T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1790 - 2025/1565 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1790 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1565 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/10/2023 ESAS-KARAR NO : 2023/87 E - 2023/1018 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 15/12/2025 YAZIL…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1790 - 2025/1565 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1790 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1565 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/10/2023 ESAS-KARAR NO : 2023/87 E - 2023/1018 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 15/12/2025 YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ticari ilişki boyunca tarafların çoğu zaman mal alışverişini ve para ödemelerini güven esasına dayalı yürüttüklerini, davalı şirket yetkililerinin 28/01/2021 tarihinde müvekkilinin sahibi olduğu firmayı arayarak ellerinde lehtarı ... Yapı Ltd. Şti. -... Taahhüt A.Ş. İş Ortaklığı olan, keşidecisi ... İnş. Nak. Ltd. Şti. olan 30/01/2021 vade tarihli 0027609 numaralı bir çek olduğunu, bu çekin cirantasının müvekkili olduğunu beyan ederek 30.000,00 TL ödeme yapılmasını, aksi takdirde çek ile ilgili işlem ve takip yapılacağını beyan ettiklerini, aynı gün içerisinde müvekkili tarafından kendisine ait olduğu düşünülen çeke istinaden davalının hesabına ''... 0027609 Nolu 30/01/2021 Tarihli Çeke İstinaden'' açıklamasıyla 30.000,00 TL ödendiğini, bu ödemeye rağmen davalının ihtiyati haciz kararı alarak takip başlattığını, müvekkili yurt dışında yaşadığı için takipten ve hacizlerden 07/11/2022 tarihinde haberdar olduğunu, takibe konu çek aslının incelendiğini, çekin arkasında müvekkiline ait olduğu iddia edilen ciro ve imzanın aslında müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, İcra Hukuk Mahkemesinde borca ve imzaya itiraz edildiğini, müvekkilinin davalı tarafından iyi niyetinin suistimali sonucunda kendisine ait olmayan bir çeke istinaden ödeme yaptığını, ödemeyi alan davalının haksız bir şekilde zenginleştiğini belirterek 30.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Avusturya'da yaşadığını ve ikamet ettiğini, davacıya ait ticari işletmeyi bir bütün olarak işletenin ise damadı ... ve torunu ... olduğunu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacı adına tüm ticari işlemleri yürüten ... tarafından atılan imzaların davacı tarafından kabul edilmediğini, oysa taraflar arasında malzemeler alındığını ve faturalar kesildiğini ancak nedense kambiyo senetlerindeki imzaların ... tarafından atılsa da kabul görmediğini, malzemelerin ise davacıya teslim edilmiş göründüğünü, istirdat/sebepsiz zenginleşmenin süresinde istenilmediğini, aradan geçen uzunca bir süre sonra bu şekilde talepte bulunulmasının kötüniyet göstergesi olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, kambiyo senedindeki imzanın davacıya ait olduğunun davalı alacaklı tarafından ispat edilmesi gerektiği, bilirkişi raporuna göre çekteki imzanın davacıya ait çıkmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacıya ait işyerinin ... ve ... tarafından işletildiğini, çekin iş yaptığı firma tarafından davacıya verildiğini, müvekkili tarafından davacıya fatura karşılığı mal gönderildiğini, davanın yalnızca imza incelemesine indirgenmesinin hakkın kötüye kullanımı anlamına geldiğini, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde gerçeklerin ortaya çıkacağını, davanın 1 yıllık istirdat dava açma süresi içinde açılmadığını, davacının yurt dışında yaşadığını, imza örnekleri bizzat huzurda alınarak isticvap edilmesi gerekirken bunun yapılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf aşamasında sunduğu dilekçesi ile; dava konusu çekteki imzanın davacının damadı olan ... tarafından atıldığını, taraflar arasında faturaya dayalı alacak için açılan itirazın iptali davasında tarafların ticari defterlerinin incelenmesine yönelik bilirkişi raporu alındığını, davacının dava dışı ... tarafından imzalanan kambiyo senetlerinin tümünü ticari defterlerine kaydederek kabul ettiğini, bu durumun yeni delil niteliğinde olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının çekten dolayı yaptığı ödemenin iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davaya konu çekin 30/01/2021 keşide tarihi, 100.000,00 TL bedelli olduğu, keşidecinin dava dışı ... İnş. Nak.Hayapı Elemanları Pazarlama Ltd. Şti, lehtarın dava dışı ... Ltd.Şti-... Taah. A.Ş. İş ortaklığı olduğu, lehtar cirosundan sonra sırasıyla davacının ve davalının cirolarının bulunduğu, keşideci şirkete mahkeme kararı ile konkordato komiseri atandığından ve komiser onayı olmadığından çekle ilgili işlem yapılamadığına dair bankaca bankaca çek arkasına şerh düşüldüğü görülmüştür. Davacı tarafından davalı hesabına banka yoluyla 30/01/2021 tarihinde dava konusu çek seri numarası belirtilerek 30.000,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Davacı taraf çekteki ciro imzasını inkar ederek ödenen miktarın iadesini talep etmiş, davalı ise ticari ilişki kapsamında çekin verildiğini savunmuştur. Her nekadar bilirkişi raporunda çekteki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiş ise de, taraflar arasında ticari ilişki olduğu hususu ihtilafsız olup davalı taraf süresinde sunduğu cevap dilekçesinde delil olarak ticari defterlere dayanmış ve çekin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu ileri sürdüğünden tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle dava konusu çekle ilgili herhangi bir kayıt olup olmadığı da tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, davalı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/87 Esas, 2023/1018 Karar ve 05/10/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 15/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."