2. Ceza Dairesi 2022/298 E. , 2024/11276 K. MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2015/1051 E., 2016/242 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği te…
**2. Ceza Dairesi 2022/298 E. , 2024/11276 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2015/1051 E., 2016/242 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: O yer Cumhuriyet savcısının 20.06.2016 tarihli temyiz isteminin, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I- Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 116/4, 151, 31/3. maddelerinde tanımlanan iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları için öngörülen cezaların üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2. maddelerinde belirtilen 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlen olan 08.06.2016 tarihli mahkûmiyet hükmünden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-6545 sayılı Yasa'nın 62. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinin 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği ve suç tarihinin 20.01.2014 olduğunun anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun şikâyetçinin iş yerine girerek eşyaları çalması şeklindeki eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesine uyduğu ve 6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önce aynı Kanunun 142/1-b maddesi ile hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, 142/2-h maddesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Şikâyetçinin beyanı ile suça sürüklenen çocuğun savunmasında suç saatine ilişkin açık bir beyan olmaması ve dosya içeriğinde bulunan 20.01.2014 tarihli olay yeri inceleme raporunda beyana göre olay saatinin 03.00 - 03.40 arası belirtildiği görülmekle ve UYAP'dan alınan güneş batış çizelgesine göre suç tarihinde gece vaktinin saat 18.11'de başlayıp saat 06.20'de bittiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuktan ve şikâyetçiden olayın oluş saati tam olarak sorulup tespit edilmeden, hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde tartışılmadan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 143. maddesinin uygulanması, 3- Mahkemece suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında şikâyetçinin zararını karşıladığının kabul edilmesi karşısında, TCK'nın 168/1. maddesi uyarınca tayin olunan cezadan en çok 2/3, en az 1/2 oranından fazla oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden 1/3 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayini, 4- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.