İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ :.. Taraflar arasında görülen davada... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen .. karar sayılı kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layi…
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .. KARAR NO : .. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .. ÜYE : .. ÜYE : .. KATİP : .. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : .. NUMARASI :.. DAVACILAR : 1.. VEKİLİ : Av. .. DAVALI : .. FERİ MÜDAHİLLER : 1-.. VEKİLİ : Av. .. İLİŞKİLİ KİŞLER : DAVANIN KONUSU : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ :.. Taraflar arasında görülen davada... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen .. karar sayılı kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: - K A R A R - DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin makine halısı alım satımı alanında faaliyet gösterdiğini, şirketin mali zorluğa düşmesinin nedenlerinin..... depreminin yaşanması ile depremin yıkım etkilerinin yanında ekonomik etkilerinin de ortaya çıkması, deprem ile birlikte bölgede faaliyet gösteren özellikle imalat işletmelerinin ekonomik hammadde temini, üretim, satış ve özellikle alacakların tahsiline ilişkin problemlerin yaşanması, özellikle tekstil sektöründe yaşanan durgunluk ve sektördeki diğer olumsuzluklar, bu nedenlerle şirketin nakit dengesinin bozulması ve bir darboğaza girmesi, .. ekonomisinin geçirdiği sarsıntı ve döviz kurlarının dalgalı seyri nedeniyle piyasada yaşanan olumsuzluklar, bu süreçte bankaların yeni kredi kullandırmayıp mevcut limitleri düşürmeye başlaması, bunun sonucunda firmaların dar boğaza düşüp stoklarının erimesi ve ticari sürecinin aksaması, buna bağlı olarak müvekkili şirketin ödemelerinin gecikmeli olarak yerine getirilmeye başlanması olduğu, sadece cari dönemde oluşacak zorunlu sabit giderler, ilgili dönem gelirlerinden karşılanmak suretiyle ödeneceği, geçmiş dönemlerden kalan alacaklarının tahsili, bu suretle elde edilecek olan nakit ile işletmenin devamlılığının sağlayacağı, alınacak tasarruf tedbirleri ve nakit yönetiminde ortaya konulacak uygulanabilir stratejiler ile konkordato sürecinin sağlıklı bir şekilde sürdürüleceği, konkordato taleplerinin kabulü halinde bir yıl ödemesiz . ayda ödenmesi teklifinde bulunduklarını ve bir kısım tedbir talepleri ile beraber mühlet verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Müdahale talebinde bulunanlar özetle: Konkordato talebinin reddine karar verilmesini, tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. KARAR: Mahkemece "...Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde: Dava, vade konkordatosu talebine ilişkindir. Davacılar....hakkında, yasal şartları taşıması sebebiyle ..tarihinde üç aylık geçici mühlet verilmiş, daha sonra tayin edilen komiser heyetinin raporları doğrultusunda .. tarihinde bir yıllık kesin mühlet verilmiştir. Kesin mühlet sonunda projenin tasdik edilmesi için İİK 305 maddesindeki şartların bir arada gerçekleşmesi gerekir. İİK 305 maddesine göre; "302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır: a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması. b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder). c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması. d) 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır). e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması. Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir" Kanun metninde açıkça yazılı olduğu üzere, projenin alacaklılar tarafından kanunda ön görülen nisap ile kabul edilmesi, gerek ancak yeter şart değildir. Kümülatif olarak tüm şartların birlikte gerçekleşmediği durumda projenin tasdiki mümkün olmayacaktır. Somut olayda davacı şirket gerek dava dilekçesinde gerekse projesinde, konkordato kaynaklarını bildirirken geçmiş dönemlerden kalan alacakların tahsilini önemli bir kaynak kalemi olarak belirtmiştir. Nitekim nihai raporda davacının dışarıdaki alacaklarının toplamının .. TL olduğu özellikle bildirilmiştir. Türkiye gibi yüksek enflasyonun yaşandığı bir ülkede 2 yıla yaklaşan mühlet sürecinde, dışarıdaki alacakların sadece ..oranında tahsilatının sağlanması, konkordatonun en önemli kaynağının hayali olmasına yol açar ki; bu durumda projenin uygulanabilir olmasından bahsedilemez. Kanunda açıkça; teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması gerektiği ifade edildikten sonra, bu kapsamda mahkemenin borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir edeceği hükme bağlanmıştır. Elbette mahkeme bu takdiri gerçekleştirirken beklenen, muhtemel, müeccel haklardan önce ve evleviyetle muaccel hale gelen alacakların tahsili oranını da gözetecektir. Bu gözetiş aslında fiktif alacak kalemleri oluşturulmasını da bir anlamda frenleyecektir. Davacı şirketin geçmiş dönem alacaklarını tahsilde yeterli seviyeye ulaşamaması ve akabinde bu hesapların durağanlaşması karşısında kaynakların orantılı olmasından bahsedilemeyecektir. Zaten komiserlerde bu gerekçe ile projenin gerçekleşme ihtimalini çok düşük bulduklarını raporlarında ifade etmişlerdir. Anılan gerekçe ile davacı şirketin projesi tasdik edilmemiştir. Davacı gerçek kişilerin sundukları projelerin ise; diğer davacı şirkete kefaletten kaynaklanan borçlarının yapılandırılması için hazırlandığı, bu sayede alacaklıların icra takip işlemlerinden kurtulmayı amaçladıkları, projelerin özgün olmadığı, projenin gerçekleşmesinin tamamen davacı şirketin borçlarından kurtulmasına bağlı olduğu anlaşılmış, anılan gerekçeler ile tasdik talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. . uygulamaları da bu yöndedir. Nitekim .. ilamında; " Somut olayda, talep eden gerçek kişinin talep eden şirketten ayrı bir ticari faaliyeti, ayrı bir konkordato projesi olmadığı oylanan konkordato projelerinin şirketin ekonomik geleceğine bağlı kılındığı anlaşılmaktadır. Ancak, bu husus konkordato kurumunu düzenleyen emredici hukuk kurallarına aykırı olduğundan konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynağı, malvarlığı ve özgün projesi bulunmayan talep eden gerçek kişiler hakkında konkordato projesinin reddine karar verilmesi gerekirken tasdik kararı verilmesi doğru görülmemiştir." H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı gerçek kişiler ve tüzel kişi bakımından davanın reddi ile kesin mühlet kararının kaldırılmasına..." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacaklılar projeyi kabul etmiş olup, alacaklara işlem yapılmamasının sebebi yurt dışı alacağı olmasından kaynaklandığını, müvekkil şirket proje onaylanırsa ödemelerini yapabilecek durumda olduğunu, borca batık olmadığını, ödenmeyen kamu alacağı da olmadığından konkordatonun kaldırılması kararının haksız olduğu kanaati ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır. Dava, vade konkordatosu talebine ilişkindir .. Asliye Ticaret Mahkemesi .. Karar sayılı ilamıyla, davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, İİK'nın 305.maddesindeki tasdik şartlarının oluşmaması bu bağlamda projenin gerçekleşme ihtimalinin çok düşük düzeyde kalması, projenin özgün olmaması, gerçek kişilerin sundukları projelerin ise diğer davacı şirketin kefaletten kaynaklanan borçlarını yapılandırmak için hazırlanmış olması, projenin gerçekleşmesinin tamamen davacı şirketin borçlarından kurtulmasına bağlı olması nedeniyle kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Kafi miktarda harç alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde iadesine, 5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca işbu kararın Dairemizce yanlara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 353/1-b-1, HMK'nın 361/1. ve 362. maddeleri gereğince, kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/12/2025 . . Başkan . ¸e-imzalıdır . . . Üye .. ¸e-imzalıdır . . Üye . ¸e-imzalıdır . . . Katip .. ¸e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."