11. Hukuk Dairesi 2010/6528 E. , 2012/6193 K. MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2009 tarih ve 2008/45-2009/141 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/04/2012 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekilleri Av. ... veAv. .... ile davalı-karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikte…
**11. Hukuk Dairesi 2010/6528 E. , 2012/6193 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2009 tarih ve 2008/45-2009/141 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/04/2012 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekilleri Av. ... veAv. .... ile davalı-karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Benkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin mutfak ürünleri üretimi ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini, Türkiye’de ‘tabak tipi kapların depolanması için tertibat’ üzerinde tescilli patent hakkı sahibi bulunduğunu, 22.11.1990 tarihinde tescil edilen bu hakkın 20 yıl koruması olduğunu, ayrıca müvekkilinin 20. ve 21. sınıf emtialarda tescilli ‘PLATE MATE’ ve ‘PLATE MATE+Şekil’ ibareli markasının bulunduğunu, davalının Çin’den müvekkilinin patentine konu tertibatın taklidini ithal ettiğini, gümrükte emtialara el konulduğunu, ayrıca taklit mallar üzerinde müvekkili markalarına yer verildiğini, marka hakkının da ihlal edildiğini ileri sürerek, patent ve marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, ele geçirilen emtianın imhasına, 15.000 YTL maddi tazminatın tahsiline, bu tazminata yoksun kalınan kazancın eklenmesine, 15.000 YTL manevi tazminat ile 15.000 YTL itibar tazminatının tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı patentinin İhtira Beratı Kanunu’na dayalı olarak verildiğini, 15 yıllık koruma süresinin dolduğunu, ‘PLATE’ ibaresinin ürünü temsil den bir ibare olduğunu, müvekkilinin ithalinde bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davasında da; davacının patentinin yeni olmadığını ve buluş basamağı içermediğini, bu nedenle davacı başvurusunu Avrupa Patent Ofi’sinin kabul etmediğini, korumayı gerektirir özelliğinin olmadığını belirterek, patentin hükümsüzlüğüne ve sicilden silinmesine karar verilmesine istemiştir. Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı-karşı davalıya ait ihtira beratına konu buluşun davalı-karşı davacının ithal ettiği ürünlerde kullanıldığı, davacı ihtira beratının 1879 sayılı İhtira Beratı Kanunu’na göre 22.11.1990 tarihinden geçerli olmak üzere 15 yıl için verildiği, dava dışı TPE’nin anılan belgenin koruma süresinin TRIPS hükümlerine dayanarak 20 yıla çıkarıldığını bildirdiği, ancak anılan sözleşmenin koruma süresinin buluşlara ilişkin bulunduğu, ayrıca sürenin, sözleşmeyi imzalayan ülkelerin koruma mevzuatında dikkate alınması gerekli bir süre olduğu, İhtira Beratı Kanuna göre beratların verilmesi için buluş adımı kriterinin aranmadığı, koruma süresini 15 yıl olarak düzenlediği, dava dışı idarenin idari bir kararla bu süreyi 20 yıla çıkarmasının mümkün olmadığı, ayrıca 551 sayılı KHK’nin uzatma süresi içermediği, 20 yıllık koruma süresinin yenilik ve buluş basamağı şartlarını esaslı incelenmeden kabulünün yerinde olmadığı, koruma süresinin dolduğu, ihtira beratının süresinin dolmasına rağmen hükümsüzlük davasına konu edilebileceği, 551 sayılı KHK’nin 130/2. maddesinde hakkın sona ermesini izleyen 5 yıl içinde dava açılabileceğinin düzenlendiği, davacının tecavüz iddiası olduğu dikkate alındığında davalının hükümsüzlük davası açmada hukuki yararının olduğu, ihtira beratına konu buluşun yeni olmadığı, daha önce aynı patente Avrupa’da daha dar koruma verildiği, patentin tescil koşullarını taşımadığı, taşısa bile süresinin dolduğu, patente tecavüzün olmadığı, davacı markalarının esaslı unsurlarının teknik terim olarak ‘bağlamak, birbirine geçirmek ve birleştirmek anlamına geldiği, ürünlerde kullanım biçiminin markasal kullanım olmadığı, ürün tanımlayıcı nitelik taşıdığı, ticari yazışmalarda tanımlayıcı anlamda kullanıldığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, davacı-karşı davalı adına tescil edilen ihtira beratının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir. Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı-karşı davacının, davacı-karşı davalıya ait markaları izinsiz şekilde kullandığının kanıtlanmamasına, ithal ettiği emtialarla ilgili olarak düzenlenen faturadaki açıklamanın ürünü tanımlamak için kullanılmış olmasına, bu kullanımın 556 sayılı KHK’nin 12. maddesi kapsamında yer almasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-karşı davalıdan alınmasına, 17/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.