6. Ceza Dairesi 2009/13455 E. , 2010/20048 K. "İçtihat Metni" Konut dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme, bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 116/1, 151/1. Maddeleri uyarınca 2 yıl, 6 ay ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, sanığın cezasının Mersin 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/162, 2007/211 sayılı sabıkası sebebi ile mükerrirlere özgü infaz rejimi altında çektirilmesine dair PENDİ
**6. Ceza Dairesi 2009/13455 E. , 2010/20048 K.** **"İçtihat Metni"** Konut dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme, bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 116/1, 151/1. Maddeleri uyarınca 2 yıl, 6 ay ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, sanığın cezasının Mersin 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/162, 2007/211 sayılı sabıkası sebebi ile mükerrirlere özgü infaz rejimi altında çektirilmesine dair PENDİK 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 19/11/2008 tarihli ve 2008/865 esas, 2008/813 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 12/05/2009 gün ve 27940 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 02/06/2009 gün ve 2009/130052 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 12/06/2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; Sanığın tekerrüre esas alınan Mersin 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/162 esas, 2007/211 sayılı kararında suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda yer alması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 31/3. Maddesinin uygulandığı, 5237 sayılı Kanun'un 58/5. Maddesine göre de fiili işlediği sırada onsekiz yaşından küçük bulunması karşısında, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesine isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A 5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş bulunan ve olağan üstü bir yasa yolu olan, yasa yararına bozma kurumu hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlayan istisnai bir yasa yoludur. Bu olağanüstü yasa yoluna başvurulabilmesinin ilk koşulu verilen hüküm veya kararın temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olmasıdır. Karar veya hükümlere karşı başvurulacak olağan yasa yolunun bulunması halinde bu yola başvurulamaz. Yasa yoluna başvuru hakkı olanların tamamının kararı tefhim veya tebliğ yoluyla öğrenmeleri yasal bir zorunluluk olup, bu husus 1412 sayılı CMUK'nın 33,5271 sayılı CYY’nın “Kararların açıklanması ve tebliği” başlıklı 35. maddesinin 2. fıkrasında açıkça belirtilmiştir. 1412 sayılı CMUK'nın 289 ( 5271 sayılı CYY’nın 260/1.) maddesinde ise yasa yollarına başvuru hakkı olanlar sayılmıştır. İncelenen dosya içeriğine göre; Pendik 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2008 tarih ve 2008/865-813 sayılı kararında , Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının ( Ek fıkra: 03/10/2001 - 4709 S.K./16. md.) 40/2.maddesine göre “ Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” hükmünü taşıdığı, anılan kararda yasa yolu başvurusunun hangi merciiye yapılacağı gösterilmediğinden kararının kesinleşmediği, kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği, yukarıdaki açıklamalar ışığında kararın henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; 1-) Pendik 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2008 tarih ve 2008/865-813 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma istemin bu aşamada REDDİNE, 2-) Pendik 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2008 tarih ve 2008/865-813 sayılı kararın tebliği usulsüz olduğundan sanık ...'in 31.12.2008 tarihli cezasının onaylanması istemini içeren dilekçeyle yaptığı istem süresinde ve temyiz niteliğinde olduğundan, esas hakkında görüş bildiren tebliğname düzenlendikten sonra dosyanın Dairemize gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 9.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.