11. Hukuk Dairesi 2011/13466 E. , 2012/19697 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.11.2010 tarih ve 2010/114-2010/489 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekç
**11. Hukuk Dairesi 2011/13466 E. , 2012/19697 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.11.2010 tarih ve 2010/114-2010/489 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin sahibi olduğu “şekil+....” markasını, 27.06.2007 tarihinde, şirketin o tarihteki genel müdürü ...’nun, yönetim kurulunun marka devri konusunda aldığı bir karar ve genel kurul onayı olmadığı halde, oğlunu vekil tayin etmek suretiyle, marka devir sözleşmesi ile çoğunluk hissesi ve yönetimi kendisinde olan davalı şirkete devrettiğini, bunun üzerine marka devrinin iptaline yönelik açılan davada mahkemece marka devrinin iptaline karar verildiğini, ancak karar henüz kesinleşmeden davalı şirket adına “eser” ibareli marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, bu başvurunun marka bülteninde yayınlanması üzerine müvekkili tarafından itiraz edildiğini, TPE Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan inceleme sonucunda; itiraza konu marka başvurusunun, markanın müvekkili şirket adına değil de başvuru sahibi adına tescilli olduğundan bahisle itirazlarının reddedildiğini, YİDK’na yapılan başvurunun da itiraza konu markanın başvuru sahibi adına kayıtlı olduğu ve itiraz sahibi tarafından marka devrinin usulsüz olduğuna ilişkin olarak açılan davada verilen mahkeme kararının itirazın incelendiği tarihte kesinleşme şerhinin de sunulmamış olduğu gerekçesiyle, itirazlarının reddine karar verildiğini, YİDK’nın, markanın devrine ilişkin kararın kesinleşmesini beklemesi gerektiğini, markanın gerçek ve ilk hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline, davalı marka başvurusunun reddine ve marka tescil edilmişse hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin "Eser" ibaresinin kullanımında hem ticari unvan hem de markasal olarak eskiye dayalı hakkı bulunduğunu, ticari unvanı da "Eser" olan müvekkili şirket tarafından bu ibarenin marka olarak kullanılması ve tescil edilmesine engel olunamayacağını, YİDK kararı tarihinde itiraza mesnet markanın davacı adına kayıtlı olmadığını, kurul kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı TPE vekili, davacı tarafından iptali istenen YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava dışı ...’nun ortaklıktan ayrılmadan önceki tarihte her iki şirketin de münferit imzayla yetkili yöneticisi olduğu, taraflar arasında ticari ihtilaf başladıktan sonra oğlu ...’na şirket varlığına dahil bazı mal ve hakları satabilmeyi de kapsayacak şekilde genel vekaletname verdiği, ...’ın da davacı şirketin mülkiyetinde bulunan markayı davacı şirket adına davalı şirkete 27.07.2007 tarihli sözleşme ile devrettiği, bu defa ...’nun davalı şirketin temsilcisi sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı ve markayı devraldığı, mahkemece anılan devir işleminin iptaline ve tekrar davacı şirket adına tesciline karar verildiği ve verilen bu kararın Yargıtay tarafından onandığı, “şekil+....” markası üzerinde yegane hak sahibinin davacı şirket olduğunun mahkeme kararıyla sabit olduğu, dava konusu başvuru ile tescili istenen “eser” ibareli marka ve davacı markası arasında KHK’nin 7/1(b) maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, davalı şirketin sonraki başvurusunda kötüniyetli olduğu, zira mahkeme tarafından marka devir işleminin iptaline karar verilmesinden hemen sonra mahkeme kararını işlevsiz hale getirmek için yeni marka başvurusunda bulunduğu, marka başvuru tarihi itibariyle Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin iptal kararının henüz kesinleşmediği için TPE YİDK’nın bu başvuruyu davalının seri marka çabası görmesinde hukuka aykırılık görülmediği, zira mahkeme kararının ne yönde kesinleşeceğinin YİDK kararının verildiği tarih itibariyle belli olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının iptali isteminin reddine, davalı adına tescil olunan markanın KHK’nin 42/1 a ve 7/1 b maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı şirketten alınmasına, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.