7. Hukuk Dairesi 2015/11464 E. , 2015/14568 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi : İzmir 9. İş Mahkemesi Tarihi : 19/11/2014 Numarası : 2014/213-2014/788 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ve katılan vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü'nün 25.12.2013 tarih ve 87 sayılı raporunun müvekkili ku
**7. Hukuk Dairesi 2015/11464 E. , 2015/14568 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : İzmir 9. İş Mahkemesi Tarihi : 19/11/2014 Numarası : 2014/213-2014/788 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ve katılan vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü'nün 25.12.2013 tarih ve 87 sayılı raporunun müvekkili kuruluşa 12.02.2013 tarihinde tebliğ olunduğunu, söz konusu rapor içeriğinin tamamen hatalı ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, işyerinde çalışan sendika üyesi işçilerin intibaklarının, alacağı ücretlerinin, eski kıdemlerinin tespit ve değerlendirme usulünün Toplu İş Sözleşmesinde gösterildiğini, uyuşmazlık konusu sendikalı 7 işçinin rızaları alınarak ücret intibakının yapıldığını, bu intibakta TİS hükümlerinin göz önünde tutulduğunu, hatalı intibak ve eksik ödemenin söz konusu olmadığını, iş müfettişinin işçi alacaklarıyla ilgili konularda kendisini hakim yerine koyarak alacak tespit etmesinin yargılamayı gerektiren bir konuda mahkemeye ait görev ve yetkinin kullanılması anlamına geldiğini, bunun da kabulünün söz konusu olamayacağını belirterek iş müfettişi raporunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, öncelikle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, ... Sendikası İzmir Şubesi'nin başvurusu üzerine inceleme başlatılarak rapor düzenlendiğini, teftiş raporlarının aksi ispat edilene kadar geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Katılan vekili, 1987-2003 tarihleri arasında işe giren birçok işçinin işe girişlerinde yükleme-boşaltma kadrosuna kaydedildiğini ve bu kadro için öngörülen I sayılı cetvel üzerinden kıdem verildiğini, gerçekte bu işçilerin teknik atölyede ve yemekhanede çalıştırıldığını, işe alındıktan kısa bir süre sonra teknik atölye kadrosundaki işlere aktarıldığını, dolayısıyla fiilen yapılan işler için TİS'nde öngörülen III sayılı cetvelin intibakta nazara alınması gerektiğini, bu hatalı intibakın inceleme sonucunda tespit edildiğini, nitekim söz konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak 30 kadar işçinin mahkemede hatalı intibaktan kaynaklanan alacak davası açtığını ve halen bu davaların derdest olduğunu belirtmiştir. Mahkemece taraflar arasında uyuşmazlık TİS'nin yorum ve intibakından kaynaklandığı, iş müfettişinin incelemede intibakların hatalı olduğunu belirtiği, ancak bu hatanın ne şekilde olduğunu ve her bir işçinin ne kadar miktar alacaklı olduğu yönünde bir tespit yapmadığı, TİS'nın genel olarak yorum ve ücret intibakından kaynaklı hatalı uygulandığı, bu husus yargılamayı gerektirdiğinden nitekim müdahile talebinde bulunan sendika vekilinin beyanlarında belirtildiği üzere İş Mahkemelerinde açılan derdest davaların bulduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 25.12.2013 tarihli ve 82 sayılı raporuna yapılan itirazın kabulüyle raporun iptaline karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre davacı tarafa ait işyerinde T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişlerince 11.12.2013-23.12.2013 tarihleri arasında yapılan teftiş sonucu ücret ödemelerine ilişkin şikayet dilekçesinin incelenmesine dair 25.12.2013 tarih ve 87 sayılı rapor düzenlendiği ve bu raporun davacıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Raporda, işverenlikçe işverenlik nezdinde farklı görev ve unvanlarda çalışan 26 işçinin gemi adamı sınavını kazanmaları sonucu gemi adamı olmaları nedeniyle söz konusu 26 işçinin işyeri uygulaması ile çalışma koşulu haline gelen ücretlerinin düşürülerek ödenmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun ücret ile ilgili hususları düzenleyen 32'nci maddesine ve TİS'nin 53 ve 129'uncu maddelerine aykırılık oluşturduğu ve 1. kategoride yükleme-boşaltma, 2. kategoride mekanik vasıta operatörü olarak çalışan işçilerden sınavla ve ihtiyaç dahilinde atölye bölümüne alınan 7 işçinin, işverenlikçe TİS'nin 53/5 maddesine göre hesaplanan-ödenen ve işyeri uygulaması ile çalışma koşulu haline gelen ücretlerinin hatalı ve fazla hesaplandığı öne sürülerek TİS'nin 50/2-f maddesi uyarınca yeniden hesaplanarak 15.05.2013 tarihinden itibaren düşürülerek ödenmesinin 4857 sayılı Kanun'un 32'nci maddesine aykırılık oluşturduğu tespit edilmiştir. Davanın yasal dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 92.maddesidir. Anılan maddenin 3. fıkrasında "...Çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Yasanın açık hükmüne göre iş müfettişlerince düzenlenen raporlar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli belgelerdir. Davacı, iş müfettişlerince düzenlenen raporun iptalini talep etmektedir. Raporda tespiti yapılan hususlar ilgili taraf için mükellefiyetler doğurabileceğinden davacı işverenin hukuki menfaatinin etkilenmesi ihtimali söz konusu olduğu gibi teftiş raporunda lehlerine tespitte bulunulan işçilerin de hukuki menfaati etkilenecektir. Bu nedenle verilecek kararın hak alanını ilgilendireceği gözetilerek teftiş raporunda edilip teftiş tutanaklarında lehlerine tespit yapılan işçiler tespit ve davaya dahil edilerek ifadelerine başvurulmalı, işin esasına girilmeli, yine taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmalı ve oluşan sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece taraf teşkili yapıldıktan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozma sebebidir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ve katılan vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ve katılana iadesine, 10/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.