2021 tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi ile sözleşmede belirtilen hizmetlerin eksik sağlandığı gerekçesi ile sözleşmeye aykırı şekilde sözleşme bedelinde 58.705.50 TL (KDV dahil) kesinti yaptığını, öncelikle davalının kesinti yaptığı bedellere ilişkin hizmetlerin davacı tarafından eksiksiz olarak sağlandığını bu nedenle Rize Pazar 1.Noterliğinin 07/06/2021 tarih ... yevmiye ihtarnamesinin keşide edilerek ihtarnamelerinde söz konusu iddiların gerçeği yansıtmaması nedeniyle bakiye 58.705.50 TL (KDV dahil) alacağın ödenmesinin ihtar edildiğini, davalıya verilen hizmet ve emeğin karşılığı piyasa şartlarında sözleşme bedelinin çok daha üstünde iken sözleşme bedelinde kesinti yapılmasının hakkaniyetle bağdaşmadığını, beyan ederek, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 29/12/2020 tarihinde ... Liderler Zirvesi 2021 Hizmet Sözleşmesi düzenlendiğini, imza altına alınan sözleşmede davalının ünvanının ...ve İş Dünyası Konfedarasyonu olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye karşın işbu davada ... Ve İş Dünyası Konfedarasyonu İktisadi İşletmesi adına husumet yöneltilerek dava açıldığını, işbu davanın husumet ve dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davalı Dernekler Kanununa tabi Konfedarasyon olduğundan davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, tarafların ... Liderler Zirvesi 2021 Hizmet Sözleşmesi kapsamında belirtilen hizmet karşılığında 164.125.00 TL + KDV üzerinden anlaştığını ancak davacının sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülük ve hizmetleri yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşme bedelinden haklı nedenlerle 58.706.50 TL (KDV dahil) kesinti yapıldığını belirterek, öncelikle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, aksi kanaatte ise açılan davanın esastan reddine, haksız ve kötü niyetli davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI 1-Mahkemenin 28/11/2023 tarihli kararı; ''...eldeki dava, mutlak ticari dava olmadığı gibi davacı tacir ise de, davalı federasyonlarına bağlı her bir dernekten oluşan TMK'nın Dernekler başlıklı ikinci bölümünde düzenlenen tacir sıfatı bulunmayan derneklerin üst kuruluşu niteliğinde dernek olduğundan davanın nispi ticari dava niteliğinin de olmadığı anlaşılmakla, bu durumda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığından, yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği (İstanbul BAM 45 HD. 27/12/2023 T. 2023/1196 E. 2023/1879 K.) kanaatine varılmakla Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.2-Dairemizin 27/11/2024 tarihli kararı; "...Dernekler her ne kadar iktisadi bir amaçla kurulamayıp sadece manevi amaçlar için kurulabiliyor olsa da, bu manevi amaçlarını gerçekleştirmek üzere, bir ticari işletmeyi işletebilirler. Ancak bir derneğin işlettiği her türlü işletme, ticari işletme olmayabilir. Zira TTK'nın 11.maddesi uyarınca ticari işletmeden bahsedilebilmesi için; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyet, bu faaliyetin devamlı olması ve bu faaliyetin bağımsız yürütülmesi şeklinde üç unsurun bulunması gerekmektedir. Anılan koşulları sağlamayan dernek işletmesinin ise ticari işletme olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Koşulların sağlanması halinde ise tacir sayılacak olan derneğin işlettiği ticari işletme değil, bizatihi derneğin kendisi olacaktır. Yani dernekler, ticari işletme işlettikleri takdirde ve ticari işletmeleri ile ilgili konularda tacir sayılacaktır. Yine bu açıklamalar dernekler topluluğu olan federasyon ve federasyonlar topluluğu olan konfederasyonlar için de geçerlidir. Somut dosyada ise; eldeki dava, mutlak ticari dava olmadığından, davacı tacir ise de davalı konfederasyonun tacir sayılıp sayılmayacağının, yani davanın nispi ticari dava vasfı olup olmadığının yukarıda yer verilen açıklamalar, TTK'nın 11.maddesi ve TTK'nın 16.maddesi uyarınca tespit edilmesi gerekmektedir. Ancak mahkemece bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın yani davalı ...Ve İş Dünyası Konfederasyonu'nun işletmesi olan ... Ve İş Dünyası Konfederasyonu İktisadi İşletmesi'nin ticari bir işletme olup olmadığı hususu araştırılmadan eksik inceleme neticesinde karar verildiğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. Davalı vekili her ne kadar davanın husumet ve dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, öncelikle görev dava şartının çözüme kavuşturulması, anılan itirazların ise görevli mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri incelenmeksizin kararın yukarıda yer verilen gerekçelerle kaldırılmasına karar verilmiştir..."3-Mahkemenin 16/09/2025 tarihli kararı; "...Somut dosyada ise; eldeki dava, mutlak ticari dava olmadığı gibi davacı tacir ise de, davalı federasyonlarına bağlı her bir dernekten oluşan TMK'nın Dernekler başlıklı ikinci bölümünde düzenlenen tacir sıfatı bulunmayan derneklerin üst kuruluşu niteliğinde dernek olduğu, davanın nispi ticari dava niteliğinin de olmadığı, yine Vergi Dairesinden gelen yazı cevabına göre, davalı ...Ve İş Dünyası Konfederasyonu'nun gelir ya da Kurumlar Vergisi yönünden mükellefiyet kaydının bulunmadığı, bilanço veya işletme esasına göre defter tutmadığının bildirildiği, dolayısı ile davanın nisbi ticari dava olmadığı gibi davalının da tacir olmadığı, bu durumda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığı ve yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği (İstanbul BAM 45 HD. 27/12/2023 T. 2023/1196 E. 2023/1879 K.) anlaşıldığından Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili ...Ve İş Dünyası Konfederasyonu ile davacı arasında 29/12/2020 tarihinde ... Liderler Zirvesi 2021 Hizmet Sözleşmesi düzenlendiğini, taraflar arasında imza altına alınan sözleşmede müvekkil şirket unvanı ...Ve İş Dünyası Konfederasyonu olduğu belirtilerek imzalanıp kaşelendiğini, işbu davanın "... ve İş Dünyası Konfederasyonu İktisadi İşletmesi" adına husumet yöneltilerek açıldığını, işbu nedenle davanın husumet ve dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, bilirkişi raporu ile davacının müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı sabit iken görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK'nın 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK'nın 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1.maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, ....öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükmüne yer verilmiş ve TTK'nın 5/1. maddesinde ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup TTK'nın 4/1.maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.Nispi ticari davalar ise her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Yine Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediğinden, TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi, ticari davalarla sınırlı olup, davanın ticari dava olup olmadığının TTK'nın 4.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.TTK'nın 4/1.maddesinde nispi ticari dava, "her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları'' olarak belirtilmiş ve nispi ticari dava, ticari işletme kavramı ile tanımlanmıştır. TTK'nın 11.maddesi; "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir. Yine TTK'nın 16/1.maddesinde; "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." düzenlemesine yer verilmiştir. 4721 sayılı TMK'nın 56.maddesinde; dernekler, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi toplulukları olarak tanımlanmıştır. Yine Dernekler Kanunu'nda da "Kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarını" ifade ettiği belirtilmiştir. TMK'nın 96.maddesinde; federasyonların, kuruluş amaçları aynı olan en az beş derneğin, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle kurulduğu,TMK'nın 97.maddesinde ise konfederasyonların, kuruluş amaçları aynı olan en az üç federasyonun, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle kurulduğu, her konfederasyonun bir tüzüğünün bulunduğu, konfederasyonların kuruluş bildirimi, tüzük ve gerekli belgelerin yerleşim yerinin en büyük mülki amirine verilmesiyle tüzel kişilik kazandığı düzenlenmiştir.İlgili yasal düzenlemeler uyarınca dernekler, kazanç paylaşma amacı dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere bir araya gelen gerçek veya tüzel kişilerin oluşturdukları, tüzel kişi topluluğu olup derneğinin amacın hukuka veya ahlaka aykırı olmaması gerekmektedir. Yani dernekler, kazanç sağlama amacı dışında daha çok manevi amaçlar için kurulurlar. Dernekler her ne kadar iktisadi bir amaçla kurulamayıp sadece manevi amaçlar için kurulabiliyor olsa da, bu manevi amaçlarını gerçekleştirmek üzere, bir ticari işletmeyi işletebilirler. Ancak bir derneğin işlettiği her türlü işletme, ticari işletme olmayabilir. Zira TTK'nın 11.maddesi uyarınca ticari işletmeden bahsedilebilmesi için; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyet, bu faaliyetin devamlı olması ve bu faaliyetin bağımsız yürütülmesi şeklinde üç unsurun bulunması gerekmektedir. Anılan koşulları sağlamayan dernek işletmesinin ise ticari işletme olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Koşulların sağlanması halinde ise tacir sayılacak olan derneğin işlettiği ticari işletme değil, bizatihi derneğin kendisi olacaktır. Yani dernekler, ticari işletme işlettikleri takdirde ve ticari işletmeleri ile ilgili konularda tacir sayılacaktır. Yine bu açıklamalar dernekler topluluğu olan federasyon ve federasyonlar topluluğu olan konfederasyonlar için de geçerlidir. Dairemizin kaldırma kararında, anılan açıklamalara yer verilerek, davalı ...Ve İş Dünyası Konfederasyonu'nun işletmesi olan ... Ve İş Dünyası Konfederasyonu İktisadi İşletmesi'nin ticari bir işletme olup olmadığı hususunun araştırılması ve görevli mahkemenin bu araştırma uyarınca tespit edilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Mahkemece yapılan araştırma neticesinde davalının tacir olduğuna dair bir kayıt tespit edilmemiştir.Somut dosyada; davanın mutlak ticari dava olmadığı, davacı tacir ise de davalı konfederasyon tacir sayılamayacağından davanın nispi ticari dava vasfı olmadığı tespit edildiğinden görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. 6100 saylı HMK'nın "Kötüniyetle İstinaf Yoluna Başvurma" başlıklı 351. maddesinde; "İstinaf başvurusunun kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa, bölge adliye mahkemesince, 329 uncu madde hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır. Mezkur 351. maddenin atıf yaptığı HMK'nın "Kötüniyetle veya Haksız Dava Açılmasının Sonuçları" başlıklı 329. maddesinde ise; "(1)Kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir. Vekâlet ücretinin miktarı hakkında uyuşmazlık çıkması veya mahkemece miktarının fahiş bulunması hâlinde, bu miktar doğrudan mahkemece takdir olunur. (2) Kötüniyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.Davalı vekili davanın husumet ve esastan reddi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek istinaf yoluna başvurmuş ise de önceki karara yönelik olarak yapmış olduğu istinaf başvurusunda da aynı itirazları ileri sürdüğü, Dairemizin kaldırma kararında "...Davalı vekili her ne kadar davanın husumet ve dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, öncelikle görev dava şartının çözüme kavuşturulması, anılan itirazların ise görevli mahkemece değerlendirilmesi gerektiği..." hususlarına yer verilmiş olmasına rağmen yine aynı gerekçelerle istinaf yoluna başvurmasının yukarıda yer verilen yasa maddesinde ifade edildiği gibi kötüniyetli olduğu kanaatine varılmıştır.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine, HMK'nın 351'inci maddesi göndermesi ile HMK'nın 329/2'nci maddesi uyarınca kötüniyetli olarak istinaf yoluna başvuran davalının takdiren 5.000,00 TL disiplin para cezasına mahkum edilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Kötüniyetli olarak istinaf yoluna başvuran davalının takdiren 5.000,00 TL DİSİPLİN PARA CEZASIYLA MAHKUM EDİLMESİNE, infazının ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının ve istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.c ve 362/1.g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/12/2025