12. Hukuk Dairesi 2016/28011 E. , 2018/1572 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu hakk…
**12. Hukuk Dairesi 2016/28011 E. , 2018/1572 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibine karşı, borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda sair itiraz ve şikayetleri yanında, müvekkilinin alzheimer hastası olduğunu,bu nedenle Fatsa Sulh Hukuk Hakimliği’nin 2015/882 Esas sayılı dosyasıyla vesayet altına alınması için dava açıldığını, senet altındaki imzanın hukuken müvekkiline ait olmadığını, aksi düşünülse bile müvekkilinin okuma yazma bilmediğinden attığı imzanın kendisini bağlamayacağını belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş, Mahkeme, “....davacı vekili tarafından imzaya itiraz edilmişse de, itiraz gerekçesinde imzanın davacı borçluya ait olduğunu ancak okuma-yazma bilmediğinden geçerli bir imza olmadığını beyan ettiği, buna karşın davacı vekilinin vekaletnamesinin davacının imzası ile düzenlendiği, imzanın geçersiz olduğunun kabulü halinde, davacı vekilinin vekil sıfatının kalkacağı ve usulünce açılmış bir dava bulunmayacağı gözetilerek,...” gerekçesiyle imzaya itirazı reddetmiştir. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Takibe dayanak bononun tanzim tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK'nun, "Borçlanma Ehliyeti" kenar başlığını taşıyan 582. maddesine göre (6102 sayılı TTK'nun 670. maddesi), akit ile borçlanmaya ehil olan kimse, poliçe, çek ve bono ile borçlanmaya da ehildir. Aynı Kanun'un 1. maddesi gereğince, bu kanunun ayrılmaz bir cüzü olduğu açıklanan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 9. maddesine göre, fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir; aynı Kanun'un 10. maddesine göre, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır; 13. maddesine göre, yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir; 14. madde hükmüne göre, ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur; 15. madde hükmüne göre, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz; 16. maddesine göre ise, ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler.