11. Hukuk Dairesi 2024/4581 E. , 2025/3007 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; su arıtma …
**11. Hukuk Dairesi 2024/4581 E. , 2025/3007 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; su arıtma sistemleri alanında faaliyet gösteren müvekkilinin 2018/5555 sayılı "..." ibareli marka başvurunun davalı şirketin "..." esas unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, “...” ibaresinin sektörde yaygın bir şekilde kullanıldığını, su arıtma sektöründe kelimenin jenerik hale geldiğini, “...” ibaresini içeren çok sayıda tescilli marka bulunduğunu, iltibas oluşmayacağını, “water treatment systems” kelimelerinin işin niteliği olan “su arıtma sistemleri” ifadesinin İngilizce karşılığı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin “...” ibareli markalarının tanınır hale geldiğini, 2008/22457, 2009/41676, 2011/75915, 2011/64324, 2013/21298, 2013/21282, 2013/21277, 2014/92986, 2015/71295, 2017/63562 sayılı markalarının bulunduğunu, davacının başvurunun müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu, müvekkilinin markalarının da 11. sınıf emtiaları kapsadığını, bu nedenle karıştırılma ihtimali doğabileceğini, müvekkilinin “...” ibaresi üzerine 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/6 hükmü anlamında üstün hakkının bulunduğunu, davacının başvurusunun kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markasının bütününe hakim unsurun “...” ibaresi olduğu, İngilizce'de “...” kelimesinin “yağmur, yağmur suyu”, “tag” kelimesinin ise “etiket” anlamına geldiği, davalının markalarının ise “...+water”, “...+gold” gibi iki kelimenin birleşiminden ve sair ek unsurlardan oluştuğu, her iki markada da “...” ibaresinin ön ses olarak algılanacağı, bu ibarenin 11. sınıftaki “Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı” bakımından ilgili sektörde yaygın kullanıldığı ve “yağmur sularının arıtımı” mesajını tüketiciye verme amaçlı kullanılan bir ibare olarak yorumlanacağı, "..." ibaresinin dava konusu emtia ve hizmet listesi bakımından zayıf marka niteliğinde olduğu, bu ibareye eklenen zayıf dahi olsa ibarelerin ayırt ediciliği sağlayacağı, "..." ibaresinin sektördeki yaygın kullanımı nedeniyle tüketicinin taraf markaları arasında özellikle iktisadi-idari bir ortaklık bulunduğu kanaatine varmasının mümkün olmadığı, taraf markalarından önce ve sonra anılan ibarenin ilgili emtialarda çok sayıda firmaca tescil edilmiş olmasının iltibas ihtimali temelinde yatan imaj transferi algısının oluşmasının önüne geçeceği, dava konusu markanın bir bütün olarak davalı markalarından ayrışmayı başardığı, bu nedenlerle taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığı, SMK'nın 6/4-5 hükümlerinin somut uyuşmazlık bakımından uygulanamayacağı, davacının SMK'nın 6/6 hükmü anlamında üstün bir hakkının var olduğunu gösterir herhangi bir delilin dosyada mevcut olmadığı, davacının bu kapsamda değerlendirilebilecek bir ticaret unvanının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK karının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.