7. Hukuk Dairesi 2009/4952 E. , 2010/2564 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için z…
**7. Hukuk Dairesi 2009/4952 E. , 2010/2564 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Somut olayda davalı hazine 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca oluşturulan tapu kaydına, davacı taraf ise tescil davası sonucunda oluşan tapu kaydına dayanmıştır. Davalı hazinenin tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olduğu yanlar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı gibi esasen bu yön mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Ne var ki, davacı tarafın tutunduğu tescil hükmü ile oluşan tapu kaydının uygulaması yetersizdir. O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davacı tarafın tutunduğu tescil hükmü ile oluşan tapu kaydının dayanağı mahkeme ilamı ve eki harita, Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, mahkeme ilamı tapu kaydının dayanağı evrak arasında bulunmadığı takdirde kararın onaylı bir örneği ilgili mahkemeden istenilmeli, tapu kaydının revizyon gördüğü başkaca taşınmazlar varsa dava konusu taşınmazla birleşik kroki ve bu taşınmazları dıştan çevreleyen tüm komşu taşınmazlara ait tutanak örnekleri ile dayanak kayıtları getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, fen memuru hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının dayanağı haritanın ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılarak yerine uygulanmalı, davacı tapusunun kapsamı bu yolla duraksamasız belirlenmeli, tapu kaydının dayanağı harita yoksa tapu kaydında ve dayanağı ilamda tarif edilen sınır yerlerinden yararlanılarak tapu kaydı yerine uygulanmalı, kapsamı belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bu yolla taşınmazın davacı tarafın dayandığı tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız olarak belirlenmelidir. Davacının dayanağı tescil ilamında hazinenin taraf olduğu saptandığı takdirde sözü edilen ilamın usulün 237.maddesi hükmü uyarınca hazineyi bağlayacağı, taşınmazın tümü yada bir bölümünün davacının tutunduğu tapu kaydının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde ise kayıt kapsamı dışında kalan bölüm yönünden davacı taraf lehine delil olabileceği gibi aleyhine de delil olabileceği, aksinin daha güçlü delillerle kanıtlanabileceği, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının oluştuğu 1952 yılından hazine tapu kaydının oluştuğu 1963 yılına kadar zilyet davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/1.maddesi hükmü uyarınca kazanım sağlayan süreye ulaşan zilyetliğin bulunmadığı göz önüne alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tümü ile yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.