11. Hukuk Dairesi 2014/5656 E. , 2014/9304 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/10/2012 gün ve 2012/30-2012/257 sayılı kararı bozan Daire’nin 23/09/2013 gün ve 2012/18786-2013/16291 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içeri…
**11. Hukuk Dairesi 2014/5656 E. , 2014/9304 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/10/2012 gün ve 2012/30-2012/257 sayılı kararı bozan Daire’nin 23/09/2013 gün ve 2012/18786-2013/16291 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, ... tarafından 1987 yılında kurulan davalı şirkette müvekkilinin ortak olduğunu, 10.10.2008 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısındaki hazirun cetveline göre müvekkilinin şirkette ölen kocası ... 'dan miras yolu ile kalan hisse (1/4) dahil 107.425,19 hissesinin bulunduğunu, bunun nominal değerinin 10.742.518,75 ettiğini, murisin 13.03.1996 tarihli vasiyetnamesinde şirket hisselerinin %80’ni ölmeden önce kurduğu Şevki Vanlı Mimarlık Vakfı'na bıraktığının ortaya çıktığını, müvekkilinin bu vasiyete karşı ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/417 esasında, saklı payının ¼ oranında ihlal edildiği iddiası ile dava açtığını ve mahkemece yapılan yargılama neticesinde talebinin kabul edildiğini, bu durumda müvekkilinin şirketteki hisse adedinin, murisin sağlığında var olan, miras yolu ile kalan ve dava neticesinde edindiği hisse adedi birlikte hesaplandığında 107.425,03 olduğunu, hisse tutarının da 10.742.503 ettiğinin belirlendiğini, böylece müvekkilinin hisse adedinin 10.10.2008 tarihli genel kurula ilişkin hazirun cetvelindeki miktara ulaştığını, iki yılda bir yapılması gereken şirket olağan genel kurul toplantısının 2006 yılından sonra nihayet 03.10.2011 tarihinde yapıldığını, hazirun cetvelinde müvekkiline ait hisselerin 2.235.236 olarak gösterildiğini ve hisse tutarının da yanlış olarak sermaye tutarı ismi altında 22.352.36 olarak gösterildiğini, bu şekilde de toplantıya devam edildiğini, müvekkilinin hisse adedinin bilinçli olarak eksik gösterildiğini, müvekkiline ait hisselerin vakfa yazıldığını, bu suretle de müvekkilinin %10 hissedar olarak imtiyaz hakkının kullanmasının önüne geçildiğini, yasa ve ana sözleşmenin müvekkiline verdiği hakları kullanmasının engellendiğini, bu suretle ibra kararı alınmasının sağlandığını, murisin ölümünden sonra gerçekleştirilen hukuk dışı işlerin üstünün örtülmek istendiğini ileri sürerek 03.10.2011 tarihli genel kurulda alınan kararların ve genel kurulun iptali ile müvekkilinin şirketteki hissesinin 10.742.518,75 adet olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının şirketteki hissesinin nizalı genel kurulda oluşturulan pay cetvelinde doğru gösterildiğini, davacının mevcut hissesi, miras yolu ile kalan hissesi ve açılan tenkis davası neticesinde kazanılan hisselerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacının, 2.234.236 adet hissesinin kaldığını, pay cetveline göre davacının %10 sermayeyi temsil etmediği görüldüğünden, genel kurulda gündeme madde ilavesi talebinin yerinde olmadığını, sermaye artırımına ilişkin kararın usulüne uygun alındığını, diğer kararlarında yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı şirkette, davacıya ait hissenin, iptali istenen genel kurulda esas alınan pay cetvelinde bildirildiği gibi 2.235.236 değil, 10.742.518 olduğu ve bu hisse sayısına bağlı olarak yapılan 03.10.2011 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların davacının etkileme gücü sınırlandırdığı, davacının ve dolayısı ile de genel kurulun iradesinin sakatlandığı gerekçesiyle davalı şirketin 03/10/2011 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptaline, davacının davalı şirketteki hissesinin (payının) 10.742.518 olduğunun tespitine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur. Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.