11. Hukuk Dairesi 2021/6209 E. , 2023/1553 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Esastan Ret Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından tem…
**11. Hukuk Dairesi 2021/6209 E. , 2023/1553 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Esastan Ret Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.03.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin diğer ortaklarının sahtecilik yaparak 31.07.2008 tarihli bir genel kurul toplantısı yaparak şirketin tasfiyesine karar verildiğini, davacının da sanki toplantıya katılmış gibi gösterildiğini, oysa hazirun cetvelindeki imzanın davacıya ait olmadığını, imzanın sahte olduğunu, davacının toplantıdan tesadüfen haberdar olduğunu, toplantının duyurulmadan yapıldığını, diğer ortakların İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/213 E. sayılı dosyasında sahtecilik suçundan mahkûm olduğunu, bu nedenle anılan toplantının ve kararların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 447 nci maddesi uyarınca batıl olduğunu beyanla, tasfiye sonunda da davacıya bir pay ödenmediğini, davalı şirketin 31.07.2008 tarihli olağan genel kurul toplantısının ve kararların iptaline, şirket ünvanındaki Tasfiye Halinde ibaresinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı taraf genel kurula davet edilmediğini ve sahtecilik yapıldığını iddia etmiş ise de, yapılan usulsüzlüğün 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iptâle tabi olduğu, tasfiye kararı alınmasının 447 inci maddesinde belirtilen yasaklanmış fiil veya kararlardan olmadığı, iptâl davasının 445 inci maddesi uyarınca üç aylık yasal hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri