11. Hukuk Dairesi 2023/890 E. , 2024/4113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/75 Esas, 2022/1539 Karar HÜKÜM :Yeniden hüküm kurularak davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2018/258 E., 2019/482 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerledirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar v
**11. Hukuk Dairesi 2023/890 E. , 2024/4113 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/75 Esas, 2022/1539 Karar HÜKÜM :Yeniden hüküm kurularak davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2018/258 E., 2019/482 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerledirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından başvurusu yapılan “Kalekuruyemiş + şekil” ibareli markanın ihtiva ettiği şekil unsurunun, davacının tescilli “dynamic ribbon” adı verilen şekil markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve aynı mal ve hizmet sınıfları için tescilinin istendiğini, tescili istenen 29. sınıfa konu malların satış kanallarının davacı mallarının satış kanallarıyla aynı olduğunu, gıda sektöründe birbirini tamamlayıcı ve bir arada yan yana satışa sunulan mallar olduğunu, bu sebeple iki firmanın ilişkili olduğu zannı yaratacağını, davalı başvurusunda kırmızı beyaz renk kullanılmasının iltibas yarattığını, müvekkilinin tescilli “dynamic ribbon” markasının 80’li yıllarda tescil edildiğini ve Coca Cola markası kadar tanınmış marka olduğunu, davalının şekil unsuru ve renk kombinasyounu seçiminin tesadüfi olamayacağını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2018-M-3494 sayılı kararının iptali ile tescili halinde 2017/00608 başvuru sayılı “Kalekuruyemiş + şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalının "şekil+Kale Kuruyemiş" ibareli marka başvurusu ile davacının 96805 ve 2014/80506 sayılı markaları arasında dava konusu edilen markanın kapsamında yer alan 29. sınıftaki "Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler;" ile 30. sınıftaki "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, çaylar, buzlu çaylar" malları yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 29. sınıftaki "Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler;" ile 30. sınıftaki "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, çaylar, buzlu çaylar" malları yönünden ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının "şekil+Kale Kuruyemiş" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait 96805 ve 2014/80506 sayılı markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının 96805 ve 2014/80506 sayılı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği, bu açıdan yargılama konusu 29. sınıftaki "Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler;" ile 30. Sınıftaki "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, çaylar, buzlu çaylar" malları yönünden mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki iltibas koşulunun oluştuğu, diğer kısımlar açısından iltibas oluşmadığı gibi bu kısımlarda davalının marka başvurusundan dolayı davacının tanınmış olduğu iddia edilen markasından haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğinin somut delillerle kanıtlanmadığı, marka başvurusunun davalı şirket tarafından kötü niyetli yapıldığının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT'İN 2018-M-3494 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2017/00608 sayılı markanın kapsamında yer alan 29. sınıftaki "Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler;" ile 30. sınıftaki "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, çaylar, buzlu çaylar" malları yönünden iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aynı başvuru sahibinin benzer marka başvurusunun tümden reddedildiğini, başvurunun kötü niyetli yapıldığını, markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, başvuru konusu şeklin müvekkilinin tescilli ve tanınmış şekil unsuru olduğunu, davalının kullanımının tesadüf olamayacağını, müvekilinin markasının tanınmış marka olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında bütünsel olarak inceleme yapıldığında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını, parçalara bölerek inceleme yapılamayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalının "şekil+Kale Kuruyemiş" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet şekil ihtiva eden markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, davalının "şekil+Kale Kuruyemiş" ibareli başvuru markasını gördüğünde davacıya ait markalardan farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının 96805 ve 2014/80506 sayılı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin brinci fıkrasının (b) bendindeki iltibas koşulunun oluştuğu anlaşıldığından davalı TÜRKPATENT vekilinin tüm istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerine gelince; somut olayda, davacı şirket gibi içecekleri de kapsayan gıda sektöründe faaliyet göstermeyi planlayan davalının, davacı şirketten ve davacının markalarının varlığından haberdar olmaması mümkün görülmediği gibi, her halükarda bunu “bilecek” durumda olduğu, davalı şirketin başvuru konusu markasının şekil unsurunun, davacının şekil markalarıyla görsel olarak birebir ayniyet taşıdığı dikkate alındığında, hayatın olağan akışına göre, yüzlerce seçenek özgürlüğü olan ve basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken başvuru sahibi tarafından, markasının şekil unsuru olarak, davacının özgün ve orijinal nitelikteki şekil markasının seçilmesinin ve markanın benzer mallarda tescil ettirilmek istenmesinin tesadüfi olamayacağı, davalının da bu markayı hangi saik ile seçerek başvuru konusu ettiği konusunda ikna edici bir açıklamasının bulunmadığı, bu nedenle davalının marka tescil başvurusu sırasında markanın davacıya ait olduğunu bildiği, bu itibarla davalının hukuki anlamda kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığı, kötü niyetli başvuru mal ve hizmetlerle ilgili olmayıp, markanın tamamı ile ilgili olabileceğinden, kötü niyetli başvuru iddiası ile açılan davada, marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı kanaatine varıldığında, kötü niyetin tescilin tamamını kapsayacağı, bölünemeyeceği, bu nedenle davalının kötü niyetli başvurusunun bütün sınıflar yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ilel ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, buna göre davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'in 2018-M-3494 sayılı kararının iptaline, dava konusu 2017/00608 başvuru sayılı “Kalekuruyemiş + şekil” ibareli marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik olmadığını, markaların karşılaştırmasının parçalara bölerek değil, bütünsel olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacı markaları arasında "Kale Kuruyemiş" ibaresinin yer almadığını, istinaf mahkemesi kabulüne göre davacının kötü niyet iddiasına itibar edilemeyeceğini, davacının itiraz aşamasında bu hususu belgelendirmediğini, Avrupa Birliği Adalet Divanı Genel Mahkemesi kararına göre inceleme konusu işaretlerin aynı olmasının tek başına kötü niyeti göstermediğini, YİDK karar tarihi itibarı ile davacı tarafından, dava konusu marka başvurusu ile ilgili olarak davalının kötü niyetli olduğuna dair yeterli delil sunulmadığını, Avrupa Birliği mevzuatına göre kötü niyetten bahsedilebilmesi için birden fazla ölçütün bir arada bulunması gerektiği, somut olayda dava konsu marka başvurusunun, yasada öngörülen amacına ve kendisinden beklenen iktisadi işlevine aykırı amaçlarla yapılmış bir tescil başvurusu olduğu yönünde bir husus bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptalii talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.