T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/141 ( ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/636 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2023 ESAS NO : 2018…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/141 ( ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/636 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2023 ESAS NO : 2018/234 E 2023/727 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 06/05/2026 YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin, davalı ...’e olan 4.600,00 TL nakit borcu için 2015 yılında 5.000,00 TL tutarlı senet imzaladığını ve ismi geçen davalıya verdiğini, senette sadece rakam kısmının doldurulduğunu, davacının 4.600,00 TL'lik borcu PTT havalesi ile davalı ...’e gönderdiğini ve borcu kapattığını, ancak davalı ...'in senedi iade etmediğini, 2018 yılı Mart ayında müvekkilin diğer davalı ... vekili tarafından arandığını ve 56.000,00 TL tutarındaki senet nedeniyle Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2018/748 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ilettiğini, davacının icra takibinden bu şekilde haberdar olduğunu, müvekkilin konuya ilişkin yaptığı incelemede takibe konu senedin davalı ...’e verilen 5.000,00 TL'lik senet olduğunu ve senetteki rakam kısmı üzerinde tahrifat yapıldığını ve 56.000,00 TL yazıldığını tespit ettiğini, davacının daha önce borca yönelik ödeme işlemini gerçekleştirdiğini, herhangi bir borcunun bulunmadığını ve icra takibinin haksız olduğunu belirterek, borçlu olunmadığının tespitine ve davalılar aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu senedin satış sözleşmesi kapsamında düzenlendiğini ve dava dışı ... isimli kişinin yazıhanesinde müvekkile teslim edildiğini, ayrıca satış sözleşmesini davacının hazırladığını, senet üzerinde tahrifat yapıldığı yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığını, 56.000,00 rakamının bizzat davacı yanca senedin tanzimi esnasında yazıldığını, davacının müvekkili mağdur ettiğini, devam eden süreçte davalının, 60.000,00 TL borcuna karşılık senedi diğer davalı ...'a ciro ettiğini, müvekkilin senedin üzerine oynama yapmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ve davalı ...'in, 29/09/2015 tanzim, 10/10/2015 vade tarihli ve 56.000,00 TL bedelli bono nedeniyle müvekkile borçlu olduklarını, söz konusu borcun ödenmemesi üzerine Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2018/748 Esas sayılı dosyası ile alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilin senedin üzerine oynama yapmasının mümkün bulunmadığını ifade ederek, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların fikir birliği içerisinde davacıya ait senedin bedel kısmında tahrifat yaparak bedeli arttırdıkları ve senedi icraya koyarak sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işlediklerine ilişkin kesinleşen mahkumiyet kararı bulunduğu ve söz konusu kararın eldeki dosya için bağlayıcı nitelikte olduğu, bu kapsamda davalıların 5.600,00 TL bedelli senedi iş birliği içerisinde 56.000,00 TL bedelli senede dönüştürdükleri, senedin (bononun) tahrifattan önceki 5.600,00 TL'lik kısım yönünden geçerli olduğu, davacı ile davalı ... arasında taşınmaz alım satımı, kiralanması v.b. hususlarda ihtilafların yaşandığı, konuya ilişkin savcılık dosyalarının bulunduğu, davacı yanın senedin 4.600,00 TL borç karşılığında düzenlendiğini ve bu bedelin PTT havalesi ile ödendiğini iddia etmiş ise de; takibe konu senedin 4.600,00 TL'lik borç için düzenlendiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği, ancak mevcut bilgi ve belgelerden bu iddianın yazılı herhangi bir delil ile kanıtlanamadığı, yine davacının, davalı ...'e 2015 yılında 4.600,00 TL'yi havale yolu ile gönderdiği anlaşılmakla birlikte, yapılan havalenin dava konusu senet ile ilgili olduğuna ilişkin bir açıklamanın yer almadığı, diğer yandan davalı yanın senette tahrifat olduğunu bilmesine rağmen senedi icraya koyduğu ve kötü niyetli olduğu, bu itibarla davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi geektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilin 4.600,00 TL'yi PTT havalesi ile davalı ...'e gönderdiğini, ancak davalı yanın senet üzerinde tahrifat yaparak miktarı 56.000,00 TL olarak değiştirdiğini, davacının 5.600,00 TL borcunun bulunduğu yönündeki gerekçenin gerçeği yansıtmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının ve davalı ...'in, 29/09/2015 tanzim, 10/10/2015 vade tarihli ve 56.000,00 TL bedelli bono nedeniyle müvekkile borçlu olduklarını, söz konusu borcun ödenmemesi üzerine Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2018/748 Esas sayılı dosyası ile alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilin senedin üzerine oynama yapmasının mümkün bulunmadığını, davacının 4.600,00 TL borcunun olduğunu iddia etmesine karşın bilirkişi raporunda senedin gerçek tutarının 5.600,00 TL şeklinde belirlendiğini, ancak bu durumun hiç tartışılmadığını, senedin kambiyo senedi vasfında olduğunu ve gözle görülebilir bir tahrifatın bulunmadığını, senet üzerinde rakamları ayıran noktanın sehven yanlış yere koyulduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının icra takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı, bu kapsamda takibin iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, senede dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı menfi tespit ve takibin iptali talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davaya konu senet nedeniyle davalı alacaklı ... tarafından Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2018/748 Esas sayılı takip dosyası ile 56.000,00 TL asıl alacak, 12.947,51 TL işlemiş faiz ve 168,00 komisyon ücreti olmak üzere toplam 69.115,51 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Ankara C.Başsavcılığı'nın 13/05/2019 tarih ve 2018/78937 Esas, 2019/26181 Karar sayılı dosyasında alınan 09/05/2019 tarihli raporda, davaya konu senette 5.600 rakamının ilk tanzim esnasında yazıldığı, söz konusu rakamların sonuna benzer mürekkepli kalemle "0" rakamının ilave edildiği, sonrasında ise farklı bir mürekkepli kalemle rakamların baş ve son kısımlarına kapatma çizgileri oluşturulduğu ve kalem ile ilk tanzim esnasında boş bırakılan, yazıyla değer gösteren bölüme bir seferde "Elli altı bin" yazılarının yazıldığı, bu hali ile 5.600 rakamının 5.6000 haline dönüştürüldüğü, senedin ön yüzündeki yazıların ... elinden çıktığı, yönünde görüş bildirilmiştir. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05/03/2020 Tarih ve 2019/251 Esas, 2020/117 Karar sayılı dosyasında davacı ...'ın şikayetçi, davalı ... ile davalı ...'ın sanık olarak yargılandıkları Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından dolayı mahkemece sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkumiyet kararı verildiği, kararın, Ankara BAM 11. Ceza Dairesi'nin 13/01/2022 Tarih ve 2020/764 Esas, 2022/20 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinin esastan reddine hükmedildiği ve mahkumiyet kararlarının 13/01/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle Ankara C.Başsavcılığı'nın 2018/78937 sayılı dosyasında başlatılan soruşturma sırasında düzenlenen bilirkişi raporunda, senet üzerinde tahrifat yapıldığının tespit edilmesine ve davalılar hakkında ceza mahkemesi tarafından Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının kesinleşmiş bulunmasına, ceza mahkemesi kararında söz konusu senedin tahrifata uğratıldığı ve fikir birliği içerisinde hareket edilmesi nedeniyle suç unsurlarının oluştuğu hususunun kabul edilmesine ve TBK'nın 74. maddesi gereğince ceza mahkemesinin maddi vakıaya ilişkin kabulünün hukuk hakimini bağlayacak olmasına göre, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalı vekilinin kabul edilen bedele yönelik istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede ise; Davaya konu 29/09/2015 tanzim, 10/10/2015 vade tarihli senet üzerinde yazılı rakamın 5.600,00 TL olmasına karşın ekleme yapılmak suretiyle senet (bono) miktarının 56.000,00 TL olarak değiştirildiği ve bu şekilde senet üzerinde tahrifat yapıldığı sabit olmakla birlikte, davacı yanın, senedin 4.600,00 TL borç karşılığında düzenlendiği ve bu bedelin PTT havalesi ile ödendiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispat edemediği anlaşılmaktadır. Bu hali ile davacının, icra takibine konu senedin (56.000,00 TL - 5.600,00 TL) 50.400,00 TL'lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davalı ... tarafından davacı hakkında başlatılan icra takibi ile 56.000,00 TL asıl alacağın yanı sıra 12.947,51 işlemiş faiz de talep edilmiş olup, dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile tahrifat yapılan icra takibine konu senet kapsamında, davacının borçlu olmadığı anlaşılan 50.400,00 TL'lik kısmın yanı sıra, icra takibi ile istenilen işlemiş faiz gözetilerek, kabul edilen ana tutar üzerinden hesaplanacak işlemiş faize de hükmedilmesi gerektiği açıktır. Buna göre, davacının, 50.400,00 TL ana para ile birlikte yapılan hesaplama sonucu tespit edilen 11.651,65 TL işlemiş faiz için de borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca, mahkemece, dava konusu olayda ana para alacağı ile birlikte işlemiş faiz de değerlendirilerek davanın 62.051,65 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı hukuki değerlendirmeye dayalı olarak sadece ana para tutarı üzerinden inceleme yapılarak 50.400,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmamıştır. Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine, açıklanan nedenlerle mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kaldırılmasına ve mahkeme kararının HMK'nın 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; 3-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/234 Esas, 2023/727 Karar sayılı ve 10/10/2023 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 4-a-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davacının, Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2018/748 Esas sayılı dosyasında takibe konu olan 56.000,00 TL bedelli senedin 50.400,00 TL'lik kısmı ile ödeme emrinde yazılı olan işlemiş faiz tutarının 11.651,65 TL'lik kısmı yönünden (toplam 62.051,65 TL) davalılara BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, İİK'nun 72/5.maddesi uyarınca kabul edilen alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 12.410,33 TL kötüniyet tazminatının davalılardan (istinaf edenin sıfatı gözetilerek) alınarak davacıya verilmesine, b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 4.238,75 TL nispi karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.180,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.058,42 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, c-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ile 1.180,33 TL peşin harcın davalı yandan tahsili ile davacıya ödenmesine, ç-Davacı tarafından yapılan toplam 1.319,25 TL (tebligat/posta/müzekkere masrafı, bilirkişi ücreti) yargılama giderinden kabul/red oranına göre hesaplanan 1.184,42 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, d-Davalı tarafından yapılan bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, e-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım yönünden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, f-Davalılar kendini vekil ile temsil ettirdiklerinden red edilen kısım yönünden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 7.063,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, g-HMK'nın 333.maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.238,75TL harçtan peşin alınan 861,00TL harcın mahsubu ile bakiye 3.377,75 TL harcın davalı ...'dan alınarak Hazineye irat kaydına, 6-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine, 7-Davacı tarafça yapılan 137,00 TL istinaf yargılama giderinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, 8-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 9-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 10-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 06/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."