11. Hukuk Dairesi 2009/7316 E. , 2011/602 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.03.2009 tarih ve 2008/703 - 2009/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm bel
**11. Hukuk Dairesi 2009/7316 E. , 2011/602 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.03.2009 tarih ve 2008/703 - 2009/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin yetkili müdür olduğu davalı şirketin %48 hissesinin eşi ...’a, %48 hissesinin ...’ın eşi ...’a, %4 hissesinin de ...'a ait olduğunu, fiili durumda ise ortakların müvekkili ile ... olduğunu, tarafların ortaklığı sona erdirmeye ilişkin yaptıkları 01/05/2008 tarihli protokolle ...’a ait %48 hissenin ...'a devredildiğini, ortaklıktan ayrılma karşılığında da davalı şirket adına kayıtlı Bornova’daki taşınmazın adına tescil edilmesi kararlaştırıldığını ileri sürerek, taşınmazın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sözleşmede ve şirkette taraf olmayan davacı hakkında husumet itirazında bulunup, sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının taraf olmadığı ve adi yazılı bir sözleşme olarak yapılan protokolde, şirket ortağı davacı eşinin payını ...'a devretmesi karşılığında davalı şirket adına olan taşınmazın davacı verilmesinin kararlaştırıldığı, şirket hissesi devrine ilişkin sözleşmelerin noter vasıtasıyla yapılması gerektiği, tapulu taşınmazların alınıp satılması ya da satış vaadi sözleşmelerinin de resmi biçimde tapu sicil müdürlüğünde ya da noterler tarafından yapılması gerektiği, bu şekilde yapılmayan taşınmaz devrine ilişkin sözleşmenin geçerli olmadığı gerekçesiyle sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Her ne kadar yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de 01/05/2008 tarihli “Protokol” başlıklı adi yazılı belgede yazılı olduğu üzere, davalı şirket ortağı olan ...’ın davalı şirketteki hisselerinin tamamını dava dışı ...’a TTK’nun 520. maddesi çerçevesinde devrettiğinin taraflar arasında tartışmasız olduğu, tam iki taraflı sözleşmelerde bir tarafın edimlerin ifasına başlamış olması üzerine karşı edimin talebi halinde sözleşmenin resmi şekle uyulmaksızın düzenlenmesi nedeniyle edimin ifasından kaçınmanın MK'nun 2. madde çerçevesinde iyi niyetli bir hareket olmadığı değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.