11. Hukuk Dairesi 2014/2465 E. , 2014/10263 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/10/2013 tarih ve 2013/76-2013/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgel
**11. Hukuk Dairesi 2014/2465 E. , 2014/10263 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/10/2013 tarih ve 2013/76-2013/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkili ile birleştirilen dosya davalıların, asıl dosyanın davalısı .... Plastik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ayrı ayrı % 50'şer oranında pay sahibi olduklarını, şirketin müdürlüğünü davalı ...'nin yürüttüğünü, müvekkilinden habersiz olarak davalı şirketin tesislerinin ....'ya taşınmasından sonra ....'de hiçbir çalışanının kalmamasına karşın 2006 yılından beri ....'de 50 işçinin çalışıyor göründüğünü, bu kişilerin gerçekte birleştirilen dosyada davalıların başka şirketlerinin çalışanları olduğunu, esasen işletmenin tümüyle 20 kişi ile yürütüldüğünü, davalı şirketin ödenmemiş vergi ve SSK prim borçlarının, ayrıca banka kredi borçlarının bulunduğunu, oysa şirketin 22/11/1999 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararlar gereğince şirketin banka kredisi kullanmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin imzasının diğer ortaklar tarafından taklit edildiğini, oysa müvekkili şirket temsilcisinin 10 yıldır Türkiye'ye giriş yapmadığını, böylece müvekkilinin davalı şirkete ve şirketteki ortaklarına olan inancını yitirdiğini ileri sürerek şirketin fesih ve tasfiyesine, olmadığı taktirde müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 430.129,52 TL ayrılma payı bedelinin tahsiline ve dava sonuna kadar davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen dava davalıları vekili davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin ....'da şube açtığı tarihten sonra üretimi .... Şubesi'nde yapmaya başladığı, ....'deki üretim kademeli olarak düşerken ...'deki işçi sayısının üretimle aynı oranda düşüş göstermediği, 2010 yılı 4. ayı itibariyle ....'de çalışan şirket personelinin kalmadığı, davalı şirketin toplam 540.193,47 TL vergi borcunun olduğu, davacı tarafından alınan ortaklar kurulu kararlarında atılan sahte imzalar için yaptığı şikayetin sonucunda birleştirilen dosyadaki davalıların beraatlerine karar verildiği, dosyanın Yargıtay'dan temyiz incelemesinden dönmediği, böylece, İtalya'da faaliyet gösteren davacı ortak ile davalı şirketin .../... temsil ve yönetim yetkilerine sahip olan birleştirilen dosyada davalı ortaklar arasında, şirketin yönetimi konusunda ciddi bir güvensizlik ve anlaşmazlık ortamı meydana geldiği, tarafların eşit hisseye sahip oldukları, mevcut sermaye yapısı ile şirketin karar ve yönetim mekanizmalarının bu güvensizlik ortamı içerisinde sağlıklı bir şekilde yürütülmesinin imkansız hale geldiği, ne var ki, davalı şirketin halen faaliyetini sürdürdüğü ve birleştirilen dosyada davalı ortakların bu şirket faaliyetini devam ettirme isteğinde bulundukları, davacının şirketteki ayrılma payı bedelinin 15/01/2013 tarihi itibariyle 430.129,52 TL olduğu gerekçeleriyle davacının ortaklıktan çıkma (ayrılma) talebinin kabulü ile 430.129,52 TL çıkma (ayrılma) payı bedelinin kararın kesinleşmesinden sonra davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, davacının, ayrılma payı bedelinin birleştirilen dosyada davalılardan tahsili talebinin reddine, davacının ortaklıktan çıkmasına karar verilmesine göre, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Ancak, Dairemizin yerleşmiş içtihatları uyarınca çıkma payının karar tarihine en yakın gerçek değer üzerinden hesaplanması gerekir. Dava tarihinden sonraki borçlanmaların hesaba dahil edilmemesi için, bu borçlanmaların gerçek bir borçlanma olmayıp muvazaalı olduğunun kanıtlanması gerekir. Davada böyle bir iddia da ileri sürülmüş değildir. Öte yandan, şirketin sonraki borçlanmalarının şirket ve pay sahipleri zararına olması ancak bir sorumluluk davasına konu teşkil edebileceğinden böyle bir davada nazara alınamaz. Bu itibarla, mahkemece çıkma payının karar tarihine en yakın gerçek değere göre belirlenip göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir. 3- Davacı vekilinin temyizine gelince, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı şirket vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı şirket yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcı ile 50.40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl davada davalıya iadesine, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.