7. Hukuk Dairesi 2013/1271 E. , 2013/4879 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında k
**7. Hukuk Dairesi 2013/1271 E. , 2013/4879 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, ...'in sahibi olduğu işyerinde 15/10/1981 tarihinde işe başladığını sigortasının 1983 yılından itibaren yatırıldığını, 1998 yılında işyerinin vergi kaydının ... Et ve Et Mamülleri Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak devam ettiğini her iki işyerinin aynı yerde faaliyet gösterdiğini, ortaklarının da aynı olduğunu davalıya ait işyerinde pastırma ustabaşısı olarak çalıştığını 2009 yılı Mart ayı içerisinde davalının işyerinde kalp krizi geçirip anjiyo tedavisi yapıldığını bu sebeple yerine başka bir usta başının alındığını ve davalı ...'in "sen git daha sonra gel" dediğini, 5 Nisan 2009 tarihinde iş akdinin ... ve ... ... tarafından feshedildiğini belirterek kıdem ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının kendisinin işten ayrıldığını, izinlerini kullanıp, resmi tatillerde ve bayramlarda çalışmadığını, emekli olduktan sonra kendisine toplam ../.. 2013/1271-4879 S.2 40.050,00 TL ödeme yapıldığını, davacının işvereni geçmişe yönelik ibra ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkeme, davacının işverenden aldığı paraların mahsubundan sonra geri kalan kısmı gösteren ve bilirkişi raporunda "2. Seçenek" olarak gösterilen kısmın kabulü gerektiği, davacı "İbraname"de ödenen paranın üzerinde oynama yapıldığı iddiasında bulunmuş ise de bu oynama iddiasını ispatlayamadığı, ...'in müstakilen işlettiği işletmeyi 1998 yılında Limited Şirket haline getirdiği ve davanın 10 yıl sonra açıldığı görülmekle ...' in bu tarihten önceki dönemlere ait borcu zamanaşımına uğradığından bu davalıya yönelik davanın reddine, alacaklardan davalı Limited Şirketinin sorumlu olduğuna karar verilmiştir. İşyeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile işçilik alacaklarından sorumluluk bakımından taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanununun 6'ıncı maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı yasanın üçüncü fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır. Değinilen Yasanın 120 inci maddesi hükmüne göre, 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesi halen yürürlükte olduğundan, işyeri devirlerinde kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından belirtilen madde hükmü uygulanmalıdır. Anılan maddeye göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. İşyerinin önceleri gerçek kişi ya da kişilerce işletilmesinin ardından şirketleşmeye gidilmesi durumunda, bu işlem de bir tür işyeri devri sayılmalıdır. Önceki gerçek kişi olan işverenlerin devralan tüzel kişi ortakları olması bu devir ilişkisini ortadan kaldırmamaktadır. Aynı şekilde daha önce tüzel kişi şirket olan işverenin işyerini bir gerçek şahsa devretmesi de mümkündür. Devralanın şirketin ../.. 2013/1271-4879 S.3 hissedarlarından biri olması da sonucu değiştirmeyecektir. Adi ortaklardan bir ya da bazılarının hisselerini devri de sorumlulukların belirlenmesi noktasında işyeri devri olarak işlem görmelidir. İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Yasanın 6 ıncı maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir. Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup, devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır. Devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doğan sözü edilen işçilik alacakları sebebiyle devreden işverenin sorumluluğunun olmadığı açıktır. Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devralan işveren tek başına sorumlu olacaktır. Somut olayda davacı davalı işyerinde 1983 yılından 2009 yılına kadar aralıksız çalıştığını iddia etmiştir. Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre işyerinin önceleri gerçek kişi ya da kişilerce işletilmesinin ardından şirketleşmeye gidilmesi halinde, bu işlem de bir tür işyeri devridir. Önceki gerçek kişi olan işverenlerin devralan tüzel kişi ortakları olması bu devir ilişkisini ortadan kaldırmamaktadır. Davamızda yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ...’in 1998 yılında işletmeyi şirket haline dönüştürdüğünden davalı işyerinde işyeri devri olduğu tartışmasızdır. Davacının şahıs yanında geçen tüm çalışmasından kaynaklanan yılık izin ve ihbar tazminatı ../.. 2013/1271-4879 S.4 hariç zamanaşımına uğramayan diğer alacaklardan devirden itibaren 2 yıllık süre boyunca şahsın sorumlu tutulması gerekir. Kıdem tazminatı açısından ise böyle bir sınırlama olmaksızın sorumlu olduğunun göz önüne alınması gerekecektir. İşletmenin limited şirketine dönüştüğü 1998 yılından fesih tarihine kadar olan çalışma dönemi açısından ise; Davacının şirketin içinin boşaltılmış olduğu iddiası karşısında her ne kadar davacının işvereni limited şirketi olarak gösterilmiş olsa bile Sosyal Güvenlik Kurumuna müzekkere yazılarak ...’in aynı adreste kendi adına aynı iş konusunda faaliyet gösteren bir ticari faaliyetinin olup olmadığının araştırılması çıkan sonuca göre ...’in aynı işi yaptığına dair bir delilin tespit edilememesi durumunda bu dönemle ilgili şimdiki gibi, eğer ...’in aynı işi kendi adına da yaptığının tespit edilmesi durumunda ise işçilik alacaklarının tümünden davalı ... ve şirketin müşterek ve müteselsil sorumlu tutulması gerecektir. Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 28.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.