Hukuk Genel Kurulu 2017/1739 E. , 2019/349 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “maddi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, kapatılan Kadıköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.04.2012 tarihli ve 2009/191 E., 2012/223 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı PTT Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.02.2014 tarihli ve 2014/2149 E., 2014/2872 K. sayı…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/1739 E. , 2019/349 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “maddi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, kapatılan Kadıköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.04.2012 tarihli ve 2009/191 E., 2012/223 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı PTT Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.02.2014 tarihli ve 2014/2149 E., 2014/2872 K. sayılı kararı ile; "...Dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur. Davacı, dava dışı borçlusu aleyhinde başlattığı icra takibinde yine dava dışı sigorta şirketine İİK 89/1 maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilmesini istediğini, ihbarnamenin davalı PTT'nin alo 169 post hizmeti kanalıyla ulaştırılmasının istendiğini, bu hizmette tebliğ evrakının aynı il içinde 4 saatte, farklı il içinde ise ertesi gün tebliği gerekli iken evrakın 6 gün sonra tebliğ edildiğini, bu arada sigorta şirketinin borçlusuna ödeme yaptığını, kendisinin icra takibinin aciz vesikasına bağlandığını alacağını davalının kusurlu hizmeti nedeni ile tahsil edememesinden dolayı uğradığı zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, usul ve esas yönlerden davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalının evrakın tebliğindeki gecikmeden dolayı kusurlu olduğu benimsenmiş, istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir. Posta gönderilerinin doğru ve güvenli bir şekilde ve zamanında adrese teslimi ve bu kapsamdaki işlerin denetlenmesi PTT Genel Müdürlüğü'nün kamu hizmeti kapsamındaki görevleri arasında olup, bu görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir. İdarenin işlem ya da eylemi nedeni ile doğan zararlardan dolayı; idari Yargılama Usulü Yasası'nın 2/1-b maddesi gereğince İdare'ye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Görev sorunu, açıkça veya hiç ileri sürülmese de kendiliğinden dikkate alınır. Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu benimsenerek yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeni ile dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. .." gerekçesiyle oy çokluğuyla bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 2494 sayılı Kanun ile değişik 438/II. fıkrası hükmü gereğince direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağından davalı PTT Genel Müdürlüğü vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: