T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/553 Esas KARAR NO: 2026/671 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/1153 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 05/02/2026 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/553 Esas KARAR NO: 2026/671 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/1153 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 05/02/2026 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ile davalı ... arasında 24/07/2024 tarihinde İşletme Ortaklığının Sonlandırıl ması ve Hisse Devir Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkili ...'ın davalı ...’un ... Anonim Şirketinde sahip olduğu hisse oranı %37,5 olan hissesini 5.600.000,00 TL karşılığında satın aldığını, bu bedelden 1.000.000,00 TL'nin 31/08/2024 tarihinde ...’a ödendiğini, kalan 4.600.000,00 TL'nin ise taraflarca dolar kuruna çevrildiğini ve 139.945,00 $ olduğunun tespit edildiğini, bu tutarın ise 31/12/2025 ödeneceği konusunda mutabakata vardıklarını, bu ödeme için keşidecisi ..., lehtarı ... olan, 24/07/2024 tanzim ve 31/12/2025 vade tarihli, 139.945,00 USD bedelli bononun teminat olarak davalıya verildiğini, nitekim sözleşmede açıkça bu senedin teminat senedi olarak verildiği, bu anlamda başlı başına illetten mücerret bir senet niteliği taşımadığının belirtildiğini, teminat olarak verildiğinin hem senet metninde hem de sözleşmede ayrıca ve açıkça yazdığını, taraflar arasında imzalanan İşletme Ortaklığının Sonlandırılması ve Hisse Devir Sözleşmesindeki yükümlülüklerin davalı tarafından ihlal edildiğini, davalının, taraflar arasında imzalanan 24/07/2024 tarihli İşletme Ortaklığının Sonlandırılması ve Hisse Devir Sözleşmesinin mürekkebi dahi kurumadan devrettiği şirket olan ...Şirketi ile aynı faaliyet alanında hizmet eden... şirketini 31/07/2024 tarihinde kurduğunu, elbette ki davalının kendisine ait bir şirket kurmasında hukuksal bir engel bulunmadığını, fakat davalı bu şirketi ticari bir kazanç elde etmek için değil ...Şirketinin içini boşaltmak ve tabiri caizse ...Şirketinin bir klonu olarak kullanmak üzere kurduğunu, bahse konu suç eylemleri için Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/38565 soruşturma dosyasında suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma dosyasının derdest olduğunu, davalının 26.08.2025 tarihli ifadesinde ...Çalışanı ...'yi kendi şirketi için çalıştırdığını ikrar ettiğini, kod paylaşımı yaptığını ikar ettiğini, sözleşmden dönüldüğüne ilişkin davalı tarafa ihtarname gönderildiğini, davalının suç teşkil eden eylemleri ve kötü niyeti gözetildiğinde, senedi iyiniyetli üçüncü kişilere ciro ederek müvekkilini "şahsi def'ileri ileri sürememe" riskiyle karşı karşıya bırakmasının kuvvetle muhtemel olduğunu beyanla telafisi imkansız zararları önlemek adına HMK madde 389 ve İİK madde 72 gereği söz konusu bono ile ilgili olarak müvekkili aleyhine icra takibi başlatılmasının durdurulmasına ve devrinin men'i yönünde öncelikle teminatsız, mahkeme aksi görüşte ise uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 30/12/2025 tarihli kararı ile; "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, -İİK 72/2. maddesi gereğince dava konusu senedin değeri olan (139.945-USD'nin dava tarihindeki değeri) 6.005.039,95-TL'nin % 20'si olan 1.201.007,99-TL'lik nakdi teminat veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde; İŞ BU KARARIN TARAFLARIYLA SINIRLI OLMAK KAYDIYLA Keşidecisi ..., Lehtarı ..., 31/12/2025 vade tarihli, 139.945,00-USD bedelli senet yönünden davalı tarafından davacı aleyhine yapılacak icra takibinin durdurulması konusunda İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE, -Dava konusu senedin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi talebinin REDDİNE," karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde; Öncelikli olarak Hisse Devir Sözleşmesi imzalandıktan sonra sözleşmede kararlaştırılan vaktinde müvekkilinin edimini yerine getirmiş ve hisselerini davacıya devretmiş olduğunu, davacı tarafın ise sözleşmede kararlaştırılan bedeli vadesinde ödemeyerek edimini yerine getirmediğini, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği hususların müvekkilinin sözleşmeye konu edimini yerine getirmesinden sonraki sürece ilişkin olduğunu ve İşletme Ortaklığının Sonlandırılması ve Hisse Devir Sözleşmesinden dönmeye sebep olamayacağını, davacının bu konuda müvekkiline göndermiş olduğu ihtarnamenin de herhangi bir anlam ifade etmediğini, davacı adına hisse devri iptali sebeplerinden hiçbirinin doğmadığını, sözleşmenin imzalanmasında ve uygulanmasında, sözleşmenin hükümlerine aykırı bir hususun söz konusu olmadığını, yalnızca davacının sözleşme konusu borcunu vadesinde ödememesi sebebiyle temerrüdün söz konusu olduğunu, sahte imza ve belge bulunmadığını, irade fesadının da söz konusu olmadığını, davacının hile, tehdit veya aldatma olduğuna dair hiçbir iddiasının olmadığını, bu haliyle davacı tarafın müvekkili hakkındaki mesnetsiz iddialarının yalnızca eda davası niteliğindeki tazminat davasına konu olabilecek nitelikte olduklarını beyanla ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; tüm dosya kapsamına göre 30/12/2025 tarihinde verilen kararının halen yasal şartlarını taşıdığı, talebin niteliğine göre verilen tedbir kararının ölçülü olduğu, mahkeme kanaatini değiştirecek herhangi bir durumun bu aşamada görülmediği gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Taraflar arasında "İşletme Ortaklığının Sonlandırılması ve Hisse Devir Sözleşmesi" imzalandığı, müvekkilinin hisselerini devredip ortaklıktan ayrılarak edimini eksiksiz şekilde yerine getirdiği, fakat davacının tam tersine sözleşmeye konu senede ilişkin borcunu vadesi geçmesine rağmen ödemediği ve bu borcu ödemekten kurtulabilmek adına bu davayı açtığı ve ihtiyati tedbir talep ettiği, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği hususların müvekkilinin sözleşmeye konu edimini yerine getirdikten sonra olduğu, davacı adına hisse devri iptali sebeplerinden hiçbirinin gerçekleşmediği, sahte imza ve belge bulunmadığı, irade fesadının da söz konusu olmadığı, taleplerinin hiçbir karşılığı ve haklı bir dayanağının bulunmadığı, davacının sunduğu delillerin özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği ve hukuka aykırı şekilde ele geçirildiği, Mahkemece henüz cevap dilekçesi dahi sunulmadan karar verildiği, verilen kararın müvekkilinin ticari hayatını tehlikeye soktuğu, haklı alacağına kavuşmasını engellediği, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat şartının yerine getirilmediği ve bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; taraflar arasındaki işletme ortaklığının sonlandırılması ve hisse devir sözleşme sinden haklı sebeple dönüldüğünün tespiti, sözleşme uyarınca teminat olarak verilen senedin iptali ve sözleşme uyarınca ödenen bedelin iadesi talebi ile açılan davada, dava konusu olan senedin icra takibine konu edilmemesi ve üçüncü kişilere devrinin engel lenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin olup, Mahkemece talebin kısmen kabulü ile dava konusu; keşidecisi ........, lehtarı ... olan, 31/12/2025 vade tarihli, 139.945,00 USD bedelli senedin davalı tarafından icra takibine konu edilmesinin tedbiren durdurulmasına, senedin üçüncü kişilere devrinin engellenmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin ise reddine karar verilmiş, davalı tarafça karara, kabul edilen kısım yönünden itiraz edilmiş ve Mahkemece bu kez yukarı açıklanan gerekçe ile itirazın reddine karar verilmiş, verilen ek karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İİK'nın 72/2. maddesi uyarınca; icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında alacağın %15'inden az olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde tedbiren açılacak icra takibi nin durdurulmasına karar verilebilir.6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrası; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. Yine 6100 Sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve dava nın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirle nir. Aynı kanunun 394/2. maddesi uyarınca aleyhine ihtiyati tedbir verilen tarafın süresi içerisinde ihtiyati tedbirin şartlarına, mahke -menin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilmesi mümkündür. Somut olayda; davacı tarafça sunulan noter ihtarnamesi ile davalıya sözleşmeden dönüldüğünün ihtar edildiği, dava konusu taleplerden birinin de sözleşme uyarınca davalıya verildiği açık olan senedin iptaline ilişkin olduğu, Mahkemece yapılacak yargılamada davacının sözleşmeden haklı sebeple dönmüş olduğunun tespitine karar verilmesi halinde senedin de davacıya iadesinin söz konusu olabileceği, Mahkemenin ara karar tarihi itibariyle yargılama sonucunda verilebilecek karara göre senet bedelinin icra yolu ile tahsil edilmesi halinde hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı veya imkansız hale geleceğine dair yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, bu şekilde ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğu, bu minvalde Mahkemece itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.