TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/03/2026 (ara karar) NUMARASI : 2026/175 Esas DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 26/02/2026 KARAR TARİHİ : 29/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026 Taraflar arasındaki genel kurul kararı iptali davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/638 Esas 2026/519 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/638 KARAR NO : 2026/519 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/03/2026 (ara karar) NUMARASI : 2026/175 Esas DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 26/02/2026 KARAR TARİHİ : 29/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026 Taraflar arasındaki genel kurul kararı iptali davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 09/09/2025 tarihinde yapılan olağan toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunu iddia ederek 09/09/2025 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespiti ve aksi kanaat halinde yine dava dilekçesinde açıklanan nedenlerle yönetim kurulu üyelerinin seçimine dair 6 numaralı kararın mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmesini, genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yürütülmesinin durdurulmasını, Ticaret Sicil Gazetesinde 09/09/2025 tarihinden sonra yapılmış tüm tescillerin tedbiren durdurulmasını ve yapılacak yeni tescillerin tedbiren önlenmesi/durdurulmasını, şirkete kayyım atanmasını, şirketin menkul ve gayrimenkul mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir mahiyetinde satış yasağı konulmasını, aksi kanaat halinde "davalıdır" şerhi konulmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 03/03/2026 tarihli ara karar ile; mevcut davanın konusu dikkate alındığında şirkete tedbiren kayyum atanması, davalı şirketin taşınır ve taşınmaz mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir mahiyetinde satış yasağı konulması, aksi kanaat halinde ise davalıdır şerhi konulması, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinden 09/09/2025 tarihinden sonra yapılmış tüm tescillerin ve tedbiren durdurulmasına ilişkin tedbir istemlerinin haklı görülmediği gerekçesiyle bu yönlere ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın gerekçesiz olduğunu, TTK'nun 449.maddesinde öngörülen prosedürün uygulanmadığını, dava konusu genel kurulun hiç gerçekleşmediğini, şirketin fiilen organsız olduğunu, şirketin içinin boşaltıldığını ve mal varlığının eritildiğini, ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğunu bildirerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Somut olayda, davacı yanca dava konusu genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yürütülmesinin durdurulmasını, Ticaret Sicil Gazetesinde 09/09/2025 tarihinden sonra yapılmış tüm tescillerin tedbiren durdurulmasını ve yapılacak yeni tescillerin tedbiren önlenmesi/durdurulmasını, şirkete kayyım atanmasını, şirketin menkul ve gayrimenkul mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir mahiyetinde satış yasağı konulmasını, aksi kanaat halinde "davalıdır" şerhi konulmasını talep edilmiş olup, mahkemece dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların yürütülmesinin durdurulması istemi yönünden TTK'nun 449.maddesinde öngörülen prosedürün uygulanmasına ilişkin ara karar kurulmak suretiyle istinafa konu eldeki 03/03/2026 tarihli ara karar ile Ticaret Sicil Gazetesinde 09/09/2025 tarihinden sonra yapılmış tüm tescillerin tedbiren durdurulmasını ve yapılacak yeni tescillerin tedbiren önlenmesi/durdurulmasını, şirkete kayyım atanmasını, şirketin menkul ve gayrimenkul mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir mahiyetinde satış yasağı konulmasını, aksi kanaat halinde "davalıdır" şerhi konulması talepleri hakkında karar verilmiş olmasına ve söz konusu talepler yönünden davacı yanın yaklaşık olarak ispata elverişli deliller sunmadığı, böylelikle dosyaya sunulan bilgi belgelere göre istemin yaklaşık olarak ispatlanamadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin 03/03/2026 tarihli ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin 03/03/2026 tarihli ara karar karşı istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/04/2026 Başkan- Üye - Üye Zabıt Katibi -