6. Ceza Dairesi 2022/6202 E. , 2024/3765 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/260 E., 2022/9 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin …
**6. Ceza Dairesi 2022/6202 E. , 2024/3765 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/260 E., 2022/9 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafii duruşmalı temyiz inceleme talebinde bulunmuş ise de, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca taktiren duruşma talebinin REDDİNE, I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2017 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a,c, 53 üncü maddeleri gereğince kamu davası açılmıştır. 2.Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.05.2018 tarihli ve 2017/85 Esas, 2018/194 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a,c, 168/3-2, 62, 53 üncü maddeleri gereğince 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3.Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.05.2018 tarihli ve 2017/85 Esas, 2018/194 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların müdafiileri tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonrası 12.01.2022 tarihli ve 2021/260 Esas, 2022/9 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılmasına ve sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a,c, 62 nci, 53 üncü maddeleri gereğince 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar lehine başvurulması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 283 maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakları gözetilerek ilk derece Mahkemesince belirlendiği şekliyle hapis cezalarının 6 yıl 1 ay 10 gün olarak ayrı ayrı infazına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1-Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suçun nitelikli halinin oluşmadığına, mahkûmiyeti gerektirir yeterli delil bulunmadığına, 2-Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, suçu işlemediğine 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi, lehe hükümlerin uygulanması ve hükmün bozulması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Mağdurun olay tarihinde saat 15.00 sıralarında ... Tepesine yaya olarak çıkarken sanıklar ... ve ...'ın yanına geldikleri ve mağdurdan cep telefonunu istedikleri, mağdur ...'un neden diye sorması üzerine sanık ...'un olay sonrası ele geçirilemeyen bir bıçak çıkartarak "bıçağı görmüyor musun?" deyip, katılan mağduru korkutup mağdura ait cep telefonunu zorla aldıkları ve olay yerinden uzaklaştıkları, sanıkların almış oldukları bu telefonu telefon bayisine sattıklarının kabulü ile karar verildiği anlaşılmıştır. 2.Mağdur aşamalardaki ifadelerinde olay bölümü (1) nolu bentteki gibi beyan etmiştir. 3.Sanık ... aşamalardaki savunmalarında özetle, "..suçu diğer sanık ile birlikte uyuşturucu madde etkisi ile işledik bende bıçak yoktu. Diğer sanık ... bıçağı çekti ve bıçağı görmüyor musun diye mağduru korkutarak cep telefonunu aldı. Sonra bu telefonu 280,00 TL ye sattık yaptığımdan pişmanım cahillikti.” şeklinde beyan etmiştir. 4.Sanık ... aşamalardaki savunmalarında özetle, " ... tepesinin orada mağdur tek başına olduğu halde biz iki kişi idik. Buna rağmen mağdur ...'un elinden telefonunu aldım. Ancak elimizde kesinlikle bıçak yoktu. Belimde telefon kabı vardı. Ben de onu göstererek bıçağı görmüyor musun şeklinde mağduru korkutmuştum bu şekilde telefonunu almıştım..." şeklinde beyan etmiştir. 5.Kolluk tarafından düzenlenen olay araştırma, fotoğraf teşhis, görüntü izleme tutanakları, tanıklar H.S., M.S., İ.Ş. ve A.T.'nin ifade tutanakları dava dosyası içerisindedir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "Hukuki Süreç" başlığının (3) nolu paragrafında belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Suçun Nitelikli Halinin ve Unsurlarının Oluşmadığına, Mahkûmiyeti Gerektirir Yeterli Delil Bulunmadığına, Suçu İşlemediklerine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden Mağdurun aşamalardaki kararlı değişmeyen beyanları, sanıkların ikrarı, kolluk tarafından düzenlenen olay araştırma, fotoğraf teşhis, görüntü izleme tutanakları, tanıklar H.S., M.S., İ.Ş. ve A.T.'nin ifade tutanakları ve suçun birden fazla nitelikli halinin gerçekleştiği dikkate alındığında, bölge adliye mahkemesince teşdit uygulanmasına dair ".. suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak.." şeklindeki gerekçesinde de isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve sanıkların müdafiilerinin temyiz sebeplerine yönelik hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanık ... müdafiinin 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu Maddesinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Sanık ... ile birlikte olayın başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, suç ortağının etkinlik ve gücünü arttırdığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asli fail olarak eylemlere katıldığı ve suçunun ... olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz istemleri yerinde görülmemiş bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Lehe Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden İse Her ne kadar mağdurdan yağmalanın cep telefonu, üçüncü kişi tarafından kolluğa teslim edilmiş ve bu şekilde mağdura iadesi sağlanmışsa da, cep telefonunu satın alan üçüncü kişi ...'ın ifadesinde cep telefonunu satın aldığı ... adlı kişi tarafından yeni bir cep telefonu verilerek zararının giderildiğini belirttiği, sanıkların cep telefonunu sattığı cep telefonu bayisi ...'nin ise cep telefonunu sattığı müşterisinin zararını giderdiğini beyan ettiği, sanıkların ise kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık iradesiyle sözkonusu satış silsilesi içerisinde zarara uğradığı anlaşılan cep telefonu bayisi ...'nin zararını giderdiklerinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/3-2 maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Nedeniyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde (3) nolu paragrafta açıklanan nedenle, sanık ... ve sanıkların müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz isteği yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 12.01.2022 tarihli ve 2021/260 Esas, 2022/9 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 3.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 20.03.2024 tarihinde karar verildi.