TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/11/2022 NUMARASI : 2020/465 Esas 2022/873 Karar DAVA :Yöneticinin Kar Payının İadesi (TTK 512) DAVA TARİHİ : 28/09/2020 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/03/2026 Taraflar arasındaki TTK'nun 512.maddesine dayalı davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde isti…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1282 Esas 2026/342 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1282 KARAR NO : 2026/342 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/11/2022 NUMARASI : 2020/465 Esas 2022/873 Karar DAVA :Yöneticinin Kar Payının İadesi (TTK 512) DAVA TARİHİ : 28/09/2020 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/03/2026 Taraflar arasındaki TTK'nun 512.maddesine dayalı davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın dava dışı ... Holding A.Ş.'den alacaklı olduğunu, söz konusu alacakların dayanağı olan Ankara 20. Noterliğinin 05/06/2018 tarih ve 8749 yevmiye no'lu borç ikrarı ve tasfiye sözleşmesi ile bu sözleşmeye ek aynı noterliğin 05/06/2018 tarih ve 8750 yevmiye no'lu, 31/07/2018 tarih ve 13667 yevmiye no'lu, 31/08/2018 tarih ve 14660 yevmiye no'lu sözleşmelerinin fotokopilerini dilekçe ekinde sunduğunu, anılan borçlu şirketin zarar etmesine rağmen 15/05/2015 tarihinde yapılan 2014 yılına ait olağan genel kurul toplantısında brüt 45.825,00-TL'nin en geç 30/12/2015 tarihine kadar temettü olarak dağıtılmasına ve dağıtım tarihinin belirlenmesi hususunda şirket yönetim kuruluna yetki verilmesine karar verildiğini, 07/04/2016 tarihinde yapılan 2015 yılı olağan genel kurul toplantısında ise; kâr dağıtım ödemelerinin miktar ve en geç yapılması gereken tarihlerinin belirlendiğini, ancak alınan genel kurul kararının sermayesinin korunması ilkesine aykırı olup TTK 447/1-c maddesi gereğince batıl olduğunu, bu nedenle batıl olan genel kurul kararına dayalı kâr payı dağıtımının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirket hissedarları olan davalıların kâr paylarını haksız yere ve kötü niyetli almaları nedeniyle şirkete iade ile yükümlü olduklarını iddia ederek HMK 107/2 ve 109 m.gereğince belirli alacağa ilişkin bedel arttırım hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davalı yönünden ayrı ayrı 5.000,00-TL olmak üzere toplam 235.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesinde belirtilen oranda işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile ... Holding A.Ş.'ye ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar ..., D... vekilleri sundukları cevap dilekçelerinde özetle; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu şirket yönünden müvekkillerine kâr payı ödenmesine ilişkin genel kurul kararının şirket mali kayıt ve bilançolarına uygun olarak alındığını, bu nedenle dağıtılan kâr payları yönünden kötü niyetli alındığının ileri sürülemeyeceğini, müvekkillerinin ortağı olduğu dava dışı şirketin alacaklısı olan bankanın dava açma ehliyetinin bulunmadığını, müvekkillerinin açılan davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gibi kâr payı dağıtım kararının sermayenin korunması ilkesine aykırı olmadığını, müvekkillerinin bu nedenle kendilerine ödenen kâr payını TTK 512 m.gereğince iade ile yükümlü olmadıklarını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, haklarındaki davanın tefrikine karar verilen davalılar ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise; HMK 114/1-d .m. delaleti ile 115/2.m. gereğince taraf ehliyetine ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı ... Holding A.Ş iflas etmese dahi müvekkili bankanın aktif dava ehliyeti ve eldeki davayı açmada hukuki yararının bulunduğunu, müvekkilinin ... Holding A.Ş'den alacaklı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; TTK 512. m.gereğince dava dışı şirketin alacaklısı konumundaki davacı banka tarafından şirketin ortakları olan davalılara haksız yere ve kötüniyetli olarak batıl nitelikteki genel kurul kararına istinaden yapıldığı ileri sürülen kâr payı ödemesinin şirket lehine istirdaden tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara 20.Noterliğinin 05/06/2018 tarih ve 8749 yevmiye no'lu borç ikrarı ve tasfiye sözleşmesi ile eki sözleşmeler, ticaret sicil kayıtları vs deliller dosya arasında mevcuttur. Dosya kapsamından, davacının dava dışı ... Holding A.Ş.'den Ankara 20.Noterliğinin 05/06/2018 tarih ve 8749 yevmiye no'lu borç ikrarı ve tasfiye sözleşmesi ile eki sözleşmeler kapsamında alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı yan, 05/06/2018 tarihli sözleşme kapsamında dava dışı ... Holding A.Ş'den alacaklı olduğundan davalı şirket ortaklarına haksız yere ödenen kar paylarının TTK'nun 512.maddesi gereğince davalılardan tahsili ile dava dışı şirkete ödenmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 512. maddesinde; "(1) Haksız yere ve kötüniyetle kâr payı veya hazırlık dönemi faizi alan pay sahipleri, bunları geri vermekle yükümlüdür. Yönetim kurulu üyelerinin kazanç payları hakkında da aynı hüküm uygulanır. (2) Geri alma hakkı, paranın alındığı tarihten itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre, TTK 512.m. gereğince dava dışı Şirketin davalı ortakları tarafından haksız yere ve kötüniyetle alındığı ileri sürülen kâr payının iadesi dava açmaya Şirket yönetim kurulu yetkilidir. Davacı bankanın iade istemine konu kâr payının dava dışı Şirkete verilmesini talep etmiş olsa dahi açma hakkı bulunmamaktadır. Ancak iflas yönetimi, dava hakkını alacaklılara devir edebilir (İİK 245.m.). Somut olayda ise şirket yönetim kurulu tarafından açılan bir dava söz konusu olmayıp, davacının eldeki dava yönünden aktif husumet ehliyeti bulunmadığından ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak her ne kadar mahkemece, davalılar ... hakkında açılan davadan feragat edilmiş olup, 07/09/2022 tarihli celsede haklarındaki davadan feragat edildiği bildirilen anılan davalılar yönünden dava tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine ve eldeki dosyadaki taraf sıfatları sona ermesine rağmen mahkemece anılan davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar usul ve yasaya uygun olmamakla birlikte söz konusu hususun maddi hataya dayandığı düşünüldüğünden kaldırma nedeni yapılmamış eleştirmekle yetinilmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/03/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -