11. Hukuk Dairesi 2010/10408 E. , 2012/3630 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/06/2010 tarih ve 2010/230-2010/421 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakl…
**11. Hukuk Dairesi 2010/10408 E. , 2012/3630 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/06/2010 tarih ve 2010/230-2010/421 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Üniversitelerarası Kış Oyunlarında kullanılması planlanan amblemin müvekkiline ait olduğu yönünde davalılar hakkında açtıkları tecavüzün önlenmesi ve maddi, manevi tazminat istemli davanın kısmen kabulle sonuçlandığını, ancak davalıların müvekkiline ait olan fikir ve sanat eseri niteliğindeki amblemi kullanmaya devam ettiklerini ileri sürerek, davalıların tecavüzünün önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı üniversite tarafından, davaya konu amblemin marka olarak tescil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacıya ait esere tecavüzün önlenmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili, 2011 Üniversitelerarası Kış Oyunlarında kullanılan amblemin müvekkiline ait bir eser olduğunu ancak davalılar tarafından söz konusu eserin izinsiz olarak kullanıldığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davaya konu amblemin davalı üniversite tarafından kendi adına marka olarak tescil ettirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemize intikal eden ve tarafları aynı olan ve eldeki davadan daha önce açılan bir başka davada ise davacı tarafça, davalıların söz konusu esere tecavüz ettikleri iddiası ile dava açıldığı ve yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 6.000 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak her iki dava dosyası içeriği incelendiğinde esasen davacı vekilinin ilk açtığı davada, davalıların tecavüzünün önlenmesine karar verilmesini talep ettiği ve talebini dava tarihine kadar olan bölümle sınırlı tutmadığı görülmektedir. Bir başka anlatımla, davacı tarafça talep edilen ve tecavüzün önlenmesini içerir her iki davanın konusu aynıdır. Bu durumda, her iki davanın sonucu birbirini etkileyeceğinden mahkemece her iki dava dosyası birleştirilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2 – Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.