11. Hukuk Dairesi 2023/5347 E. , 2024/7278 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/866 Esas, 2023/757 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/259 E., 2021/131 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulün
**11. Hukuk Dairesi 2023/5347 E. , 2024/7278 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/866 Esas, 2023/757 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/259 E., 2021/131 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1907 yılından beri pompalama araçları ve benzer nitelikteki ürünleri üreterek dünyanın bir çok ülkesinde kullandığı “...”, “...+şekil”, “...” esas unsurlu markalarının tanınır hale geldiğini, 2019/81711 başvuru numaralı ve "...+şekil" ibareli marka başvurusunun davalı Kurumun kararıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca nihai olarak kısmen reddedildiğini, oysa başvurunun 07. sınıf yönünden reddinin haksız olduğunu, kısmen red kararına dava dışı Winter Pumpen GMBH şirketine ait 155682 ve 2013/96334 sayılı markaların gerekçe gösterilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, zira 07. sınıf yönünden öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu, açmış oldukları davaların sonucunun beklenmediğini, redde mesnet gösterilen 2013/96334 sayılı markayla ilgili davayı bekletici mesele yapması gerektiğini, redde mesnet 155682 sayılı markanın yalnızca "Tulumbalar, özellikle sentrifuj tulumbalar ve bunlarla ilgili parçalar ve bağlantılar" emtiasında tescilli olduğunu, bu nedenle müvekkilinin marka başvurusu için redde mesnet alınamayacağını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 2020-M-5270 sayılı kararının iptaline ve 2019/81711 sayılı marka başvurusunun 07, 11 ve 37. sınıflar yönünden tescil işlemlerinin devamına ve açmış oldukları davaların bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi koşullarının somut uyuşmazlıkta gerçekleştiğini, farklı yazı karakterleri ve renklere sahip olmalarının ayniyeti ortadan kaldırmadığını, markalarda kelime unsurunun aynen kullanıldığını, şekil unsurunun da hemen hemen aynı olduğunu, YİDK kararlarında karar tarihindeki hukuki durumun gözetildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; başvuru kapsamındaki çekişmeli 07. sınıftaki malların itiraza dayanak marka kapsamındaki mallar ile aynı/aynı tür olduğu, başvuru markası ile redde mesnet alınan markalardaki sözcük unsurlarının birbiriyle tamamen aynı olup, “...” ibaresinden oluştuğu, gerek sözcük unsurlarındaki büyük-küçük harf tercihi veya harf rengi gerek şekil unsurlarındaki “dişliyi andıran” girinti-çıkıntı yapısı, işaretleri aynı olmaktan çıkarsa da markaların içerdikleri benzerliklerin aynılık düzeyine yakın olmasının (yahut farklılıkların son derece detay düzeyinde kalması), markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer işaretler olarak algılanmalarına neden olacağı, davacının dava aşamasında kullanım veya tanınmışlık ile ilgili delillerini sunduğu, YİDK kararının yerinde olup olmadığının kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği, YİDK kararının verilmesinden sonra gerçekleşen olgular ve dayanılan delillerin YİDK kararının iptali için açılan davada öneminin bulunmadığı, kazanılmış hak iddiasına dayanak yapılan davacının önceki tarihli markalarından uzun süre tescilli olma koşulunu sağlayan markalarının 2010/48928, 2010/77643, 2010/77735 tescil numaralı markalar olduğu, ancak, bu markaların kapsamında da dava konusu olan 07. sınıftaki malların yer almadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, başvuru ile redde mesnet markanın kelime ve şekil unsurundan oluştuğu, markaların kelime unsurunun "..." ibaresi olduğu, başvuruda redde mesnet markadaki şeklin aynısının kullanıldığı, aralarındaki tek farkın redde mesnet markadaki şeklin kenarlarında dişlilerin bulunması olduğu, ayrıca başvuruda kelime ve şekil unsuru yan yana konumlandırılmışken redde mesnet markada üste şekil, altta kelime unsuru olarak yer aldıkları, bu hali ile taraf markalarının aynı olmasa da ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları, öte yandan davalı Kurumun sonucu belirsiz bir dava sonunda verilecek kararı bekletici mesele yapma gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığı, davalı Kurum YİDK karar tarihinde mevcut duruma göre karar verecek olup, karar tarihi itibariyle kesinleşmiş bir hükümsüzlük kararının da bulunmadığı, öncelik hakkının tescilli bir marka varken aynısı/benzerinin tescil ettirme hakkını vermeyeceği, davacının kazanılmış hak iddia ettiği markalarının da çekişmeli 07. sınıf yönünden tescilli olmadıkları, tanınmışlık iddiasının somut uyuşmazlığın çözümüne bir etkisinin olmadığı, davaya konu YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.