İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili asıl dava dilekçesi ile; davalı şirketlerin maliki ve trafik sigortacısı olduğu... plaka sayılı arac…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/1838 KARAR NO : 2025/2001 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/06/2024 NUMARASI : 2018/1000 Esas - 2024/546 Karar Birleşen İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/101 Esas Sayılı Dosyası DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili asıl dava dilekçesi ile; davalı şirketlerin maliki ve trafik sigortacısı olduğu... plaka sayılı aracın, davalı ...'ın sevk ve idaresinde iken 05/01/2017 tarihinde, karşıdan karşıya geçmeye çalışan müvekkiline çarparak yaralanmasına ve sürekli maluliyetine neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 10.000,00-TL maddi tazminatın ve 300.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminattan ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiz ile sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında 10/01/2023 tarihli celsede asıl davada davalı olarak gösterilen ... Operasyonel...şirketi aleyhine açtıkları davayı takip etmediklerini bildirmiş, ilk derece mahkemesince karar celsesinde ... Operasyonel...şirketi aleyhine açılan davanın tefrikine karar verilmiştir.Davacı vekili birleşen dava dilekçesi ile; dava dışı ... Operasyonel Taşıt Kiralama ve Turizm A.Ş.'ye ait... plaka sayılı aracın dava dışı ...'ın sevk ve idaresinde iken müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi zararlarının karşılanması için adı geçenler aleyhine açtığı ve İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1000 Esas sayılı dosyasında görülen davanın yargılaması aşamasında, kazaya karışan aracın davalı ... İş...şirketine kiralandığının tespit edildiğini belirterek, eldeki davanın, diğer dava ile birleştirilmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 10.000,00-TL maddi tazminatın ve 300.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl dava davalısı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile, davanın reddini savunmuştur.Asıl dava davalısı ... Operasyonel...şirketi vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin, uzun dönem araç kiralama şirketi olduğunu, davaya konu kazaya karışan... plaka sayılı aracın, 09/04/2015 tarihinde dava dışı ... İş ve İşçi Sağlığı Güvenliği Eğitim ve Danışmanlık A.Ş.'ne kiralandığını ve 04/06/2015 tarihinde teslim edildiğini, müvekkilinin araç işleteni sıfatı bulunmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur.Asıl dava davalısı ... süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamış, yargılama aşamasında kendisini vekil ile temsil ettirmiş ve alınan beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2018 tarihli 2018/101 Esas ve 2018/3 Karar sayılı ilamı ile, davanın, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1000 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.Birleşen dava davalısı ... İş ve İşçi....şirketi vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacının ağır nitelikteki kusurunun illiyet bağını kestiğini, kazaya karışan aracın hem trafik sigortası hem de kasko sigortası bulunması nedeniyle zararının öncelikle sigorta şirketlerinden talep etmesi gerektiğini, istenilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'nun 17/12/2020 tarihli raporu ile davacının, tüm vücut engellilik oranının %19, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 14/06/2023 tarihli raporunda; davalı sürücü ...'ın %25, davacı yaya ...'in %75 oranında kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, aktüer bilirkişi ve makine mühendisi bilirkişiden oluşturulan heyetten alınan 13/03/2024 tarihli ek raporunun usul ve yasaya uygun, hüküm vermeye elverişli olduğu, söz konusu rapor ile davalı sürücünün %25 oranında, davacının % 75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, ödeme tarihindeki verilere göre davacının talep edebileceği tazminatın bulunmadığı, bu hali ile maddi tazminat istemleri yönünden davanın konusuz kaldığı, bir an için somut olayda davacının kusursuz olduğu varsayılarak hesaplama yapıldığı durumda dahi; ödeme tarihindeki verilere göre davacının talep edebileceği herhangi bir maddi zararının kalmadığı, manevi tazminat talebi yönünden; davacının kaza tarihinde 37 yaşında olduğu, tarafların tespit edilen sosyo ekonomik durumları, davalı sürücünün kusur durumu göz önüne alındığında manevi tazminat talebinin kabulü gerektiği kanaati ile;"A-Maddi Tazminat Açısından; Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,B-Manevi Tazminat Açısından; 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/01/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte asıl dosya davalısı ... ve birleşen dosya davalısı ... İş ve İşçi Sağ. Güv. Eğt. Ve Dan. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı asıl dava davalısı ... ve birleşen dosya davalısı ... İş ve İşçi...şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur raporunun hükme elverişli olmadığı, kazanın tamamen davacının kusuru ile meydana geldiği, kaza meydana geldikten sonra müvekkilinin yardım istemine rağmen kimsenin yardıma gelmemiş iken kazadan yıllar sonra kazayı gören tanıkların ortaya çıkmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, takdir edilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, müvekkilinin asgari ücret ile geçimini sağladığı hususlarına ilişkindir.Davalı ... İş ve İşçe Sağlığı...şirketi vekilinin istinaf nedenleri; davalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın, müvekkili şirket tarafından dava dışı Fletcorp Operasyonel...şirketinden kiralandığı, kiralamanın kısa süreli olması nedeniyle araç maliki şirketin de zarardan sorumlu tutulması gerekirken sadece müvekkili şirket aleyhine tazminat kararı verilmesinin hatalı olduğu, kazanın meydana gelmesinde davacının da kusuru bulunmasına rağmen takdir edilen tazminat miktarının fahiş olduğu, zarar görenin ağır kusuru bulunması halinde araç işleteninin zarardan sorumlu olmayacağı, alınan rapor ile de davacının ağır kusurlu olduğunun tespit edildiği, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye ve fakirleşme neden olmaması gerektiği hususlarına ilişkindir.Asıl ve birleşen dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemidir.(1) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun davaların birleştirilmesini düzenleyen 166. maddesinin 1. fıkrasında; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir." düzenlemesine; 3. fıkrasında ise "birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemelerde görüldüğü üzere, aynı yargı çevresindeki mahkemelerde görülmekte olan davaların, ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilmesi kuraldır. Somut olayda; davacının, 13/10/2017 tarihinde, İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30/05/2018 tarihli 2017/415 Esas ve 2018/150 Karar sayılı görevsizlik ilamının kesinleşmesi üzerine İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1000 Esas sayılı dosyasında yargılaması yapılan maddi ve manevi tazminat istemli davayı açtığı, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/101 Esas sayılı dosyası üzerinden de, davalı ... İş ve İşçe Sağlığı...şirketi aleyhine maddi ve manevi tazminat istemli birleştirilen davayı açtığı görülmektedir. Birleşen davanın, dava tarihi olan 18/12/2018 tarihi itibarı ile, yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nin 5/3 madde hükmü gereğince, asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi haline gelmiş olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Birleşen davada, davacı ile davalı arasındaki eylemin haksız fiil niteliğinde bulunduğu, 6102 sayılı TTK'nın 4.maddesi kapsamında mutlak veya nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, HMK'nın 166/1 madde hükmü gereğince ancak aynı düzey ve sıfattaki mahkemelerde görülmekte olan davalar hakkında birleştirme kararı verilebileceği, asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemelerinin aynı düzey ve sıfattaki mahkeme olmadıkları göz önüne alınarak, birleşen davanın tefriki gerekirken, yargılamaya devamla davanın esası hakkında hüküm kurulması isabetsiz olup, birleşen dava davalısı ... İş ve İşçi...şirketi vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir.(2) Kabule göre de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297/2. maddesi uyarınca hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir.Eldeki istinafa konu, asıl ve birleşen iki dava bulunmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 166 ve devamı maddeleri uyarınca davaların birleştirilmesine karar verilmesi halinde sadece bunların yargılaması birlikte yürütülmekte olup her dava bağımsız karakterini korumaktadır. Bu durumda her dava için ayrı ayrı hüküm kurulmalı, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti vs. her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir. Somut olayda mahkemece; asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması 6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesine uygun düşmediğinden kararın kaldırılması gerekmiştir.(3) Asıl dava yönünden, davalı ... vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. TBK'nın 56.maddesi kapsamında manevi tazminat talebinde bulunabilmesi için yaşama hakkının ihlali ya da beden bütünlüğünün zedelenmesi şartları yer almaktadır. Yaşam hakkının ihlali halinde, ölenin yakınları üzerinde manevi zarar meydana gelmelidir. Beden bütünlüğünün ihlali halinde ise yaralanan kişide manevi zarar meydana gelmeli ve kişilik değerlerinde kendi iradesi dışında eksilme olmalıdır.Manevi zararın miktarının belirlenmesi hususunda bir tarafta zarar gören kişinin uğramış olduğu zararın telafisi diğer bir tarafta ise kişinin duyduğu ruhsal ve psikolojik çöküntüyü tatmin ederek denkleştirme amacına hizmet söz konusu olduğunda bu durum parayla ölçülemez, somut olayın özelliklerine göre yalnızca hâkim tarafından takdir edilebilir. Somut olayın özellikleri kapsamında; manevi acının ve ihlalin türü ve ağırlığı, ihlalin etkisinin süresi ve yoğunluğu, zarar görenin sosyal yaşama katılma yeteneğinin olumsuz yönde etkilenme derecesi, zarar görenin yaşı, çalışma gücünün ve dış görünüşün zarar görmesi, sorumlu kişinin kusurunun derecesi, ihlal ile davanın açılma tarihi arasındaki zaman dilimi, zarar görenin olası kusurunun ağırlığı, paranın ödenmesi suretiyle acının azalma olasılığı gibi kriterlerin dikkate alınabileceği büyük ölçüde kabul edilmektedir. Yargıtay İBK 22/06/1966 tarihli ve 1966/7 E - 1966/7 K. sayılı kararında olayın oluş biçiminin; ilgililerin ekonomik ve sosyal durumlarının; ortak kusurun manevi tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Ek olarak, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi, maluliyet oranı veya yaralanma derecesi, yaş gibi özelliklerin tazminatın takdir edilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği de vurgulanmıştır.Bu durumda kaza tarihi (2017 yılı), davacının yaralanmasının niteliği (%20 oranında sürekli maluliyeti bulunması), mahkemece kabul edilen kusur durumu, kazanın oluş şekli, tarafların dosya kapsamına yansıyan sosyo ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması gereği yanında, manevi huzuru sağlayabilecek kadar olması gerekliliği birlikte değerlendirildiğinde, davacı taraf lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu kanaatine varılmakla, davalı ... vekilinin istinaf talebi yerindedir.Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin asıl davaya yönelik istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4-6 madde hükümleri gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararının gerekçesi ve şekline göre, davalı ...'ın sair, birleşen dosya davalısı ... İş ve İşçi...şirketi vekilinin tüm istinaf nedenlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davalı ... vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/06/2024 tarih ve 2018/1000 Esas 2024/546 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4-6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,-Davalı ... vekilinin sair; davalı ... İş ve İşçi...Şirketi vekilinin tüm istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harçlarının kendilerine İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2025