19. Hukuk Dairesi 2014/7768 E. , 2014/11767 K. "" MAHKEMESİ : Karşıyaka 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 12/04/2013 NUMARASI : 2011/243-2013/131 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı S. K.. vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, kanun…
**19. Hukuk Dairesi 2014/7768 E. , 2014/11767 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Karşıyaka 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 12/04/2013 NUMARASI : 2011/243-2013/131 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı S. K.. vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, kanun ve BDDK kararı ile müvekkili bankaya devredilen ... Bank A.Ş.'ye ait teminat mektubu ve sözleşme nedeniyle 8.923,41 TL toplam alacağın tahsili ve 6.000,00 TL teminat mektubu bedelinin depo edilmesi talebini içerir Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü'nün 2010/8631 E.sayılı takibe yönelik davalılar itirazının iptalini ve %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılardan A. H..E. ve Ö.E..vekili, müvekkillerinin teminat mektubu ile ilgisi olmadığını, sadece ilgili banka şubesinde lehtar şirketin kullandığı kredi sözleşmesine kefil olduklarını, uzun süre geçmesinden sonra ihtar çekilmesinin ve faiz istenmesinin kanuna ve iyi niyet kuralına aykırı olduğunu, 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalılardan S. K.. vekili, müvekkilinin lehtar şirketteki ortaklığını 30.05.2002 tarihinde üçüncü kişiye devrettiğini ve şirketle ilgisinin kalmadığını, dolayısıyla gerek teminat mektubu bedelinden, gerek teminat mektubunun komisyon borcu ve fer'ilerinden sorumlu olmadığını, müvekkilinin şirkete ait hangi cari hesaba kefil olduğunun belli olmadığını, 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, borcu kabul etmemekle birlikte müvekkilinin ancak kefalet limiti tutarında ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.