T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/637 Esas KARAR NO : 2025/2034 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/06/2022 NUMARASI : 2021/58 Esas - 2022/435 Karar DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/637 Esas KARAR NO : 2025/2034 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/06/2022 NUMARASI : 2021/58 Esas - 2022/435 Karar DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ... Elektronik ve Plastik Malzeme Üretim ve Tic. Ltd. Şti. tarafından dava dışı ... ... SPA adlı grup firmasına DAP Incoterms hükümleri kapsamında satılan 73.068,49 Euro değerindeki ...Versıon cinsi emtianın 18/03/2019 tanzim tarihli ve 212675614 nolu ... Blok Abonman Poliçesi ile müvekkili tarafından sigortalandığını, adı geçen emtiaların nakliyesi için sigortalının davalı ile anlaştığını, ancak tahliye esnasında sağlam yüklenmiş olan emtiaların hasarlı şekilde indirildiğini, alıcı ve sigortalı göndericinin ihbarı üzerine poliçe kapsamında hasarın karşılandığını beyanla, zararın taşıma esnasında meydana gelmesi nedeniyle halefiyet kuralları gereğince kusurlu olan davalıdan hasar bedelinin rücuen tazmini için başlatılan takibe vaki itirazın iptalini, asgari %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığını, taşıma işleri komisyoncusu olan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, hasar ihbarının süresinde yapılmadığını, ıslanmaya bağlı hasarın sigortalı tarafından doğru shrinkleme işlemi yapılmamasından kaynaklandığını, zira paletlerin sadece yan yüzeyleri için shrinkleme uygulanmışsa da alt ve üst taraflarının açık bırakıldığını, hasarın da açık kalan kısımlarda oluştuğunu beyanla davanın reddini dilemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 08/06/2022 tarih ve 2021/58 Esas - 2022/435 Karar sayılı kararında;"...Dava hukuksal niteliği itibariyle, TTK'nın 1472. maddesi uyarınca ... nakliyat poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptalidir.Davacı sigortacının ... Bankası A.Ş. hesabından 22/10/2019 tarihli dekont uyarınca sigortalısının...Bankası hesabına 14.961,75 Euro havale yaptığı, böylelikle dava konusu hasar bedeline halef olduğu anlaşılmaktadır. Davalı yan süresinde zamanaşımı def'i ileri sürmüşse de, 7226 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi gereğince Covid-19 salgınına bağlı olarak 15/06/2020 tarihine değin maddi hukuka ilişkin zamanaşımı sürelerinin de durduğu, 1 yıllık zamanaşımı süresinin son gününün 31/05/2020 gününe tekabül ettiği, takibin ise ayrıksı düzenleme nedeniyle sürelerin durması nazara alınarak zamanaşımı dolmadan 17/06/2020 tarihinde başlatıldığı anlaşıldığından buna dair vaki itirazların reddi gerekmiştir. Açıklanan sebeplerle bilirkişi raporundaki zamanaşımı yönünden yapılan değerlendirmeye iştirak edilmemiştir. Öte yandan, taşınan emtianın araçtan tahliyesi sırasında tutulan tutanak ile hasarı tespit edildiğinden davalı taşıyıcının hasar ihbarının yapılmadığından bahisle sorumlu olmadığına ilişkin savunması da yerinde değildir. Pasif husumet itirazı açısından ise, eşyanın bütün güzergahlarda taşınması için işinde komisyonculuk ücreti gizlenmiş tek bir taşıma ücreti belirlenirse, taraflar komisyonculuk sözleşmesi yapsalar dahi komisyoncu artık taşıyıcı sayılacaktır. Öte yandan TTK'nın 926. maddesi uyarınca komisyoncu, eşyanın taşınması işini bizzat üstlenirse taşımadan doğan haklar ve yükümlülükler yönünden taşıyıcı sayılacaktır. Yasal düzenlemeden de görüleceği üzere fiilen taşıma işini gerçekleştirirse değil üstlenirse hasardan sorumlu olacaktır. Yani bizzat taşımayı yapmasa dahi gönderene karşı bunu üstlenirse hasardan da sorumluluğu gündeme gelir. Her ne kadar dava dosyasında taşıma sözleşmesi bulunmasa da dosyadaki navlun faturası, davalı şirketin dava dışı sigortalıya taşıyıcı bulmayı değil, taşımayı üstlendiğini göstermektedir. Dolayısıyla, davalının zarardan taşıyıcı sıfatı ile sorumlu olacağının kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle husumet itirazı yerinde değildir.Eldeki davada demiryolu ve karayolu taşıması olmak üzere karma taşıma söz konusudur. Hasarın tam olarak hangi safhada meydana geldiği net olarak anlaşılamamakla birlikte karayolu taşımasının tamamlanmasına müteakiben varma yerinde hasar tespiti yapılmıştır. Son taşıyıcı Continental firması da taşımayı ... Cargo firmasından ... senedi ile devralmıştır. Dolayısıyla ... Konvansiyonu somut olayda uygulama alanı bulacaktır.Dosyaya sunulu ekspertiz raporuna göre; eşyanın tahliyesi sırasında çekilen fotoğraflarla desteklenen görüşe göre eşyanın ıslanma nedeniyle hasar gördüğü, ambalaj üzerinde deforme olduğu, nemlendiği ve konteynır üst kısmında 5-10 cm arasındaki deliklerin fotoğraflardan teşhis edildiği, iki paletin üzerinde ... kolisi üzerindeki kırılabilir ve ıslanmadan koruyunuz ibareli işaretlerin bulunduğu, emtianın oto elektrik malzemesi olduğundan dolayı ıslanmadan dolayı zarar görerek elektriksel problemin olabileceği, kalite kontrol raporunda da risk altında olduğuna dair tespitlerinin yapıldığı, kullanımının uygun olmadığı, elektriksel testlerde hata vermelerine neden olduğu, sigortalının zararının 16.237,44 Euro olduğu, 275,00 Euro sovtaj değerinin olduğu ve 1.000,00 Euro muafiyetin düşülmesinden sonra sigortalıya ödenmesi gereken tazminatın 14.961,75 Euro olduğu saptanmıştır. Talebin taşıyıcının sorumluluk sınırları kapsamında değerlendirilmesinde; yük 5.060,40 kg olup ... Konvansiyonu gereğince sorumluluğun brüt kg başına 8,33 SDR olduğu anlaşıldığına göre (5.060,40x8,33)=42.153,132 SDR taşıyıcının sorumluluk sınırı olmaktadır. Hüküm tarihine en yakın (15/10/2021) TCMB kurlarına göre de 1 SDR 1,41175 USD olduğundan (42.153,132x1,41175)=59.509,6841 USD; 1 EURO 1,1608 USD olduğuna göre (59.509,6841:1,1608) = 51.266,0959 EURO davalı taşıyıcının somut olaydaki sorumluluk üst sınırıdır. ... Report başlıklı yabancı dilde yazılı belgeye göre mallar zarar görmüş olup, hasar raporu notları ve fotoğraflar çekilmiştir notunun bulunduğu görülmektedir. Ayrıca işbu belgede zarar türü olarak ıslanma (wet) belirtilmiştir. Davalı taşıyıcı vekili, davacı göndericinin ambalajlama hatası nedeniyle zararın meydana geldiğini savunmuştur. ...'nın 10. maddesi uyarınca eşyanın paketlenmesi yükümlülüğü kural olarak gönderenin üzerindeyse de taşımada taşyıcı eşyayı teslim alırken ...'nin 8/I-b maddesi gereğince ambalajı kontrol edip eksiklik ya da yanlışlıkları taşıma senedine dercetmek ve ayrıca göndericiyi uyarmak zorundadır. Aksi halde taşıyan ... 17/V maddesinde düzenlenen müterafık kusur ve zararın paylaştırılması riskini taşıyacaktır. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre; ambalajlama, yükleme ve istif göndericiye ait olsa bile, taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranmaktan kaynaklanan yüklemeye nezaret görevi bulunmaktadır. Bu nedenle taşıyıcının doğacak bir zarardan sorumluluğunun kalkması için bu yöndeki ihtirazi kaydı taşıma sözleşmesine şerh etmesi gerekir. Somut olayda, emtiaların bulunduğu konteyner üzerindeki delik eşyanın araçtan tahliyesi esnasında çekilen fotoğraflardan eksper tarafından teşhis edilmiş ve çıplak gözle görüldüğü üzere koliler üzerinde ıslanmaktan korunması yönünde açıkça talimatlar bulunmaktadır. Taşıyıcı, gönderen tarafından verilen bu talimatlara uymak zorundadır. Kaldı ki basiretli tacir olması gereken davalı taşıyıcının elektronik eşyaların ıslanmaya bağlı olarak hasarlanabileceğini hesaba katıp buna göre tedbirlerini alması, konteynerleri kontrol gerekirdi. Dolayısıyla göndericinin hatalı ambalajlama iddiası dayanan davalının sorumsuzluk savunması yerinde değildir.Davacı göndericinin ambalajlama hatası olup olmadığı, ıslanarak hasara uğradığı ihtilafsız olan elektronik eşya niteliğindeki emtiaların ambalajlanmasının yetersiz paketlemeden kaynaklı hasara uğrayıp uğramadığı, hasarın meydana gelmesinde konteynerin üst kısmındaki deliğin yanı sıra yetersiz ve eksik ambalajlamanın da etkili olup olmadığı, etkili ise bu durumun taşıyanın sorumluğuna etkisi ya da karşılıklı müterafık kusurun söz konusu olup olmayacağı konularında elektronik eşyalar konusunda uzman bilirkişiden de ek rapor alınmıştır. Taşıma konusu Continental markalı ürünlerin çeşitli sensör ve aksam ile motosikletler için ABS gibi elektronik fren ve güvenlik sistemleri olduğu, seri üretimde kullanılarak son ürün haline getirilecek elektronik parçaların bu aşamada nem, ısı gibi etkenlere karşı oldukça hassas olabileceği ve yükün kapalı konteynerde taşımasının gerçekleştirileceğinden dolayı, streç sarma işleminin konteyner içinde taşıma için yeterli olduğu, ayrıca shrinkleme işleminin gerekmediği, kaldı ki shrinkleme işlemi sırasında meydana gelen yüksek ısının yükte yer alan parçalara zarar verebileceği, mevcut dosya kapsamında yükün konteyner içinde streç sarmasında sorun olmamasına karşın konteynerde içeri su girmesi şeklinde hasarın vuku bulduğu saptanmıştır. Bu bağlamda sigortalının üzerine atfı kabil herhangi bir kusur söz konusu değildir. Dolayısıyla rücuen tazminat isteminin tümünün yerinde olduğu kanısına varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesi ile, ''Davanın KABULÜ ile;1-İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından vaki olmuş itirazın İİK'nın 67/1 maddesi gereğince iptali ile; takibin 14.961,75 USD asıl alacak üzerinden takip talebindeki işleyecek faiz oranı ve türü doğrultusunda alacağın tahsili için takibin devamına, 2-Alacağın varlığı teknik inceleme gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, davaya konu taşımanın demiryolu - karayolu taşımalarını içeren karma taşıma olduğunu, karma taşımalarda ... hükümlerinin uygulanması gerektiğini, ... madde 32'de zamanaşımı süresinin belirlenmiş olduğunu, davacının talep ettiği alacağın 31.05.2019 tarihli hasar/zıyadan kaynaklı olduğunu, davacının talep ettiği alacak zamanaşımına uğramış olmasına karşın kararda hatalı olarak zamanaşımına uğramadığı yönünde değerlendirildiğini, Davanın "..." adlı şirkete ihbar edilmesini talep ettiklerini, ancak davanın ihbar edilmedini, bu hususta hiçbir işlem yapılmadığını ve savunma haklarının kısıtlandığını, İddiaları kabul anlamına gelmemek üzere eşyanın hasar ve ziyaı hakkındaki bildirimin süresi içerisinde yapılmadığını, davacının taşımaya konu 32 paletin içerisinde yer alan 1440 adet emtianın taşıma esnasında hasarlandığını iddia ettiğini, ... Madde 30/1: "Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur..." gereğince emtiaların bir kısmında ıslaklık olması hususunun açıkça görülebilir bir durum olduğunu, teslim anında bildirim yapılması gerektiğini, davacının sigortalısı olan dava dışı ... Elektronik Ve Plastik Malzeme Üretim ve Tic.Ltd.Şti tarafından 20.06.2019 tarihli ihtarname gönderildiğini, söz konusu ihtarnamede; "22.04.2019 tarihinde PSSU 982 370-0 No'lu konteyner ile ... Elektronik Ve Plastik Malzeme Üretim ve Tic.Ltd.Şti firmasından tarafımıza nakletmek üzere almış olduğunuz 32 palet muhteviyatı 281.707,20-Euro kıymetindeki ...Cinsi emtiamızdan 443,376-Euro kıymetli 1440 adet emtiamız nakliyeniz esnasında hasarlanmıştır." dendiğini, ihtarname tarihinin 20.06.2019 olduğunu, süresi içerisinde bildirim yapılmadığından yükün sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığının kabulünün gerektiğini, söz konusu ıslaklık hasarının davacının sigortalısı tarafından doğru ambalajlama işlemi yapılmamasından kaynaklandığını, davaya konu taşınan elektronik aksamın özel taşıma koşullarını müvekkil şirketin bilebilmesinin mümkün olmadığını, ambalajlamanın bu yükün nitelikleri/cinsi ve özel taşıma koşulları da göz önünde bulundurularak taşımaya uygun şekilde gönderen tarafından yapılması gerektiğini, bu yöntemin shrink veyahut başka bir ambalajlama yöntemi olabileceğini, bilirkişi raporunda shrink yönteminin uygun olmadığının değerlendirildiğini, ancak yükün niteliğini ve özelliklerini bilen gönderenin başkaca bir ambalaj yöntemi kullanması halinde söz konusun hasarın meydana gelmesinin engellenip engellenemeyeceği hakkında tartışma yapılmadığını, elektronik bir aksamın karton koli içerisinde taşınmasının dış etkenlere açık hale getireceğinin aşikar olduğunu, bilirkişiler tarafından eksik inceleme yapıldığını, Davacı tarafından hasarın konteynerin üst kısmındaki delikten su sızması nedeniyle meydana geldiğinin iddia edildiğini, konteynerde bu şekilde bir delik mevcut olduğunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, fakat davacı tarafından alınan Eksper raporunda bu konuda bir inceleme yaptırılmadığını, salt beyana ve varsayıma dayalı rapor hazırlandığını, ayrıca ambalaj işlemi düzgün bir biçimde yapılmış olsa idi bu şekilde bir hasarın meydana gelmesi mümkün bulunmayacağından hasarın meydana gelmesinde kusurlu olan tarafın davacının haklarına halef olduğu dava dışı sigortalısı ... şirketi olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacının dava dışı sigortalısı tarafından yurt dışında bulunan alıcısına satılan ve ... blok abonman poliçesi ile sigortalı olan emtianın davalı nezdinde taşınması sırasında hasara uğradığı iddiası ile uğranılan hasarın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili istinaf sebebi olarak, alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın fiili taşıyana ihbar edilmediğini, hasar ihbarının süresinde yapılmadığını, hasarın ambalaj hatasından kaynaklandığını, konteynerin üzerinde delil olduğunun ispat edilmediğini ileri sürmüştür. Davalı vekili tarafından ileri sürülen tüm istinaf sebepleri yargılama aşamasında cevap dilekçesinde, beyan dilekçelerinde ve bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde ileri sürülmüş, bilirkişi raporlarında ve Mahkemece gerekçeli kararda söz konusu iddia ve savunmalar değerlendirilmiştir. Mahkemece de gerekçeli kararda detaylı bir şekilde açıklandığı üzere 7226 sayılı Kanun'un Geçici 1. Maddesindeki düzenlemeye göre duran süreler dikkate alındığında zamanaşımı süresinin geçmediği, davanın talep ettiği kişiye ihbar edilmemesinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı, sektör bilirkişi tarafından düzenlenen ek bilirkişi raporuna göre ürünlerin ambalajlanmasında herhangi bir hata bulunmadığının tespit edildiği gibi davalı tarafından emtialar taşımaya alındığı sırada ambalajlamadaki eksikliğe ilişkin herhangi bir çekince konulmadığı, hasarın araçtan tahliyesi sırasında tutanak ile tespit edildiği, bu durumda hasar ihbarının süresinde yapılmadığının söylenemeyeceği, ayrıca tüm taşıma sürecini üstlenen davalı tarafından çekincesiz ve hasarsız olarak teslim alınan emtianın hasarlı bir şekilde teslim edildiği dikkate alındığında hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin ve davalının sorumlu olduğunun sabit olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki taşıma evrakları, ekspertiz raporu, bilirkişi kök ve ek raporuna, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 uyarınca reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.883,78 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 5.320,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.563,78 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 08/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.