11. Hukuk Dairesi 2013/10131 E. , 2014/6492 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2012 NUMARASI : 2011/48-2012/185 Taraflar arasında görülen davada Ankara 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.11.2012 tarih ve 2011/48-2012/185 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve y…
**11. Hukuk Dairesi 2013/10131 E. , 2014/6492 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2012 NUMARASI : 2011/48-2012/185 Taraflar arasında görülen davada Ankara 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.11.2012 tarih ve 2011/48-2012/185 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Ç. Termik Santrali ile santralin 1. ve 2. ünitelerine kömür sağlayan maden sahalarının rehabilitasyonu ve 20 yıl süreyle işletilmesinin, 3906 sayılı Yasa kapsamında davalı şirkete devredilip söz konusu şirket tarafından işletildiğini, Bakanlık ile davalı arasında imzalanan santralin devri ile ilgili imtiyaz sözleşmesinin 2. maddesinde şirketin sadece devraldığı tesislerin rehabilitasyonu, işletilmesi ve üretilebilecek elektrik enerjisinin satışı ile iştigal edeceği, İmtiyaz Sözleşmesi'nin 7. maddesine göre kül vadisine atılan küllerin vadide doldurduğu kısımların şirket tarafından tozumaya karşı önlem alınarak ağaçlandırılacağı ve maden sahasında dekapaj dökümünün yapıldığı alanlarda rekültivasyon işleyenin yapılacağını, kül ve uçucu kül ile ilgili başkaca bir hüküm bulunmadığını, santralin işletilmesi sırasında oluşan günlük 1100-1200 ton civarında külün davalı tarafından satıldığını, ancak kömürün atığı olan külün ticaretinin yapılamayacağından kül satış bedelinin tahsiline ilişkin ek protokol düzenlenerek konunun anlaşma yolu ile çözümlenmesinin amaçlandığını, 01/08/2007 tarihinde ek protokolün imzalandığını, ek protokol tarihinden itibaren davalı şirketten kül bedeli tahsilatı yapılmaya başlandığını, ancak geçmişe dönük kül satışına ilişkin davalı şirket ile mutabakat sağlanamadığını, 9.730.352,97 TL'nin kül bedeli olarak tahsil edilmesi gerektiğini, ancak davalı şirketin bedelin ödenmeyeceğini taraflarına bildirdiğini ileri sürerek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile 9.730.352,97 TL kül bedelinin davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, imtiyaz ve devir sözleşmesinde uçucu külün davacıya ait olduğuna ilişkin bir hükmün bulunmadığını, müvekkili şirketçe yapılması yasak olan işlemlerin sözleşmelerde ayrıntılı olarak düzenlenmesine rağmen uçucu külün satışını engelleyen yasaklayıcı hiç bir hükmün bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin uçucu kül nedeni ile bir gelirde elde etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalan sözleşmelerde kül satışına ilişkin hükümler bulunmaması, var olan hükümlerin de davalının kül satışını yasakladığı şeklinde değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.