11. Hukuk Dairesi 2011/2332 E. , 2011/6275 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2008 gün ve 2008/676-2008/697 sayılı kararı bozan Daire’nin 24/12/2010 gün ve 2009/6354-2010/12181 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine…
**11. Hukuk Dairesi 2011/2332 E. , 2011/6275 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2008 gün ve 2008/676-2008/697 sayılı kararı bozan Daire’nin 24/12/2010 gün ve 2009/6354-2010/12181 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 07.10.2000 tarihinde 12.000 DM karşılığı “Yimpaş Holding A.Ş. Yimpaş Verwaltungs GMBH ortaklık sözleşmesi” ibareli belge ile davalı şirkete ortak olduğunu, müvekkiline parasını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini ancak, her hangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını, davalıların Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, SPK'na aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunduğunu ve kurul kaydına aldırmadan hisse senetlerini halka arz ettiklerini, bu konuda davalı ... ve diğer yönetici davalılar hakkında verilen ceza kararının kesinleştiğini, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olmasının hukuken mümkün bulunmadığını, şirket defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığını ve bu konuda da anılan yöneticiler hakkında mahkumiyet kararı verilip kesinleştiğini, davalı şahısların da TTK'nun 336. maddesi uyarınca da müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan belge ile hisse senedi satımı yapılamayacağının ve müvekkilinin davalı şirketle ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitini, şimdilik 6.500 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının davalı ...de hissesi bulunmadığı, dolayısıyla bu şirketin de taraf ehliyeti bulunmadığı, esasa girilmiş olsaydı bile şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan anonim şirketler olduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekeceği, her ne kadar dava dilekçesinde ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket yönetim kurulu başkanının ve yönetim kurulu üyelerinin şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur. Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 25/05/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.