4. Ceza Dairesi 2010/29130 E. , 2012/15508 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Suç delillerini yok etme HÜKÜM : Hükümlülük Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Kısa kararın bulunduğu 10.07.2008 tarihli oturuma ait tutanağın 1. ve 2. sayfası ile 27.05.2008 tarihli oturuma ait tutanağın zabıt katibi tarafından imzalanma
**4. Ceza Dairesi 2010/29130 E. , 2012/15508 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Suç delillerini yok etme HÜKÜM : Hükümlülük Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Kısa kararın bulunduğu 10.07.2008 tarihli oturuma ait tutanağın 1. ve 2. sayfası ile 27.05.2008 tarihli oturuma ait tutanağın zabıt katibi tarafından imzalanmadığı, bu nedenle resmi belge niteliği taşımadığı, Anlaşıldığından, sanık ...'ın tebliğnameye aykırı olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA ve dosyanın eksik işlem giderildikten sonra Dairemize yollanılmak üzere, incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 26.06.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Asıl karar olan kısa kararın verildiği 10.7.2008 günlü oturuma katılan katibin, kararın ilk iki sayfasında imzası bulunmamaktadır. 5271 sayılı CYY’nın 219/1 nci maddesindeki düzenlemeye göre, “Duruşma için tutanak tutulur. Tutanak, mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır”. Diğer yandan, “Duruşmanın nasıl yapıldığı, kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılıp yapılmadığı, ancak tutanakla ispat olunabilir” (CYY, m.222/1). “Duruşma tutanağının başlığı” altında da, “zabıt kâtibinin adı ve soyadı”nın yer alacağı belirtilmektedir (CYY, m.220/1-c). Tüm bu düzenlemeler, hukukumuzda tutanak, hem yargılama, hem de diğer delillerin kayıt altına alınması bakımından büyük öneme sahiptir. Tutanağın bu şekilde sıkı kayda bağlanmasının nedeni, delil olarak kullanılmasıdır. Eğer tutanak, maddedeki bu özellikleri taşımıyorsa, delil gücü olmaz ve hükümde esas alınamaz. Tutanağın içeriğinin doğru olup olmadığı konusu kamu düzeninden olup, re’sen dikkate alınması gerekmektedir. Tutanağın hukuka uygun olmaması delil olarak kullanılamayacağını (CYY, m. 206/1-a) ve hükme esas alınamayacağını göstermektedir (CYY,m.217/2). Somut olayımızda, esas karar olan kısa kararın verildiği, mütalaanın yer aldığı, 10.07.2008 günlü duruşma tutanağının ilk iki sayfasında katip imzasının olmaması karşısında, bu tutanağın delil gücü bulunmamaktadır. Delil gücü bulunmayan tutanağın, duruşma tekrarlanmaksızın imzalatılması suretiyle eksikliğinin giderilmesinin bu tutanağa delil gücü vermesi mümkün değildir. Bu nedenle, temyiz incelemesi sırasında, esasa etkili ve hükme esas alınan imzasız belgelerin imza eksikliği tamamlattırılarak hukuka uygun hale getirilmesinin, esas mahkemesinin karar vererek el çektiği evrakları tamamlamak suretiyle eksikliğini gidermesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, yüksek çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir. 26.06.2012